
08.12.08
|
|
|
Kurucu Üye
-------------------
|
|
Üyelik Tarihi : 19-04-2008
Thanks: 49
Aldığım Teşekkür: 41
Tecrübe Puanı : 3321
|
|
|
İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı Hakkında Genel Bilgiler
.
İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI (?-11. yy.)
İslamiyet’ten önceki Türk Edebiyatı, Türklerin Orta Asya’da yaşadıkları devirlerde bütün Türk boyları arasında ortaklaşa kullanılan ve büyük bölümü sözlü olan edebiyattır.
İslamiyet öncesi Türk edebiyatı ulusal bir edebiyattır; nazım şekil ve türleriyle kullanılan ölçü tamamen millidir.
Bu dönem edebiyatı, İslamiyet’in kabul edilmesinden sonra oluşmaya başlayan yeni edebiyat anlayışına kadar devam etmiş, hatta etkisi daha sonraki dönemde de görülmüştür.
İslamiyet öncesi Türk edebiyatı sözlü dönem ve yazılı dönem olmak üzere ikiye ayrılır:
A. Sözlü Dönem ( ?-8. yy.)
Türklerin henüz yazıyı kullanmadıkları dönemdir. Yani başlangıçtan 8. yüzyıla kadar olan dönemdir.
Bu dönem ürünleri tamamen sözlüdür ve genellikle şiir şeklindedir.
Bu döneme ilişkin ürünlerin bazıları ne yazık ki günümüze kadar gelmiştir.
Sözlü Dönemin Özellikleri
Ø Bu döneme ait yazılı eser yok denecek kadar azdır.
Ø Bu dönemde Türkler, göçebeliğe dayanan günlük hayatlarında ve özellikle düzenledikleri törenlerde (sığır: av töreni; şölen: ziyafetler; yuğ: ölüm töreni) bir araya geldiklerinde “ozan”, “kam” veya “baksı” denilen şairler “kopuz” denilen saz eşliğinde “koşuk”lar ve “sagu”lar söylerlerdi.
Ø Bu şiirler (sagu, koşuk, destan) hece ölçüsüyle söylenen ve yarım uyak kullanılan şiirlerdir.
Ø Anlatım söze dayanır.
Ø Düşünce ve hayaller şiirle anlatılmıştır.
Ø Nazım biçimi dörtlük, ölçü hece ölçüsüdür.
Ø Yarım uyak kullanılmıştır.
Ø Dil sadedir.
Ø Bu ürünler düzenlenen törenlerde (sığır: av töreni; şölen: ziyafetler; yuğ: ölüm töreni) ortaya çıkmıştır.
Ø Şiirler kopuz denilen saz eşliğinde söylenir.
Ø Daha çok somut konular işlenmiştir.
Ø Kahramanlık, savaşlar, doğa ve aşk konuları işlenir.
Ø Şairlere ozan, kam, baksı, oyun, şaman gibi adlar verilir.
Sözlü dönem ürünleri
1. Koşuk
Ø Hece ölçüsü ve yarım uyak ile söylenen şiirlerdir.
Ø Kopuz eşliğinde söylenir.
Ø Yiğitlik, aşk, doğa konularını işler.
Ø Nazım birimi dörtlüktür.
Ø Bu şiirlerde düz uyak kullanılır: aaaa, bbba, ccca… (aaab cccb dddb)
Ø Bu şiirlerin İslamiyet sonrası halk edebiyatındaki adı koşma’dır.
Ø Sığır denilen sürek avlarında söylenen lirik şiirlerdir.
2. Sagu
Ø Ölen kişinin arkasından söylenen ağıt şiirleridir.
Ø Ölen kişinin kahramanlıklarını, başarılarını, erdemlerini anlatır; ölümlerinden duyulan üzüntüyü dile getirir.
Ø Koşuk nazım şekliyle söylenir.
Ø Bu şiirlere İslamiyet sonrası halk edebiyatında “ağıt”, Divan edebiyatında “mersiye” denir.
Ø “Yuğ” denilen ölüm törenlerinde söylenir.
Ø Divanü Lügat it-Türk’teki Alp Er Tunga sagusu bu türün önemli bir örneğidir.
3. Sav
Ø Türk toplumunun dünyaya bakışını, geleneklerini, varlık anlayışlarını ortaya koyan özlü sözlerdir.
Ø Bugünkü “atasözü”nün karşılığıdır.
Ø Divanü Lügat it-Türk’te pek çok sav vardır.
4. Destan
Bütün dünya edebiyatlarının başlangıç eserleri olan destanlar, çeşitli konularda yaradılış hikâyeleri yanında, milletlerin hayatında büyük yankılar uyandırmış bir kahramanın veya tarih olayının millet muhayyilesinde ortak sembol ve ifadelerle zenginleştirilmiş uzun manzum hikâyeleridir.
Türk destanları, evrenin, insanın, kadının ve erkeğin yaradılışı; Türk milletinin doğuşu, çeşitli Türk devletlerinin kuruluş gelişme, çöküşleri, zafer ve yenilgileri gibi konularla beraber pek çok sebep açıklayıcı efsaneyi de içinde barındırır.
Bütün dünya edebiyatlarında olduğu gibi Türk Edebiyatının da ilk örnekleri destanlardır.
Milletlerin toplumu derinden etkileyen, tarihî önem arz eden önemli olaylarını (doğal afetler, savaşlar, göç, yangın vb.) konu edinirler.
Manzum hikâyelerdir.
Destanlarda olağan üstü olaylar ve olağan üstü özellikte kahramanlar vardır.
Destanlar anonim ve sözlü edebiyat ürünleridir.
Ağızdan ağıza dolaşmak suretiyle oluşmuşlardır.
Destanlarda anlatılan olayların geçtiği yer ve zaman bilinmez.
Kahramanlar lider ve kurtarıcı rolündedir.
İlk Türk Destanları
Altay-Yakut: Yaradılış Destanı
Sakalar Dönemi: Alp Er Tunga Destanı, Şu Destanı
Hun Dönemi: Oğuz Kağan Destanı
Köktürk Dönemi: Bozkurt Destanı, Ergenekon Destanı
Uygur Dönemi: Türeyiş Destanı, Göç Destanı
B. Yazılı Dönem ( 8–11. yy.)
Bu dönemde Göktürkler ve Uygurlar tarafından kendi alfabeleriyle eserler verilmiştir.
Türk dilinin tespit edilebilen en eski yazılı metinleri VII. asrın sonlarına ve VIII. asrın ilk yarısına ait olan dikili taşlar (Yenisey ve Orhun anıtları) ve Uygur dönemine ait olan dini metinlerdir.
Anıtlar arasında yer alan, Kültigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk adına dikilen Orhun Anıtları, gerek içerikleri, gerekse mükemmel dil ve üsluplarıyla Türk dilinin, edebiyatının ve tarihinin şaheserleri arasında yer almaktadır. Abidelerin yazarı Yolluğ (Yuluğ) Tigin’dir.
Yenisey Kitabeleri
Yenisey ırmağı çevresinde daha çok mezar taşlarından oluşan bu kitabelerin edebi olarak fazla bir önemi yoktur.
Göktürk Kitabeleri
Tonyukuk Anıtı
720 yılında Göktürk devleti veziri Tonyukuk adına dikilmiştir. Kitabede Tonyukuk, anılarını ve dönemin tarihini anlatmıştır. Anlatımda, atasözlerine bolca yer verilmiştir.
Kültigin Anıtı
732 yılında dikilen anıt Yolluğ Tigin tarafından yazılmıştır. Anıtta Kültigin’in ölümü ve yas töreni anlatılmıştır.
Bilge Kağan Anıtı
735 tarihini taşır. Bilge Kağan’ın yiğitlikleri ve Türk milletine iletmek istediği mesajlar anıtın içeriğini oluşturur. Bu anıt da Yolluğ Tigin tarafından yazılmıştır.
Dinî Eserler
İslâm öncesi Türk edebiyatı yazılı eserleri arasında, Uygur alfabesiyle yazılmış olan çeviri dinî eserler de sayılabilir. Bunlar Mani ve Buda dinlerine ait eserlerdir.
.
|