
03.11.08
|
|
|
Kurucu Üye
-------------------
|
|
Üyelik Tarihi : 19-04-2008
Thanks: 49
Aldığım Teşekkür: 41
Tecrübe Puanı : 3321
|
|
|
Türk Edebiyatının Devirlere Ayrılmasındaki Kıstaslar (Ölçütler)
Türk Edebiyatının Devirlere Ayrılmasındaki Kıstaslar (Ölçütler)
Türk Edebiyatı kavramı, Türk milletinin meydana getirdiği sözlü ve yazılı edebi eserlerin bütününü ifade eder. Türk milletinin çok eski ve zengin bir edebiyatı vardır. Çok geniş bir coğrafyada yaşamakta olan Türk milleti, özellikle 13. yüzyıldan sonra, farklı edebi oluşumlara sahip olmuştur. Ortak değerleri işlemekle beraber, coğrafya ve "şive"lerin edebi incelikler kazanması, 14. yüzyıldan sonra belirginleşir.
Toplum hayatı ile edebiyatın sıkı ilişkisi vardır. Bir milletin coğrafi, ekonomik ve sosyal yapısındaki gelişmeler, o milletin edebiyatına yansır. Her toplum, tarih içinde, bazı değişmelere uğrayarak yaşayıp gider. Türk milleti de, çeşitli ülkelerde, farklı devletler kurarak tarih içinde devam etmiştir. Bu devamlılık, gelişerek değişme, değişerek gelişme anlayışına uygun düşer. Kültürümüzdeki olumlu ve zenginleştirici değişmeler, edebiyat hayatımıza yansımıştır. Bu değişmelerden bazıları, büyük farklılıklara yol açacak güç ve ölçüdedir. Bu farklılaşmalar edebiyatımızın çeşitli devrelerinin değişik isimlerle anılmasına sebep olmuştur.
Türk Edebiyatı'nın çeşitli devrelere ayrılmasında esas alınan kıstasları kısaca açıklayalım:
1.Dil Anlayışı ve Dil Coğrafyası:
Edebiyatın temel malzemesi dildir. Dil, edebiyatın temel taşıdır. Dil canlı bir varlık olduğu için, zamanla birtakım değişikliklerin olması kaçınılmalıdır. Bu değişikliklere edebiyat eserlerinde çok açık şekilde görülür.
Türkler geniş bir coğrafyaya yayıldıkları için, dilleri de bölgelere göre az-çok farklılık gösterir. Değişik bölgelerdeki göstergesi dil olan kültürel farklılıklar, dil coğrafyasını ortaya çıkartır.
Türk Edebiyatı'nın devrelere ayrılmasında mühim unsurlardan biri dildir. Günümüzde yedi ayrı şive, iki de lehçe ile Türkçe edebî eserler verilmektedir.
Lehçe, bir dilin ayrılma zamanı kolayca belirlenemeyen bir tarihte, ana dilden koparak, fonetik (ses bilgisi), morfolojik (kelimelerin şekil ve oluşumunu konu edinen bilim) ve sentaks (cümle bilgisi) bakımından farklılaşmış biçimidir. Türkçenin Saha (Yakut) lehçesi ve Çuvaş lehçesi vardır.
Şive, bir dilin belirlenebilen bir tarihte ana dilden ayrılarak, gerek fonetik, gerek morfolojik, gerekse sentaks bakımından diğerlerine oranla az-çok farklılaşmasıdır: Özbek şivesi, Kırgız şivesi, Kazak şivesi vb.
Gerek lehçeler, gerekse şiveler, edebî diller halinde yaşayıp gitmektedir. Aynı alfabe kullanımı ile kültür ilişkilerinin artması edebi dilleri yakınlaştırabilecektir.
2.Kültürel Farklılaşma: Edebiyat, kültürel değerleri dil ile ifade eden bir sanat dalıdır. Kültürel değerlerin gelişmeleri ve değişmeleri edebiyata yansır.
Türklerin bozkır kültürü ile yerleşik yaşama geçtikten sonraki kültürleri arasında farklar vardır. Sözlü bir kültürden yazılı bir kültüre geçiş edebiyatı zenginleştirmiştir. İslamiyet’in kabulü ile Türklerin kültür yapısında bazı değişiklikler olmuştur. Orta Asya'dan Batıya göçler de, yine kültür değişmelerine yol açmıştır. Batı ülkeleri ile savaşlar veya serbest ilişkiler sonucunda da, kültür yapımızda bazı değişiklikler meydana gelmiştir. !
Bu değişiklikler de, edebiyatımızın devrelere ayrılmasında esas alınan kıstaslardan biri olmaktadır.
3.Dinsel Yaşam: Din, hem tek başına kişiyi, hem de toplum hayatını etkileyen ve biçimlendiren inançlar, davranışlar sistemidir.
Din, toplumun sosyal yapısını etkileyen önemli bir faktördür. Kaynağı dinden alan değerler ve kurallar, toplumun düşünce yapısını, insana bakış açısını, ferdin zevk anlayışını değiştirebilir. Bu değişiklikler edebiyat eserlerine de yansır. İsa'nın doğumunun 840. yılından sonra Türkler İslamiyet'e küçük gruplar halinde girmeye başladılar. Edebiyat eserleri de, kabul edilen yeni din ile ilgili etkileri taşımaya başladı.
Ana yurt devrine ait edebi metinlerde, İslamiyet'in kabulünden önceki Türk dinlerine ait değer ve kurallar yer alır. İslamiyetlin kabulünden sonra, İslam dini ile ilgili ortak konular ve motifler, edebiyatımıza taşınmıştır. İslam uygarlığı; edebiyat yaşamımıza şekil ve içerik bakımından katkılarda bulunmuştur. Türk Edebiyatı'nın devrelere ayrılmasında dinsel yaşamın da önemli bir rolü olmuştur.
TÜRK EDEBİYATI DEVİRLERİ
1.İslamiyet’in Kabulünden Önceki Türk Edebiyatı(?-11.yy)
a)Sözlü Dönem Türk Edebiyatı(?-8.yy)
b)Yazılı Dönem Türk Edebiyatı(?-8.yy)
2.İslam Kültürü Etkisindeki Türk Edebiyatı(11.yy–19.yy)
a)Halk Edebiyatı
*Anonim Halk Edebiyatı
*Tekke Edebiyatı
*Âşık Edebiyatı
b)Divan Edebiyatı
3.Batı Kültürü Etkisindeki Türk Edebiyatı(19.yy- ...)
a)Tanzimat Edebiyatı
b)Servet-i Fünun Edebiyatı
c)Fecr-i Ati Edebiyatı
d)Milli Edebiyat
e)Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı
.
|