İkinci Yeni Akımının Özellikleri Nelerdir, Temsilcileri Kimlerdir?

İkinci Yeni Akımının Ortaya Çıkışı

1950’li yılların ortalarına doğru şekillenen ve günümüze kadar devam eden topluluktur. İkinci Yeni ismini 1956 yılındaki Pazar Postası dergisinde ilk kez Muzaffer Erdost kullanmıştır.

Birinci Yenicilerin şiire ait her türlü estetik ve yapısal unsuru dışlamaları tepkiyle karşılanmış ll. Yeniciler de Garipçilere tepki olarak ortaya çıkmışlardır.

Bu şiir anlayışını başlatanlar, İlhan Berk, Cemal Süreya, Sezai Karakoç, Ece Ayhan, Ülkü Tamer, Tevfik Akdağ ve Yılmaz Gruda’dır. Bu harekete Birinci Yeniciler’den Oktay Rifat da katılmıştır. İkinci Yeni Hareketi, birçok yönüyle Birinci Yeni’ye karşı bir hareket özelliği taşır. Genelde, onların basitlik, anlaşılırlık eğilimine tepkidir.

İkinci Yeni’nin temel dayanakları, imge kullanmayı genişletme, özgür çağrışım, somuttan soyuta yönelme, anlamdan uzaklaşma, us dışına çıkma, kapalıllık, çevreden kaçış, dilbilgisi kurallarını çiğneme ve düzgün anlatımdan kaçma olarak özetlenebilir.

İkinci Yeniler bu tutumlarıyla şiiri yeniden anlaşılmaz bir duruma getirmişlerdir. “Anlamsızlığın anlamı” ve “anlamsızlığa kadar özgür olmak” şiir anlayışlarının amaçlarından biridir. Hareketin öncülerinden İlhan Berk’in anlatımıyla: “Sözün üstünü çize çize yürüyen” bir şiir dili vardır.

İkinci Yenicilerin Özellikleri

İmgeye kapılarını sonuna kadar açmış, edebî sanatlara özgürlük tanımışlardır.

Dilin geleneksel cümle yapısını zorlamış, dil değerlerine sırt çevirmişlerdir.

Şiirin düşürüldüğü basitliğe son vermek amacıyla ortaya çıkmıştır.

Anlamca kapalı, soyut şiirler yazmışlardır. Hatta şiirde soyut ifade arayışı, anlamsızlığa kadar varmıştır.

Ahlaksal değerler, erdem gibi kavramlar şiirin öğesi olmamalıdır.

Sürrealizmin etkisinde kalmış, bilinçaltının izlerini şiire taşımışlardır.

Değişik dil arayışları içine girmiş, soyut bir dili ve çocuk dilini kullanmışlardır.

Şiirin kendine göre bir dili olmalıdır. Anlam söyleyişten sonra gelir. Şiir bir görüntü sanatıdır.

“Yoksul çoğunluğa” değil, “aydın azınlığa” seslenmişlerdir.

Şiirde ölçü ye uyak kullanılmaması konusunda Garipçilerin tavrını benimsemiş olmakla beraber bu dönem Sanatçıları şiirlerinde söz sanatlarını kullanmışlardır.

Garip akımı gibi ulus sorunları ve yurt gerçekleriyle ilgilenmemiş, salt şiire, arı şiire varmaya çalışmışlardır.

Şiirde halk kültüründen (folklor) yararlanılamaz.

Konuyu ve olayı şiirden atmışlardır.

Her şey insanla başlar, insanla biter anlayışıyla yazmışlardır.

İkinci Yeniciler, siyaset dışı kalmaya özen gösterirler.

Sanat için sanat anlayışını benimseyen sanatçılar; erdem, gerçek gibi değerlerden uzak kalmışlar, büyük harf ve noktalama işaretlerini genelde kullanmamışlardır.

Alışılmamış bağdaştırmalara sıkça yer vermişlerdir.

 

Şu yazılar da ilginizi çekebilir

Garipçiler (Birinci Yeni) Akımı Hakkında Bilinmesi Gereken Her Şey

 

Katip Çelebi Osmanlı Medeniyetinin Büyük Aydınlarından Biridir

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir