Parnasizm Akımının Ortaya Çıkışı, Temel İlkeleri ve Önemli Temsilcileri

Parnasizm realizmin şiirdeki hali hakkında önemli bilgiler

Romantik şiire tepki olarak Fransa’da doğmuştur. Biçim mükemmelliğine önem veren bu şiir akımı tarihin görkemli dönemlerinin şiir yoluyla aktarılmasını savunur. Tasvirlerde gerçekçi olmaya çalışan bu sanat akımı ölçü ve kafiyenin şiirin özü olduğunu iddia eder.

Şiirde gerçekçilik anlayışıdır ve realizmin doğuşunu hazırlayan nedenler bu akım için de geçerlidir. 1866 yılında “Çağdaş Parnas” adlı şiir dergisi etrafında toplanan şairlerin oluşturduğu akımdır. (Parnas, mitolojide ilham perilerinin yaşadığına inanılan efsanevi dağın adıdır)

Parnasizm akımının temel ilkeleri

Şiir alanında etkili olan bu akım, realizmin şiire uygulanmış biçimidir. Bu anlayışı benimseyen sanatçılar realizmin ve natüralizmin kurallarına bağlı kalır.

Parnasyenler, romantizm akımında önem verilmeyen eski, Yunan ve Latin kültürüne dönmüşlerdir. Sanat bakımından en yetkin eserlerin bu dönemde verildiğine inanmışlardır. Türk edebiyatında parnasizmden etkilenen Yahya Kemal Beyatlı da Osmanlı’nın ihtişamlı dönemlerini şiirde konu olarak seçmiştir.

Realizm ve natüralizmde olduğu gibi parnasizmin de en önemli ilkesi objektifliktir. Ancak şiirdeki objektiflik duyguların aktarımında değil sadece betimlemelerde görülür. Duygu aktarımı konusunda hassas davranmışlar ve şiirin “şiirsellikten uzaklaşmasına” izin vermemişlerdir.

Parnasyenler, şiiri salt biçim olarak görürler. Bu nedenle biçim güzelliğini her şeyin üstünde tutarlar. Kusursuz bir şiir yazmak için uzun süre emek verirler. Onlar için çok sayıda eser vermek yerine az ama nitelikli yapıtlar oluşturmak daha doğrudur. Bu nedenle parnasyen şairlerin şiirleri az ancak yetkin eserlerdir.

Yine aynı nedenlerle ölçü ve uyağa çok önem vermişler, ritmi ön plana çıkarmışlardır.

Şiiri; ışık, gölge, renk ve çizgilerle sağlamayı düşünürler. Şiirdeki dizelerin göze hitap etmesinin de en az kulağa hitap etmesi kadar önemli olduğuna inanırlar.

Plastik sanatlardan gelen biçim mükemmelliği düşüncesi parnasizmde ritmi ön plana çıkarır. Bir başka ifadeyle parnasyenler, sembolizmdeki iç yapıdan doğan ahenk, musikiyi değil dış yapıdan elde edilecek ritmi önemsemişlerdir.

“Sanat, sanat içindir.” görüşü hâkimdir. Toplumsal sorunlarla ilgilenmezler. Daha çok bireysel konuları işlerler. Ancak bazı sanatçılar sonradan bu görüşü terk ederek toplumsal içerikli yazılar da yazmışlardır. (Tevfik Fikret’in yaşamının ikinci döneminde toplumsal sorunlara yönelmesi gibi)

Ayrıntılı ve nesnel tasvirlere geniş yer verilmiştir. “Resim yapar gibi şiir yazma anlayışı”nı benimsemişlerdir. Onlara göre şiir okuyan birinin gözünün önünde bir resim canlanmalıdır.

Geçmiş zamanın olay ve kişileri ele alınmış, uzak ve yabancı ülkelerin kültür ve efsanelerinden yararlanılmıştır.

Parnasyen şiirde karamsar bir atmosfer mevcuttur. Bunda realizm ve natüralizmde gördüğümüz pozitivist ve determinist felsefenin rolü büyüktür.

Sözcüklerin bir arada kullanılmasından doğacak müziği de şiir için gerekli görmüşlerdir. Parnasizm, romantizme tepki olarak doğduğu için bu akımda duygunun yerini düşünceler almış, parnasyenler şiirde ayrıntılı ve nesnel betimlemelere yer vermişler, duygusallığı reddetmişlerdir.

Parnasizm akımının dünya edebiyatındaki temsilcileri

  • Gautier (Furtinio, Şiirler)
  • Banville (Les Cariatides)
  • François Coppee (Le Passant, Les Humbles)
  • J.Maria de Heredia (Ganimetler)

Türk edebiyatında parnasizmin temsilcileri

Bu akımın en belirgin etkileri Tevfik Fikret‘te görülür. Cenap Şahabettin, Mehmet Akif Ersoy, kimi yönleriyle Yahya Kemal Beyatlı da bu akımdan izler taşır.

 

Şu yazılar da ilginizi çekebilir

Taşlıcalı Yahya Yeniçeri Ocağının Yetiştirdiği En Büyük Şair

 

Ses Bilgisi 10 Farklı Ses Olayı Hakkında Detaylı Bilgiler

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir