Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Klasisizm (Kuralcılık) Akımının Tüm Özellikleri

Klasisizm akımı hakkında önemli açıklamalar

On yedinci yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan bir akımdır. Klasik kelimesi köken itibariyle “seçme” anlamındaki Latince “classicus”tan gelmektedir.

Klasisizm, öncelikle hümanist felsefe, rönesans ve reform hareketlerinin yaşandığı sosyal, siyasi, ekonomik, kültürel ve felsefi ortamda filizlenmiştir. Klasisizm çok büyük bir ölçüde “akıl”, “sağduğu”, “tabiat” olmak üzere üç temel kavram üzerine oturtulmuştur.

Klasisizm akımının özellikleri

Eski Yunan ve Latin edebiyatını bilgi ve esin kaynağı olarak benimsemişlerdir.

İnsan doğasına önem verilerek insan dışındaki doğa ihmal edilmiştir. 
Yalnız seçkin ve olgun insanlar ele alınmış, eserlerde çocuklara, hastalara yer verilmemiştir.

Ahlaki bir amaç güdülmüştür. Edebiyatın amacı üstün niteliklere sahip insanlar yetiştirmek ve toplumda seçkin bir edebiyat zevki oluşturmaktır.

Biçim kusursuzluğu temel alınmış, konuya değil konunun işleniş biçimine önem verilmiştir. Şiirler yazılırken kelime seçimine, ölçüye ve söz sanatlarına büyük önem verilmiştir.

Sanatçılar eserlerinde kişiliklerini gizlemişlerdir. Olaylar daha çok gözlemci bakış açısı ile yazılmıştır.

İşlenen konunun gerçek olup olmamasından daha önemli olan, gerçeğe benzemesidir.

Bu akımın etkisiyle yazan sanatçının tek rehberi akıl ve sağduyudur. Tabi söz konusu akıl ve sağduyu eserlerin verildiği dönemi özelliklerini yansıtmaktadır. Günümüzdeki akıl ve sağduyu ölçütleri ile klasisizm akımının ortaya çıktığı dönemdeki akıl ve sağduyu kavramları arasında önemli farklılıklar vardır. 

İnsandaki tabiata insanların ruh dünyasına saygı göstermek esastır. Burada insan ruhundaki “iyi-kötü” çatışmasına yer verilmez. Kişiler tek yönlü ele alınarak bir model olarak okura sunulur.

Eserlerde öne çıkan insandır. Onun dışında bir şeye önem verilmez.

Erdemli ve ahlaklı olan verilmeye çalışılmıştır. Bu yüzden kahramanlar seçkindir. Sıradan insanlara yer verilmez.

Yapıtlarının etkileyici olmasını, hoşa gitmesini, tarih biliminden ayrılabilmesini ve din dışı konulara eğilmesini temel ilke olarak kabul etmişlerdir.

Klasisizm, tamamen milli diller üzerine oturur ve sanatkar da kendi milli dilini esas alır. Açık, pürüzsüz, yalın bir dil karşımıza çıkar; anlaşılmayı zorlaştıracak bir dil ve sanatkarane bir üslup kabul edilmez.

Edebiyat türü olarak daha çok tiyatroyu, tiyatro türü olarak da trajedi ve komediyi benimsemişlerdir. Tiyatroda üç birlik kuralına (yer-zaman-olay) uyulmuştur.

Klasisizm’deki üçbirlik kuralı ne demektir?

Klasisizm akımında yalnızca bir olay anlatılır, bu olay yalnız bir mekanda geçer ve olay bir gün içinde gelişip biter. İşte “bir olay, bir yer ve bir günlük zaman” şeklinde izah edilebilecek bu kurala “üçbirlik kuralı adı verilir.

Klasisizm akımının dünya edebiyatındaki temsilcileri

La Fontaine,  Racine,  Corneille,  Moliere,  La Fayette,  La Bruyere, John Milton.

Türk edebiyatında klasisizm temsilcileri

Şinasi’nin “Şair Evlenmesi” adlı komedisi,  La Fontaine’den yaptığı çeviriler ve Ahmet Vefik Paşa’nın Moliere’den çevirileri.

 

Şu yazılar da ilginizi çekebilir

Meddah Tek Kişilik Geleneksel Türk Tiyatrosu

 

Ahmet Haşim Fecriati Edebiyatının Sembolist Şairi

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir