Muhsin Ertuğrul Türk Tiyatrosunun ve Sinemasının Babası Kimdir, Eserleri Nelerdir?

Muhsin Ertuğrul hakkında önemli bilgiler

Muhsin Ertuğrul, Türkiye’de tiyatro ve sinema sanatlarının yerleşip güçlenmesini sağlayan en önemli şahsiyetlerinden biridir. Tüm ömrünü tiyatro ve sinemaya adayan sanatçı hizmetlerinden ötürü “Türk tiyatrosunun ve sinemasının babası” lakabını almıştır.

Pek çok sanatçının yetişmesini sağlayan Muhsin Ertuğrul aynı zamanda örnek kişiliği ve duruşu ile de kendisinden sonraki kuşak üzerinde etkili olmuştur.

Muhsin Ertuğrul’un yaşamı

28 Şubat 1892’de İstanbul’da doğmuştur. Kültür sanat çalışmalarının yoğun olarak icra edildiği bir ortamda yetişti. İlk ve orta öğrenimini özel okullarda tamamladı.

Şehzadebaşı semtinde arkadaşları ile birlikte “Ertuğrul Sineması”nı kurdu. Bu küçük sahne, sonradan sanat tarihçileri tarafından ilk yerli Türk sineması kabul edildi.

Muhsin Ertuğrul bir dönem siyasi fikirleri nedeniyle yurt dışına sürgün edildi. Ancak o sürgün yaşamını fırsata çevirdi. Gittiği Avrupa ülkelerinin sinema ve tiyatro sanatlarına dair bilgileri derledi. Yurda döndükten sonra bu bilgileri kamuoyu ile paylaştı ve sanat camiasının önemli kazanımlar elde etmesini sağladı.

Cumhuriyet döneminin tiyatro ve sinema türlerinde önemli atılımlar gerçekleştiren sanatçılarındandır.

Hem film senaryoları yazmış hem de o filmlerde oynamıştır.

Muhsin Ertuğrul 29 Nisan 1979’da İzmir’de vefat etti. İstanbul Zincirlikuyu mezarlığına defnedildi.

Muhsin Ertuğrul’un tiyatroya yaptığı hizmetler

Çağdaş Türk tiyatrosunun kurucusu sayılır. Tiyatroyu sevdirmek için büyük çaba harcamıştır. Tiyatroyu sosyal bir araç olarak görmüştür. 
Muhsin Ertuğrul Türk tiyatrosunun en büyük ustalarındandır. O, yalnız bir tiyatro sanatçısı değil, bu alanda yazılar yazmış bir fikir adamıdır. 

1927’de Darülbedayi’nin başına getirilen Muhsin Ertuğrul’a tiyatroya yaptığı hizmetlerden ötürü 1931’de Alman sanat adamları tarafında Goethe Madalyası verildi. Çağdaş anlamdaki ilk özel tiyatro örneğini gerçekleştiren Muhsin Ertuğrul, Küçük Sahne’de Fareler ve İnsanlar, Kanlı Düğün, Godot’yu Beklerken gibi seçkin oyunlar sahneledi. 

Ölümüne kadar geçen sürede tiyatro çalışmalarını aralıksız sürdüren Muhsin Ertuğrul’a 70. sanat yılında Ege Üniversitesi’nce “fahri doktorluk” unvanı verildi.

Muhsin Ertuğrul’un Türk sinemasına katkıları

1941 yılında “Perde ve Sinema” adlı bir dergi çıkarmıştır.
Nazım Hikmet ile birlikte çektirdiği “Leblebici Horhor Ağa” adlı filmiyle Türk sineması ilk uluslararası ödülü almıştır.

İkinci Venedik Film Festivali’nde Onur madalyasına layık görüldü.

Muhsin Ertuğrul’un “Halıcı Kız” adlı filmi Türk sinemasındaki ilk renkli film olarak tarihe geçti.

Muhsin Ertuğrul’un eserleri

Deneme kitapları

İnsan ve Tiyatro Üzerine Gördüklerim

Filmleri

Leblebici Horhor Ağa, Yayla Kartalı, Tosun Paşa, Sözde Kızlar, Halıcı Kız, Boğaziçi Esrarı, Ateşten, Bir Millet Uyanıyor, Bir Kavuk Devrildi

Çeviri

Renkli Fener, İhtilal, Baba, Söz Söyleme Sanatı.

 

Şu yazılar da ilginizi çekebilir

Manas Destanı Dünyanın En Uzun Doğal Destanı

 

Güzel Sanatlar İçinde Edebiyatın Yeri

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir