Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Sait Faik Abasıyanık, Durum Öyküsünün En Büyük Temsilcisidir!

Sait Faik Abasıyanık kimdir, sanat anlayışı nasıldır, eserleri nelerdir?

Çağdaş Türk hikâyeciliğinin kurucularındandır. Hikâyelerinde konu ve olaya yer vermeyen Sait Faik, bir İstanbul hikâyecisi olarak tanınır. Kahramanlarında kendini yaşatmıştır. Kişiyi anlık yaşantısı içinde göstermede, kitleler arasındaki dramları bulup çıkarmada başarılı olmuştur.

İstanbul’u ve İstanbul halkını en iyi anlatan öykücülerden biridir. Onun eserlerinin kahramanı haline gelen kişiler “İstanbul’un her kesiminden insanlar” olarak ifade edilebilir.

Sanat hayatına şiirle başlamış, daha sonra hikâyeye geçmiş ama şiiri bırakamamıştır. İlk hikâyelerini Bursa Lisesi’nde okurken yazmıştır.

Sait Faik Abasıyanık’ın sanat anlayışı

Öykülerinin ana teması, insan ve onun dış dünya ile olan karmaşık ilişkisidir.

Gözleme oldukça fazla önem vermiştir. Bazı öykülerindeki gözlem zenginliği şaşırtıcı boyutlardadır. Kimsenin görmediği ayrıntıları yakalamada ve bu ayrıntıları ustaca yansıtmada oldukça başarılıdır.

Deniz ve balıkçılar onun eserlerinin olmazsa olmazıdır. 
Sait Faik, büyük şehir insanlarının yalnızlığını anlatan tasvirci, gerçekçi hikâyeyi geliştirmiş ve yeni bir tarzın öncülüğünü yapmıştır.

Düşüncelerini ve hayallerini içtenlikle anlatır. Samimiyet eserlerinin en belirleyici özelliğidir.

Hikâyelerinde yakından tanıdığı, gözlemlediği kişileri okuyucularına anlatır.

Batı kaynaklı hümanizm düşüncesi eserlerindeki temel bakışı oluşturur. İnsan sevgisi eserlerinin ana omurgasını oluşturur.

Sait Faik Abasıyanık durum öyküsünün tanınıp sevilmesini sağlamıştır

Önceleri Sait Faik de Ömer Seyfettin gibi Maupassant tarzı hikâyeler yazmıştır (İpekli Mendil, Zemberek). Ancak şair daha sonra durum öykücülüğüne yönelmiş ve bu türün en başarılı temsilcisi haline gelmiştir.

Çehov tarzı hikâyenin (durum öyküsünün) temsilcilerindendir. İlk hikâyelerinde gözleme dayalı bir gerçekliği kaleme alırken daha sonra toplumsal sorunları ve sıradan insanların dünyasını hikâyelerine taşır.

İnsan sevgisi onun üzerinde durduğu en önemli şeylerden biridir.

Hayat felsefesini dile getirdiği “Bir insanı sevmekle başlar her şey.” sözleri hikâyelerinin de temelini oluşturur.

Çocukluk anıları ve Adapazarı Bursa gözlemleri, Fransa’da yaşadığı yıllar, İstanbul’un kenar semtleri ve orada yaşayan yoksul insanlar, Adalar’da geçen yaşantısı, balıklar, balıkçılar ve deniz hikâyelerinde en çok görülen unsurlardır.

Eserlerinde hayatını birlikte geçirdiği balıkçıların, işçilerin, sıradan insanların, sefil çocukların hayatlarını gözlemlerinden yola çıkarak yazar fakat gözlemlerini kendi hayal dünyasında yeniden şekillendirdikten sonra kağıda döker.

Çevre ve roman karakterlerine ait ayrıntıların tasvirine önem vermiştir.

Gözlem, çağrışım ve ruhsal çözüm; hikâyesini oluşturan temel kavramlardır.

Sanatçı, Türk hikâyeciliğine getirdiği biçim ve öz yeniliğiyle durum ya da kesit öyküsü de denilen modem tarz öykücülüğün en önemli temsilcilerindendir.

Öykülerinde bireysel ve toplumsal konuları gerçekçi bir bakış açısıyla ele almış canlı, akıcı ve doğal bir dil kullanmıştır.

Olayı ikinci plana itmiş hikâye kişilerini yaşamlarının bir anı ya da bir kesitiyle ele alıp şiirsel bir dille anlatmıştır.

Süssüz ve sade üslubu ile yurt dışında da tanınan bir yazardır. 1953 yılında modern hikâyeye katkılarından dolayı Mark Twain Derneği’ne onur üyesi olarak kabul edilmiştir.

Sait Faik Müzesi ve Sait Faik Öykü Ödülleri

Burgaz Ada’daki evi günümüzde müze haline getirilmiştir.

Her yıl “Sait Faik Hikâye Ödülleri” ile genç sanatçılar hikâye yazmaya teşvik edilir. Bu ödül Türkiye’deki en prestijli öykü ödüllerinden biridir.

Sait Faik Abasıyanık’ın bazı kitaplarının konusu

Semaver adlı kitabında İstanbul ve Avrupa öğrenciliğinin izlenimlerini ele almıştır.

Sarnıç adlı eserinde Grenoble anıları ve Adapazarı’ndaki gençlik yıllarının izlenimlerini, İstanbul’un kenar-kıyı insanlarını, sokak çocuklarını da katarak ele almıştır.

Şahmerdan adlı eserinde Burgaz Adası’nda yaz geçiren aylak yazarın gözlemleri, Adapazarı’nda geçirdiği gençlik yıllarında zihninde kalan izlenimlere yer vermiştir.

Semaver, Sarnıç, Şahmerden adlı kitaplarında topladığı hikâyelerinde Adapazarı, Bursa, İstanbul’a (özellikle Adalar) ait gözlemlerine yer verir.

Medar-ı Maişet Motoru (Birtakım İnsanlar) adlı eserinde karısı öldükten sonra memurluktan ayrılan Ali Rıza’nın kendini içkiye vermesi, Melek adındaki kızı ile Hikmet adındaki evlatlığını kendisinin büyütmesi ve bu sırada başlarından geçenler anlatılır. Olaylar Burgaz’da geçer.

İstanbul halk şivesine dayanan canlı bir anlatımla dilini yazı dili haline getirerek yazdığı Lüzumsuz Adam adlı roman denemesinde Mansur Bey adlı, bütün günleri aynı şeyleri yapmakla geçen birinin hikâyesi anlatılır.

Sait Faik Abasıyanık’ın Eserleri

Hikâye

Semaver, Sarnıç, Lüzumsuz Adam, Mahalle Kahvesi, Havada Bulut, Son Kuşlar, Şahmerdan, Alemdağ’da Var Bir Yılan, Havuz Başı, Az Şekerli, Kumpanya, Tüneldeki Çocuk.

Roman

Kayıp Aranıyor, Medar-ı Maişet Motoru

Şiir

Şimdi Sevişme Vakti

Derleme

Balıkçının Ölümü, Yaşasın Edebiyat

Mektup – Röportaj

Açık Hava Oteli

 

Şu yazılar da ilginizi çekebilir

Köroğlu, Aşık Edebiyatının İlk Büyük Ustasıdır!

 

Nedim Şarkı ve Gazel Ustası Olan Başarılı Bir Şairdir

 

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir