Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Cahit Sıtkı Tarancı hakkında bilinmesi gereken en detaylı bilgiler

Cahit Sıtkı Tarancı hayatı, sanat anlayışı ve eserleri

Cahit Sıtkı Tarancı gerek dil yeteneği gerekse şiir içeriği açısından Türk edebiyatının en başarılı şairlerinden biri kabul edilir. 

Şöhretini “Otuz Beş Yaş” şiiriyle kazanan Cahit Sıtkı, kendine özgü bir şiir ortaya koyabilen şairlerimizdendir. Hece ölçüsünü alışmış durakların dışında yeni bir uyumla kullanmıştır. Hece ölçüsünü o kadar rahat ve akıcı biçimde kullanmıştır ki serbest şiir ile ahenkli şiir arasında bir ara form oluşturmuştur.

Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirlerinde geçen temalar

Romantizmin ve sembolizmin etkisinde ölüm korkusunu ve hayatın güzelliğini duygulu, içli ve akıcı bir söyleyişle dile getirdi. Ölüm, hayat, mazi, bugün gibi zıtlıklarla beslenen şiirinde biçim kaygısını ön planda tuttu. 

Cahit Sıtkı genellikle ölüm ve umutsuzluk şairi olarak bilinse de onun yaşama sevincine yönelen bir sanatçı olduğu söylenebilir. Onun yaptığı tek şey yaşama sevincini olumsuz temalara vurgu yaparak anlatmaya başlamasıdır.

Sanat anlayışı

İlk şiirlerinde hece ölçüsünün alışmış kalıplarının dışına çıkan biçimiyle dikkat çeker. Özellikle duraksız şiir tarzı ile kendisine has bir yer edinir.
1946’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin şiir yarışmasında “Otuz Beş Yaş” şiiriyle birincilik kazanınca birden ünlenir. 
Döneminin en çok okunan şairlerindendir. Otuz Beş Yaş ve Memleket İsterim gibi şiirleri çok sevilmiş ve ezberlenerek okunmuştur.

Garip şiiri ve Batı edebiyatı etkileri

Bir yandan Garip akımından etkilenerek serbest şiiri dener, diğer yandan Baudelaire, Verlaine gibi Fransız şairlerinin etkisinde kalır. Ama hiçbir akıma bağlanamayan, uyum ve biçimi gözeten, duygulu, içten, kendine özgü bir şiir geliştirir. 

Hem yaşam sevincini hem karamsarlığı yansıttığı şiirlerinde  “yalnızlık” ve “ölüm” temaları ağır basar. Ziya Osman Saba ile çocukluk arkadaşlığıdır. İki şair arasında edebiyatımızı etkileyen yazışmalar Tarancı’nın ölümüne dek sürer.  Bu iki yazar arasındaki edebi mektuplaşmalar “Ziya’ya Mektuplar” adıyla yayımlanır. Bu eser Türk edebiyatındaki en önemli edebi mektup örneklerini barındırır.

Sanat için sanat anlayışıyla eserler yazan Tarancı, şiirlerinde Baudelaire’nin etkisinde kalmış sembolist anlayışla bireyi ön planda tutan eserler vermiştir. 

Yalın ve ahenkli bir dille eser veren Cahit Sıtkı Tarancı, kendine özgü bir şiir geliştirmeyi başarmıştır. Kendisine has bir dili ve sanat anlayışı olan ender sanatçılardan biridir.

Şiirde sözcüklerin sıralanışına, sese önem veren sanatçı, biçim ve ölçü konusunda sürekli arayış içerisinde olmuş, hem hece ölçüsüyle hem de serbest ölçüyle (Garip akımının etkisinde) şiirler yazmıştır.

Şiirlerinde konuşma dilinin canlılığı hemen göze çarpar. Şiirleri sözlüğe ihtiyaç duyulmayacak ölçüde sade bir dille yazılmıştır.

“Yaş otuz beş, yolun yarısı eder” dizesiyle ölümsüzleşen Cahit Sıtkı, geçirdiği kısmi felç sonucu konuşma yeteneğini yitirince tedavi için götürüldüğü Viyana’da 46 yaşındayken yaşamını yitirir.   

Eserleri:

Şiir

Düşten Güzel, Sonrası, Ömrümde Sükut, Otuz Beş Yaş, Korktuğum Şey, Haydi Abbas, Desem ki.

Mektup

Ziya’ya Mektuplar (Ölümünden sonra yayımlanmıştır.) 

Öykü

Cahit Sıtkı’nın Hikâyeciliği ve Hikâyeleri

 

Şu yazılar da ilginizi çekebilir

Nazım Hikmet ve sanat anlayışı üzerine detaylı bilgiler

 

Ahmet Hamdi Tanpınar hakkında bilinmesi gereken her şey

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir