
04.11.08
|
|
|
Kurucu Üye
-------------------
|
|
Üyelik Tarihi : 19-04-2008
Thanks: 49
Aldığım Teşekkür: 41
Tecrübe Puanı : 3321
|
|
|
İslamiyetten Önceki Türk Destanları
.
İSLAMİYETTEN ÖNCEKİ TÜRK DESTANLARI
A- ALTAY DESTANLARI
1) Yaratılış Destanı
Radloff tarafından Altay Türkleri arasından derlenen bu destandır. Dünyanın yaratılışı hakkında Türklerin inanışını ortaya koymaktadır.
2) Ural Batur Destanı
Başkurt Türklerinin tarih sahnesine çıktıkları döneme dayanan bir
destandır. Destanda, Başkurtların yaşadıkları coğrafyanın Ural Dağlarının ve çevredeki nehirlerin, göllerin mitolojik olarak oluşumu anlatılmakta, yeri ve göğüyle doğanın kutsallığı kamlık dini doğrultusundaki dünya görüşüne göre yorumlanmaktadır.
3) Maaday Kara Destanı
Maaday-Kara Destanı, Kögütey Mergen’in şahsında insanlığın hayatta kalabilme mücadelesini ve yeryüzündeki yaşamı sürdürme azmini anlatmaktadır. Kamlık dininin dünya görüşü doğrultusunda destanın kahramanı yeraltına götürülen annesi, babası ve Altay halkını oradan geri getirmek için kötü güçlere karşı mücadele etmektedir. Aynı zamanda kozmolojinin oluşumu başta olmak üzere pek çok mitolojik unsur içermektedir.
B- SAKA DESTANLARI
1) Alp Er Tunga Destanı
Alp Er Tunga en eski Türk devletlerinden olan Saka Devleti’nin hükümdarıdır. Destanda M.Ö. 7. yüzyılda yaşamış olan Alp Er Tunga adlı kahramanın yaşadıkları anlatılmaktadır. Türklerin “Buku Han, Buka Han” ve Farsların “Efrasiyab”adını verdikleri; Gazneliler devrinde yaşamış Firdevsi’nin Şehname’sinde önemli yer tutan Turan padişahı M.Ö. 624 tarihinde Türk-İran savaşları sırasında Keyhusrev tarafından hile ile öldürülmüştür. Kaşgarlı Mahmud’un 11. yüzyılda”Cihan Beyi” olarak nitelendirdiği, hiç şüphesiz “Türk Cihan İmparatorluğu” ülküsünün ilk öncülerinden biri olan Alp Er Tunga’nın adı ve hatırası milattan sonraki yerli ve yabancı birçok kaynaklara konu olmuştur. İran kaynağında ölümünün bayram olarak kutlandığı kabul edilen Saka kahramanı için 8.asırda Göktürkler zamanında Kül Tigin ve Bilge Kağan abidelerinde yazıldığına göre bir yuğ töreni düzenlenmiştir. Yine Alp Er Tunga’nın, ölümünden aşağı yukarı 1700 yıl sonra Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ü Lügati’t Türk ‘ünde kaydedilen bir sagu parçası hatırasının Türkler arasında yaşadığının kanıtıdır.
2) Şu Destanı
Şu Destanı M.Ö. 30–327 yılları arasında Türk illerinde hakanlık eden Şu’nun hayatı ve faaliyetlerini anlatmaktadır. Destana göre İskender’in (Zülkarneyn)Semerkant'ı geçip Batı Türkistan’ı istilaya başladığı sırada Şu hakan idi. Şu “Kal’ası”nı yaptıran odur. M.Ö yaşamış bir hakanın İskender ile olan mücadelelerinin hatıraları gelenekle 11. asra kadar gelebilmiştir.
C-HUN-OĞUZ DESTANI
Oğuz Destanı, Türklerin en eski atalarından Oğuz Kağan’ın yaşamı ve faaliyetlerini anlatmaktadır. Kağan Destanı’nın iki varyantının olduğu iki yazılı kaynak vardır. Bunlardan biri Paris Milli Kütüphanesi’ndeki Uygurca yazılmış olan eksik yazma nüshadır. Profesör W. Bang ve Profesör Reşit Rahmeti Arat tarafından işlendikten sonra bugünkü Türkçeye çevrilmiştir. İkincisi ise İlhanlı Devleti’nde, sarayda önemli roller üslenen tarihçi ve Doktor Reşideddin’in Farsça tarihinde bulunan yazılı ve sözlü kaynaklardan aktardığı metindir. Bu metin İslami bir karakter taşımaktadır. Tarihi bilgiler vermesi açısından diğer nüshadan daha geniş ve ayrıntılı olan bu eser Moğol istilasından sonra eski bir Türkçe yazmadan Farsçaya aktarılmıştır. Profesör Zeki Velidi Togan’ın tercümesi ile tahlilini yaptığı bu metin diğer nüshayla karşılaştırıldığında çeşitli Türk boylarında bu destanın hatırasının yaşamakta olduğu görülür.
D- GÖKTÜRK DESTANLARI
1) Bozkurt Destanı
Türk destanıdır.”Türk” adını ilk kez devlet bazında dillendiren Göktürkler arasında oluşmuştur. Çin kaynaklarında Göktürklerin Türeyişleriyle ilgili çeşitli rivayetler yer almaktadır. Bu rivayetlerden birine göre;
Hunların soyundan gelen ve Aşina adlı bir aileden türeyen Türkler, Lin kavmi tarafından kılıçtan geçirildi. Savaşta askerlerin acıdığı on yaşındaki bir çocuk canını kurtarabildi, ama askerler onun ayaklarını kestiler ve bir bataklığa attılar. Bu sırada dişi bir kurt ortaya çıktı. Çocuğu etle besledi, çocuk büyüdü. Kurt ve onunla karı-koca hayatı yaşadı; gebe kaldı. Lin kralı Çocuğun yaşadığı haberini aldı. Onu öldürmeleri için askerlerine emir verdi. Askerler çocuğu kurdun yanında buldular. Önce kurdu öldürmek istediler. Kurt, Turfan ülkesinin kuzeyindeki dağa kaçtı. Bu dağda derin bir mağara vardı. Kurt bu mağaranın içinde on çocuk doğurdu. Çocuklar büyüdüler; dış ülkelerden getirdikleri kızlarla evlendiler; her birinden birer soy türedi.
Onların oğulları ve torunları çoğaldılar, yavaş yavaş yüz aile oldular. Birkaç nesil sonra mağaradan çıktılar. Ju-ju’lara(juan-juan) bağlandılar. Altay dağları eteklerine yerleştiler. Bundan sonra Juan-juan ülkesinde demir madenleri işlemeye başladılar.
2) Ergenekon Destanı
Türkler arasındaki yeniden türeyiş destanlarından biridir. Bu destanın tam metni elde değildir. Başta Reşideddin’in tarih kitabı olmak üzere pek çok yazılı kaynakta küçük parçalar halinde yer almaktadır. Destanın konusu şöyledir:
Moğol olarak gösterilen Göktürk hakanı İl han’ın Kıyan(koyan)adlı oğlu, karısı, Kıyan’ın amcaoğlu Nukuz(tukuz) ve eşi kaçıp kurtulurlar; geçit vermeyen ücra bir ülkeye sığınırlar. Ülkede dört yüz yıl kalıp çoğalırlar. Sonunda bulundukları yer dar gelir, bir demirci dağın demirini eriterek yol açar. Göktürkler Ergenekon’dan çıkarak ana yurtlarına dönerler; Tatarlardan atalarının intikamını alırlar. Bu sırada hakanları Börteçine(bozkurt)idi. Göktürkler Ergenekon’dan çıkışı her yıl kutlarlardı. Ateşte kızdırılan bir demir, örsün üstüne konulur, önce hakan, sonra beyler sırayla ellerindeki çekiçle demire vururlardı.
E- SİYENPİ DESTANI
Siyenpi Destanı,2.yüzyılda yaşamış olan Sİyenpi hükümdarının olağanüstü motiflerle bezenmiş hayatını anlatır.
F- UYGUR DESTANLARI
1) Türeyiş Destanı
Eski Kun yabgularından birinin ancak Tanrı ile evlenebileceklerine inandığı çok güzel iki kızı vardı. Yabgu yaptırdığı kuleye iki kızını kapattı. Gökten Tanrı’nın gelmesi için yalvardı. O sırada kulenin dibinde uluyan bir kurt peyda oldu… Küçük kız, babalarının kendilerine vermek istediği Tanrı’nın bu kurt olduğuna ablasını inandırdı. Kızlar bu kurtla evlendiler. Uygur nesli bu kurttan türedi.
2) Göç Destanı
Uygur ilinde Hulin dağında Tuğla ve Selenge adlı iki ırmak akıyordu. Bir gece bu iki ırmak arasındaki ağacın üzerine gökten bir ışık indi. Ağaç zamanla şişti, ortası yarıldı, içinden beş çocuk çıktı. En küçükleri Bögü Tigin idi. Halk tanrı tarafından gönderilen bu çocukları büyüttü. Bögü büyüyünce hakan oldu. Bögü’den sonra başa geçenlerden biri olan Gali Tigin bir Çin prensesle evlenmek istedi. Prenses sarayını Hatun dağına kurdurdu. Bu dağda kutlu bir kaya vardı. Hatun dağının saadeti bu kayaya bağlıydı. Çinliler bu kayayı istediler. Gali Tigin kayayı verdi. Çinliler kayayı ısıtıp üzerine sirke döktüler. Parçalanan kayayı ülkelerine taşıdılar. Bu olaya kuşlar, hayvanlar ağladılar. Memleketi felaket kapladı. Toprak yiyecek vermez oldu. Beşbalık’a göç ettiler.
.
|