Nurullah Ataç Öz Türkçe Anlayışının En Büyük Temsilcisidir!

Nurullah Ataç’ın hayatı, dil anlayışı ve eserleri hakkında ayrıntılı bilgiler

Cumhuriyet döneminin en önemli yazarlarından biridir. Öz Türkçe anlayışının yerleşmesi için verdiği uğraşlar ve pek çok türü ilk defa kullanması bakımından Türk edebiyatının öncülerinden biri kabul edilir.

Deneme, eleştiri ve günlük türlerini edebiyatımıza kazandıran kişi olarak bilinen Nurullah Ataç, Türkçenin yabancı dillerin etkisinden kurtularak bağımsız bir edebiyat dili olmasını da sağlamıştır.

Nurullah Ataç’ın yaşamı

1898 yılında İstanbul’da doğdu. Babası son dönem Osmanlı aydınlarından biridir ve oğlu Nurullah Ataç’ın çok iyi yetişmesini sağlamıştır.

Nurullah Ataç, öncelikle Galatasaray Lisesinde okudu. Bir süre Cenevre’de Fransızca eğitim aldı. Ancak okulu bitiremeden yurda döndü. Ardından edebiyat fakültesini bitirdi ve çeşitli devlet kurumlarında memurluk yaptı. Memurluk yaparken bir süre TDK’ye girdi ve burada yabancı eserlerin çevrilmesi işinden sorumlu oldu.

Bu arada çeşitli gazete ve dergilerde yazıları yayımlandı. Dilin sadeleşmesi konusundaki fikirleri halk arasında büyük yankı uyandırdı.

Gazetelerdeki köşe yazılarında genç sanatçıları tanıttı. Özellikle Orhan Veli’nin tanıtılmasında büyük rolü oldu.

1957 yılında vefat ettiğinde tüm ülkede tanınan bir yazardı ve eserleri Türk klasikleri arasındaki yerini çoktan almıştı.

Nurullah Ataç’ın dil anlayışı

Türkçenin özleşmesi için büyük çaba göstermiştir. Yazılarında yabancı sözcük kullanmaktan kaçınmış, düşüncelerini anlatacak Türkçe sözcük bulamadığında sözcük türetmiştir. Böylece edebiyatçıların da dili geliştirebileceklerini kanıtlamıştır.

Söyleşi havası içinde yazdığı yazılarında eski edebiyata karşı ödünsüz bir tavır ortaya koymuş, eskiye ait her şeyi reddetmiştir. Eski edebiyata karşı eleştirileri bazen çok sert bir tonda yükselmiş ve aşırı bir tepki gösterdiği ifade edilmiştir. Özellikle Arapça ve Farsça sözcük kullanılmaması yönündeki keskin tavrı pek çok kişi tarafından eleştirilmiştir.

Fransızcanın cümle yapısından etkilenerek devrik cümlelerin sıkça kullanıldığı konuşma diline yakın canlı bir Türkçe geliştirmiştir. Devrik cümle yapısı önceki dönemlerde de kullanılmasına rağmen Türkçenin doğal bir özelliği olarak kabul edilmiyordu. Nurullah Ataç ile birlikte devrik cümleler edebi eserlerin anlatım tarzı olarak kabul görmeye başlamıştır.

Nurullah Ataç’ın edebiyat dünyamıza kazandırdığı edebi türler

Yazı hayatına şiirle başlayan sanatçının “Türk Tiyatrosunda ilk Göz Ağrısı” adlı tiyatro eleştirisi ilk yazısıdır ve 1921 yılında “Dergah” dergisinde çıkmıştır.

Eleştiri, deneme, günlük gibi türlerde eserler veren ve bu türlerinin öncülüğünü yapan sanatçı, roman ve hikâye türünde eser vermemiştir.

Deneme için “ben ülkesi” ifadesini kullanan sanatçı günlük türü için de “günce” tabirini kullanmıştır.

Eleştiriyi bir sanat eseri olarak kabul eden sanatçı, bu türün gazete ve dergilere yerleşmesine de öncülük etmiştir. Gazetelerde yazdığı fıkraları edebi eleştiri haline getirmiştir.

Nurullah Ataç’ın çevirmenliği

Doğu ve Batı edebiyatlarını çok iyi bilen yazar, eserlerinde bu geniş kültüründen yararlanmıştır.

Cumhuriyet sonrası edebiyatımızda yol gösterici bir görev üstlenir.

Yunan, Latin, Fransız, Rus klasik veya çağdaş yazarlarından elliye yakın çeviri yapmıştır.

Montaigne’yi kendisine örnek alan Ataç, Fransız kültüründen yararlanarak eser vermiştir.

Nurullah Ataç’ın Eserleri

Deneme – Eleştiri – Günlük

Günlerin Getirdiği, Karalama Defteri, Sözden Söze, Ararken, Diyelim, Söz Arasında, Okuruma Mektuplar, Günce, Prospero ile Caliban. 

Çeviri

Masallar, Didipos Kolonos’ta, Philoktetes, İki Gelinin Hatıraları, Andersen Masalları.

 

Şu yazılar da ilginizi çekebilir

Zamir (Adıl) Türü Hakkında Ayrıntılı Bilgiler

 

Edebiyat ve Hukuk Makalesinin Yazarı Hüseyin Cahit Yalçın Kimdir?

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir