Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Fecriati Topluluğunun Özellikleri ve Fecriati Beyannamesinin Maddeleri

Fecriati topluluğunun sanat anlayışı hakkında her şey

Fecriati edebiyat topluluğu Servetifünun akımına tepki olarak ortaya çıkan ancak kısa bir süre sonra dağılan edebi gruptur. Türk edebiyatında beyanname yayınlayarak yayın hayatına başlayan ilk edebi gruptur.

Fecriati topluluğu kısa bir süre varlık gösterse de etkileri uzun süre devam etmiştir. Topluluk içinde bulunan sanatçıların çoğu daha sonra farklı edebi topluluklara dahil olmuştur.

Fecriati topluluğunun ortaya çıkışını hazırlayan şartlar

1901’de Servetifünun dergisi kapatılmış ve edebiyat dünyasında bir boşluk oluşmuştu. 1908’de Meşrutiyet’in ilanına kadar edebiyatçılar için bir fetret devridir. ll. Meşrutiyet’in ilanından sonra ülkede canlı bir edebiyat hayatı başlamıştır. Bu dönemde sanatçılar düşüncelerini rahatça tartışmışlardır.

Edebiyat hayran olan bir grup genç sanatçı, bu boşluğu doldurmak ve edebiyatta yeni bir canlılık kazandırmak için bir araya geldi ve Fecriati topluluğunu kurdu.

Fecriati ismi nereden gelir?

Bir araya gelen genç sanatçılar bu topluluğun adının ne olacağı konusunda birçok isim ortaya atmışlardır. Bunlardan Faik Ali’nin teklif ettiği Fecriati (geleceğin ışığı) ismi kabul edilmiş ve Faik Ali başkan seçilmiştir.

Fecriati topluluğunun kurulması

24 Şubat 191O’da Servet-i Fünun dergisinde bir bildiri yayımlayarak topluluğun kuruluş amacı ve üyeleri kamuoyuna duyurulmuştur.

Bu bildiri, edebiyat tarihimizde tek örnek olması bakımından önemlidir.

Topluluğun sanat şu cümle ile açıklık kazanır. “Sanat şahsı ve muhteremdir.”

Bu bildirinin altında imzası olan yirmi bir gençten bazıları şunlardır: Celal Sahir, Faik Ali, Ahmet Haşim, Hamdullah Suphi, İzzet Melih, Ahmet Samim, Emin Bülent, Yakup Kadri, Şehabettin Süleyman, Refik Halit, Emin Lâmi, Cemil Süleyman, Ali Canip, Fazıl Ahmet, Mehmet Behçet, Mehmet Rüştü, Köprülüzade, Mehmet Fuat, Tahsin Nahit 

Fecr-i Ati topluluğu üyelerinin birçoğu Milli edebiyatçılara katılmış bu nedenle Fecriati, Servetifünun’la Milli edebiyat arasında bir köprü görevi görmüştür.

31 Mart Olayı’ndan sonra dağılmışlar, Servet-i Fünun’ un takipçisi olmaktan öte gidememişlerdir.

Fecriati bildirisinde ifade edilen görüşler

Bildiride amaçlarını özetle şöyle ifade ederler:

Dilin, yazının, edebiyatın ve bilimin gelişmesine çalışmak

Topluluk üyelerinin yapıtlarını içeren bir kitaplık kurmak

Yetenekli sanatçıları bir araya getirmek

Batı’nın önemli eserlerini çevirmek

Herkese açık toplantılar düzenleyerek halkın edebiyat ve sanat konularındaki bilgilerini artırmak

Batı’daki benzer kurum ve kuruluşlarla ilişki kurarak ülkemizin yazınsal ürünlerini Batı’ya, Batı’nın ürünlerini de Doğu’ya tanıtmak.

Fecriati topluluğunun genel özellikleri 

Fecriati edebiyat topluluğunun genel özellikleri maddeler halinde şöyle sıralanabilir:

Edebiyatımızdaki ilk topluluktur.

Servetifünun’a tepki olarak ortaya çıksalar da onların izinden gitmişlerdir.

Şiire fazla önem veren bir edebi topluluktur.

Fransız sembolistlerinden etkilenmişlerdir.

Şiirlerde aruz ölçüsü ve ağır bir dil kullanmışlardır. Arapça, Farsça sözcük ve tamlamalara sıkça yer verilmiştir.

Servetifünuncuların yarım bıraktığı yenilikleri daha ileri götürememişlerdir. Edebiyat alanında yenilik yapamamışlardır.

Edebiyatımızda ilk edebî beyannameyi yayımlayan topluluktur. (Fecr-i Ati Encümeni Edebîsi Beyannamesi) Fransız edebiyatını örnek alırlar.

Edebiyatta yenilikler yapmak iddiasıyla bir araya gelen sanatçılar “Sanat şahsî ve muhteremdir.“ görüşü ile hareket ederler; ancak Servet-i Fününculardan farklı olamazlar.

Eserlerinde sosyal konulardan çok aşk ve tabiat konusunu işlerler.

Çevre betimlemelerine önem verirler ancak tabiat tasvirleri gerçeklikten uzaktır.

“Edebiyat ciddi ve önemli bir iştir, bunun halka anlatılması lazım.” düşüncesindedirler.

En önemli temsilcisi Ahmet Haşim’dir. Ahmet Haşim topluluk dağıldıktan sonra da topluluğun ilkelerine sadık kalan tek sanatçıdır.

Hikayelerde Maupassant, tiyatroda Henrich İbsen’i örnek almışlardır.

Sanatın gelişmesine hizmet etmek, yeni edebiyatı gençlere tanıtmak, yabancı eserleri Türk edebiyatına kazandırmak, Türk ve Batı edebiyatını birbirine yaklaştırmak temel amaçlarıdır.

Fecriati Topluluğu’nun kısa sürede dağılmasında özellikle Ömer Seyfettin ve Ziya Gökalp’in çıkardıkları Genç Kalemler dergisi etkilidir. Yani Milli Edebiyat hareketinin başlaması en önemli etkendir.

Fecriati topluluğunun temsilcileri

Ahmet Haşim, Celal Sahir, Faik Ali, Hamdullah Suphi, Emin Bülent, Yakup Kadri, Refik Halit, Ali Canip, Fazıl Ahmet, Tahsin Nahit… 

Topluluk dağıldıktan sonra bazı sanatçılar, Milli Edebiyat hareketine katılmış, bazıları ise edebiyat yaşamını bağımsız olarak sürdürmüştür. 
 

Şu yazılar da ilginizi çekebilir

Halide Nusret Zorlutuna (Kadın Yazarların Annesi) Kimdir, Eserleri Nelerdir?

 

Sempozyum (Bilgi Şöleni) Hakkında Önemli Açıklamalar

 

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir