Karagöz Oyunu ile İlgili 5 Önemli Bilgi

Karagöz oyunu hakkında 5 soruda önemli açıklamalar

Karagöz geleneksel Türk tiyatrolarının en meşhurudur. Sadece Türk dünyasında bilinen bir oyun olmayıp ünü tüm dünyaya yayılan bir gölge oyunudur.

Karagöz oyunu hakkında önemli bilgileri 5 soru-cevap şeklinde ifade etmek mümkündür:

Karagöz oyununun genel özellikleri nelerdir?

Geleneksel gölge oyunumuzdur. Deve derisinden yapılan figürlerin oynatılarak perde üzerinde canlandırılmasına dayanır. Gölge oyunu olmasından ötürü “hayal-ı zil” adını almaktadır.

Karagözün oynandığı meydana “Küşteri meydanı” denir. Küşteri’nin Karagöz oyununu oynatan ilk kişi olduğu ifade edilmektedir.

Karagöz oynatıcıları “hayali”, “hayalbaz”, “hokkabaz”, “Karagözcü” adlarını alır. Oyundaki tüm kuklaları oynatan kişi aynı şahıstır. Yani karagöz oyununda perde arkasında sadece bir oynatıcı bulunmaktadır.

Toplumsal yergiye yer veren, boş inançlarla, katı törelerle alay eden, yazılı bir metne dayanmayan, perde arkasında bir oynatıcısı bulunan, güldürü türündeki gölge oyunudur.

Karagöz oyunu Osmanlı toplumunun en önemli eğlencelerinden biriydi ve özellikle Ramazan gecelerinde sıkça oynanırdı.

Usta-çırak ilişkisi içerisinde yetişen “hayalbazlar” sayesinde oyun yüzlerce yıl toplum içinde canlı kalabilmiş ve günümüze kadar taşınmıştır.

Karagöz oyununda kullanılan dilin özellikleri nelerdir?

Güldürü ve şive taklitlerine dayanır. Yazılı metinleri yoktur, doğaçlamaya dayanır. Karagöz oyununun oynanacağı gün halka hangi oyunun oynanacağı söylenir. Yani oyun bellidir. Ancak oyunda söylenecek sözler ve kurgu belli değildir, oyun sırasında doğaçlama ile ortaya çıkar.

Oyunu Hacivat açar ve semai söyleyerek perdeye çıkar. Bu semailerde kelime oyunları ve cinaslara yer verilir.

Tipler aynı kişi tarafından seslendirilir. Bu nedenle ses tonunu ve şive taklitlerini yerinde değiştirmek büyük önem taşır.

Karagöz oyunu ne zaman ortaya çıkmıştır?

Gölge oyunu Doğu kökenlidir. Kimi kaynaklara göre Çin’de kimilerine göre ise Hindistan’da doğmuştur. Gölge oyununun ortaya çıkışı ve bize gelişi ile ilgili çeşitli kaynaklarda farklı bilgiler vardır.

Halk arasındaki söylentilere göre Hacivat ile Karagöz 14. yüzyılda Osmanlı Döneminde, Bursa’da cami yapımında çalışmış ve nükteli konuşmalarıyla diğer işçileri eğlendirmiş iki işçidir. Caminin yapımı geciktiği için Orhan Bey tarafında öldürülmüştür.

Ancak bu rivayetin doğruluğu bugüne kadar net bir şekilde tespit edilememiştir.

Karagöz oyununun bölümleri nelerdir?

Karagöz gölge oyunu temel bölümden oluşmaktadır:

Giriş

Başlangıç bölümüdür. Bu bölümde bazen dini metinler okunur veya dönemin güzel şiirlerinden örnekler söylenir.

Muhavere (Söyleşme)

Karagöz ile Hacivat arasında geçen bölümdür. Karşılıklı konuşma bölümdür. Asıl oyunla ilgili değildir. Yanlış anlamanın komiklikleri izleyiciye sunulur ve insanlar eğlendirilir.

Fasıl (Oyun)

Oyunun asıl bölümüdür. Bu bölümde belli bir olay gösterilir. Olaylar modern tiyatrolardaki gibi bir kurguya dayanmaz. Çoğu zaman aralarında ilgi bulunmayan birkaç olay parçasına da rastlanır. Yani oyunun belli bir fikir etrafında gelişen ve belli bir olaya dayanan yapısı yoktur.

Bitiş

Perde arkasındaki mum söndürülerek oyun bitirilir. Oyunun giriş bölümünde olduğu gibi bu bölümde de kalıplaşmış sözler söylenir.

Karagöz oyununda geçen kahramanların özellikleri nelerdir?

Karagöz oyununda temel karakterler Hacivat ile Karagöz’dür. Diğer kahramanlar ise yardımcı oyuncu olarak sahneye çıkmaktadır.

Hacivat

Aydın ya da yarı aydın fakat aptal bir kişidir. Kişisel çıkarlarını ön plana çıkararak nabza göre şerbet veren bir tiptir. Yabancı sözcüklerle konuşmayı sever. Sık sık Karagöz’ü imtihan ederek ona yeni şeyler öğretmeye çalışır. Okumuş, kültürlü kesimin temsilcisi olarak düşünülebilir.

Karagöz

Oyunun başkahramanı olan Karagöz, okumamasına rağmen kıvrak zekası ile Hacivat’a gerekli karşılıkları veren bir halk adamıdır. Hacivat’ın söylediklerinin çoğunu yanlış anlar. Aralarında Hacivat’ın yanlış anlaşılacak bir söz söylemesi ile başlayan bir söyleşi geçer.

Zenne

Kadın kılığındaki erkek suretlerdir. Değişik yaşlarda ve sınıflarda olan bu kadınlar çoğunlukla ahlak kurallarını çiğneyen, çıkarcı ve kurnaz tiplerdir.

Çelebi

İstanbul ağzıyla konuşur. Çıtkırıldım, korkak, zengin bir mirasyedi tipidir.

Tiryaki

Keyfine düşkün, tembel ve afyoncu birisidir.

Beberuhi

Lal ebesi, yaygaracı ve çıkarcı, cüce bir tiptir.

Tuzsuz Deli Bekir

Bir elinde kama, bir elinde şarap şişesiyle dolaşan yerine göre zeybek, yerine göre sarhoş ve külhanbeyi rollerini üstlenen kişidir.

Frenk (Tatlısu Frenk)

Çoğunlukla Rum doktoru kıyafetinde görülen alafranga biridir. Bu tipe “Balama” da denir.

Acem

Zengin bir tüccardır. İranlıdır ve kalabalık bir grup halinde sahneye girer.

Kastamonulu

Oduncu, bekçi rolünü üstlenir. Hırpo lakabı ile sahneye çağrılır.

Yahudi

Zengin fakat cimri bir karakterdir. Her şeyi alabilecek gücü varken devamlı tutumlu olmaya çalışır.

 

Şu yazılar da ilginizi çekebilir

Tanzimat Döneminde Çıkan 10 Önemli Gazete

 

5 Soruda Divan-ı Hikmet ve Ahmet Yesevi Hakkında Merak Edilen Her Şey

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir