Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Abdülhak Hamit Tarhan Şair-i Azam Kimdir, Eserleri Nelerdir?

Abdülhak Hamit Tarhan’ın yaşamı, edebi kişiliği ve eserleri

Abdülhak Hamit Tarhan, Tanzimat döneminde yaşayan ve Batı edebiyatı tarzında eserler vererek edebiyatımızda büyük değişimler yaşanmasını sağlayan önemli bir yazardır.

İşlediği konular ve ifade teknikleri bakımından Türk edebiyatının sınırlarını genişletmiştir. Abdülhak Hamit Tarhan kendisinden sonra gelen pek çok şairi etkilemiştir. Özellikle mistik ve soyut şiir geleneği temellerini büyük ölçüde Abdülhak Hamit Tarhan’dan almaktadır.

Abdülhak Hamit Tarhan’ın yaşamı

İstanbul’da doğan şair, edebiyat ve sanat ortamının canlı olduğu bir çevrede yetişti. Babası Hayrullah Efendi döneminin ünlü tarihçilerinden biridir.

Abdülhak Hamit Tarhan, daha küçük yaşlarda İngilizce ve Fransızca öğrenerek Batı edebiyatını yakından tanıdı. Ayrıca iyi derecede Arapça ve Farsça biliyordu.

Gençlik döneminde bir süre tercüme bürolarında çalıştı. Daha sonra hariciye nazırlığına girerek dış ülkelere gitti. Pek çok ülkede konsolosluk ve büyük elçilik yaptı.

Ömrünün son yıllarını milletvekilliği yaparak geçirdi.

5 Şubat 1837’de İstanbul’da vefat etmiştir.

Abdülhak Hamit Tarhan’ın şiir anlayışı

Şair-i Azam (Büyük Şair) olarak da bilinir. Geniş kültürü, zengin bir yaşam deneyimi ayrıca da üstün bir sanat yeteneği vardır. Bu özellikleriyle Tanzimat edebiyatının ikinci kuşağı içinde, Türk edebiyatının gelişmesinde ve değişmesinde etkin bir rol oynamıştır.

Şiirde öz bakımından yenilikler yapar. Eşi Fatma Hanım’ın ölümü üzerine yazdığı Makber’de fizik ötesi ve felsefi özellikler vardır.

Tema olarak doğayı da ele alan şair, insana özgü duygulardaki karşıtlıkları da işler. Ancak dile gereken özeni göstermediği için anlatımı yer yer savruk ve dağınıktır.

Şiir konularını lirik-epik bir tarzla işlemiştir.

Bazı şiirlerinde yurt dışını anlatır. Kahramanlarının isimleri genellikle farklı kültürlerden seçilir.

Tezatlara bolca yer vermiş ve “tezatlar şairi” olarak dikkat çekmiştir. Aynı şiir içinde farklı bakış açılarını dile getirerek kendisi ile çelişmiştir. Ancak onun bu tavrı teknik bir hata değil bilinçli bir seçimdir. Çünkü ruhsal tezatlarını edebi tezatlar halinde sunmak istemiştir.

Şiir dili oldukça ağırdır. Arapça ve Farsça ağırlıklı bir dil kullanması eserlerinin anlaşılmasını zorlaştırmıştır. Aynı şekilde cümle yapısı da girift ve anlaşılmazdır.

Servet-i Fünün edebiyatının oluşmasında büyük bir emeği vardır. Bu edebiyat topluluğunu oluşturan genç sanatçılar Abdülhak Hamit Tarhan’ın dil anlayışından etkilenmişlerdir.

İlk pastoral şiir kabul edilen Sahra’yı yazmıştır. Doğa betimlemeleri onun eserlerinde yardımcı motif olmaktan çıkarak şiirin ana unsuru haline gelir.

Validem adlı eseri ise Türk edebiyatındaki ilk kafiyesiz şiir sayılmaktadır. Bu şiirden sonra serbest şiire doğru bir yönelim başlamıştır.

Eski-yeni çatışmasında yeni edebiyatın taraftarı olmuştur

Divan şiirinin biçimsel özelliklerini büyük ölçüde kaldıran sanatçıdır.

Eski edebiyat geleneğini şekilden başlayarak yıkmaya çalışmış, şiirlerinde nazım şekillerini istediği gibi değiştirmiştir. Kuralsız nazım şekilleri ve Batı’dan gelen yeni şekilleri dilediği gibi kullanmıştır.

Abdülhak Hamit Tarhan ile birlikte eski-yeni çatışmasının bittiği ve yeni edebiyat anlayışının kesin bir zafer kazandığı ifade edilmektedir.

Abdülhak Hamit Tarhan’ın tiyatroları

Tiyatro türünde birçok esere imza atmıştır. Tiyatrolarında tarihi konuları işler. Milli konuların yanı sıra İslam tarihi ile ilgili egzotik konular da işlemiştir.

Tiyatrolarını oynanmak için değil, okunmak için yazmıştır. Yani eserleri sahne tekniği açısından zayıftır. Zaten çok az oyunu gösterime girmiştir.

Tiyatrolarının çoğu nazım-nesir karışıktır. Aruz ve heceyle tiyatrolar yazmıştır.

Tiyatro eserlerinde romantizm akımı etkisi görülür.

Tiyatrolarında konular genellikle uzak ülkelerde geçer. Özellikle Hindistan eserlerinde önemli bir yer tutar. Onun uzak ülkeleri dile getiren edebiyat anlayışına “egzotik edebiyat” adı verilmektedir.

Tiyatrolarının tümü dramdır. Komedi türünde eser vermemiştir.

Abdülhak Hamit Tarhan’ın Eserleri

Şiir

Sahra, Divanelîklerim yahut Belde, Makber, Kahbe Yahut Bir Sefilenin Hasbıhâlî, Bunlar Odur. Hacle, Bâlâdan Bir Ses, Validem, İlham-ı Vatan, Tayflar Geçidi, Ruhlar Geçidi, Garam, Yabancı Dostlar.

Tiyatro

Macera-yı Aşk, Sabr ü Sebat, İçli Kız, Duhter-i Hindu, Nazife, Nesteren, Tarık yahut Endülüs Fethi, Eşber, Tezer, İlhan, Turhan, Sardanapal, İbni Musa, Finten

 

Şu yazılar da ilginizi çekebilir

Memduh Şevket Esendal Durum Öyküsünün Önemli Temsilcisi

 

Divan-ı  Lügati’t Türk Türkçenin İlk Sözlüğüdür

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir