Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Orhan Veli ve Garip şiir akımı hakkında detaylı bilgiler

Orhan Veli yaşamı, sanat anlayışı ve eserleri üzerine detaylı bilgiler

Garip şiirinin kuramcısı ve en önemli temsilcisidir. Aruz ve heceyi bırakıp serbest şiire yönelmiştir. Türk edebiyatında üzerinde en fazla konuşulan ve hakkında en fazla tartışma yapılan sanatçılardan biridir.

Türk şiirini geleneksel çizgiden kopararak Türk şiirinde bir çağ  kaplayıp bir çağ açmıştır. Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatını “Orhan Veli’den önce” ve “Orhan Veli’den sonra” biçiminde iki temel döneme ayıran çok sayıda edebiyat araştırmacısı vardır.

Orhan Veli’nin şiirlerinde tema ve dil

Şiirlerinde sıradan insanların sıkıntılarını esprili, şaşırtıcı bir tarzda aktarmıştır. İlk defa onun şiirlerinde “sıradan vatandaşlar” en önemli kahramanlar olarak öne çıkmışlardır.

Güldürünün çekiciliğinden yararlanmıştır. Onun şiirlerinde ince bir alay ve başarılı bir mizah bulunmaktadır.

Günlük konuşma dilini kullanmıştır. Ona göre şiirsel bir dil tercih etmek yerine sokakta konuşulan dili tercih etmek gerekmektedir.

 Şiiri birtakım kalıp ve klişelerden, şairanelikten, yıpranmış benzetmelerden kurtarır. Gündelik sözlerle gündelik yaşantılar üzerine şiirler yazar. Ona göre şiiri alışılmış şiirsel kalıplardan kurtarmak gerekir.

Şiirlerinde yergi ve mizah unsurlarından da faydalanır. İroni ve lirizm, onun şiirlerinde birlikte görülür. Bazen hayat pahalılığından yakınırken bazen de II. Dünya savaşının yıkıcı etkilerini eleştirir. Kimi şiirlerinde ise önceki şairlerin önemsiz gördüğü sıradan ve basit meseleleri şiirinin ana konusu haline getirir.

La Fontaine’den yaptığı  çevirileri “La Fontaine’den Masallar” adı ile kitaplaştırır. Nasreddin Hoca’nın hikayelerini de yine manzum olarak kaleme alır.

Sokak ile edebiyatı buluşturan bir şair

Bir şiir ihtilalcisi sayabileceğimiz sanatçı, kendi geleneğini kurmaya yönelir ve klasik biçimlenmeye son vermekle kalmaz; şiirin yolunu arka sokağa yöneltir, sokağı şiire sokar. Bu yönüyle romanda Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın yapmaya çalıştığı “sokak ile edebiyatı buluşturma” fikrini şiirde uygular.

Sanatçı şiirlerinde bireyselliğe karşı çıkmış, şiirine toplumu yansıtmıştır. Ancak bazı eserlerinde ince bir duyarlılıkla duygu ve gözlemlerine de yer vermiştir.

Bir dönem Mehmet Ali Sel takma adını da kullanan sanatçı; şiirlerinde sokaktaki insanı, çocukluğa özlemi, doğayı, denizi, İstanbul’u, balıkları… tema olarak ele almıştır.

Orhan Veli’de Sürralist akım ile Japon şiir geleneğinin etkileri

İroniye önem veren sanatçının şiirinin kaynağını Batı’da tükenmeye yüz tutmuş sürrealist şiir anlayışı oluşturur. Bilinçaltı, rüyalar, psikolojik yanılgılar gibi sürrealizmin sıkça işlediği konulara Orhan Veli’nin eserlerinde de rastlamak mümkündür.

Orhan Veli aynı zamanda Japon şiirinden de etkilenmiştir. Sadece birkaç dizeden oluşan kısa ve etkili Japon şiirlerini örnek alarak şiirler yazmıştır.

Orhan Veli Kanık’ın şiir anlayışında üç önemli dönem

1936 yılında başladığı şiir hayatı üç dönemde incelenebilir:

Garip öncesi (1936-1941)

Garip dönemi (1941-)

Garip sonrası

Sanatçının ilk dönem şiir hayatı eski ve yeni şiirler olmak üzere ikiye ayrılır: 
Orhan Veli, ilk dönem eski şiirlerinde Necip Fazıl, Ahmet Muhip, Ahmet Hamdi ve Cahit Sıtkı kuşağına bağlıdır. Bu dönemde içerik, biçim, dil ve tarz olarak geleneğe bağlı şiirler yazan sanatçıda ironiye hiç rastlanmaz. Gün Doğuyor, Ebabil, Eldorado, Kurt, Zeval gibi eserlerini içeren ilk dönem şiirlerinde şair; yalnız ve mutsuz bir kişinin yaşamını, acılarını, aşklarını dile getirmiş, akıldan çok duyguya, gerçeklikten çok romantikliğe, toplumsallıktan çok bireyselliğe önem vermiştir. 
İlk dönem yeni şiirlerinde ise 1937 yılından sonra Garip akımının habercisi olan yeni bir tarz benimsemiştir. Sanatçı ilk olarak ölçü ve uyağı daha sonra ise şairaneliği, süsü ve tasviri şiirden çıkartıp sadelik ve basitliği önemsemeye başlamıştır.

Bu dönemde Fena Çocuk, Ağaç, Kuş ve Bulut, Tereyağı, Gangster, Pazar Akşamları adlı eserleri yazmıştır.

Garip dönemi şiirlerinde klasik uyak düzenini ve veznini kullanmadı. Ona göre hakiki şiir için vezin ve kafiye mutlak gerekli olan şeyler değildir.

Garip dönemi şiirlerinin bir diğer ortak özelliği ise Orhan Veli’nin konuşma dilinin doğallığını, sokak Türkçesini ve hatta halk argosunu eserlerine almış olmasıydı. “Kılıksız”, “cıgara”, “ıspanak”, “rakı”, “Hitler“, “boyacı sandığı” gibi sözcükler kullanan şairin Kitabe-i Seng-i Mezar isimli şiirinde kullandığı “nasır” kelimesi büyük tartışmalara sebep oldu. Kanık, böylece hem divan hem de halk şiirinde egemen olan romantizm anlayışını da yıkmış oluyordu. Öte yandan teşbih ve istiareyi terk ettiği için şiirinde yalın bir dil ortaya çıktı. Orhan Veli’nin Garip hareketiyle getirdiği yeniliklerin diğer ikisi ise Türk şiirinde öteden beri soyut olarak dile getirilen evrensel hümanizmin yerine somut ve belirgin bir hümanizm koyması ve belirli kişileri hedef alan taşlama geleneğini ilk kez bir şair olarak kendisine yöneltmesiydi.

Orhan Veli, “Garip sonrası” olarak adlandırılan 1945-1950 yılları arasında dört kitap yayınladı: Vazgeçemediğim, Destan Gibi, Yenisi ve Karşı. Bu dönemde düşünceleriyle birlikte eserleri de farklılaşmaya başlayan Orhan Veli, yıkıcılıktan ayrılarak yapıcılığa yönlendiği ve şiirinin estetik yönünü zenginleştirmeye çalıştığı gözlemlenebilir. Değişiminin göze çarpan yanlarından biri de şairin Vazgeçemediğim ile birlikte uyak kullanmaya başlaması oldu. Bu döneminin en ayırt edici özelliği ise şairin halk şiirine duyduğu ilginin eserlerine yansımasıydı. Bu konuda Vazgeçemediğim içinde yer alan İstanbul Türküsü isimli şiir bir dönüm noktası kabul edilmektedir. Destan Gibi içinde yer alan Yol Türküsü isimli uzun şiirde sanatçının bu tarza olan yönelişinin bir örneğidir. Orhan Veli bu dönemdeki şiirlerinde gülmece ögelerini azaltmıştır. Halk şiiri tarzında yazdığı eserlerinin konusu çoğunlukla kişisel duygular olsa da özellikle Yenisi ve Karşı’da toplumsal konulara da değinmiştir. 

Orhan ve arkadaşlarının Garip şiir anlayışı

Orhan Veli, Garip akımı ile özdeşleşmiştir. Garip akımı adını Orhan Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rıfat ile birlikte çıkardıkları Garip kitabından almaktadır. Garip şiir anlayışına “Birinci Yeni” adı da verilmektedir.

Orhan Veli bu eserin önsözünde Garip akımının ilkelerini benimsemiş ve şairanelik denilen tüm geleneksel edebiyat tarzlarına karşı çıkmıştır.

Orhan Veli ile birlikte yola çıkan sanatçı arkadaşları Melih Cevdet ile Oktay Rıfat sonraki dönemlerde Garip sanat anlayışının ilkelerinden vazgeçmiş ve sanatsal şiir tarzını benimsemeye başlamışlardır.

Orhan Veli kendisinden sonraki şiir geleneği üzerinde derin izler bırakmıştır

Garip akımı kısa süren bir edebiyat geleneği olsa da sonraki tüm edebi anlayışları etkilemiştir.

İkinci Yeni şiir akımı ile Maviciler denilen grup sanat anlayışlarını Garip akımına karşıtlık üzerinden kurmuşlardır. Ayrıca serbest şiir anlayışını savunan şairler ile toplumcu-gerçekçi sanatçılar da Orhan Veli’nin sanat anlayışından etkilenmişlerdir.

Orhan Veli’nin eserleri

Garip (şiir) 

Vazgeçemediğim (şiir) 

Destan Gibi (şiir) 

Yenisi (şiir) 

Karşı (şiir) 

La Fontaine Masalları (çeviri)

Nasrettin Hoca Hikâyeleri 

Sanat ve Edebiyat Dünyamız (düz yazı) 

Bindiğimiz Dal (düz yazı)

 

Şu yazıla da ilginizi çekebilir

Cahit Sıtkı Tarancı hakkında bilinmesi gereken en detaylı bilgiler

 

Nazım Hikmet ve sanat anlayışı üzerine detaylı bilgiler

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir