
18.05.08
|
|
|
-------------------
|
|
Üyelik Tarihi : 22-04-2008
Thanks: 0
Aldığım Teşekkür: %2$s
Tecrübe Puanı : 2360
|
|
|
Türkçenin Tarihi
Türkçe'nin ilk devresi hakkında açık ve kesin bir bilgi yoktur. İlk devredekine Ana Türkçe ve daha sonraki devresine ise İlk Türkçe adı verilmiştir. Bu devrelerden bugüne örnek kalmamıştır. Ana Türkçe,var olduğu düşünülen bir devredir. İlk Türkçe devresi, tarih sahnesinde görüldüğümüz zamana aittir. İlk Türkçe devresi, Büyük Hun İmparatorluğu zamanındaki Türkçedir. Bu devreden elimize herhangi bir örnek geçmemiştir. Hun devrinde söylenmiş bazı şiirleri Çince metinlerden öğrenmek olasıdır. Belgelere dayanan devre Eski Türkçe adı verilen devredir. Bu devre de miladın başlangıcından II. yüzyıla kadar devam etmiştir. (Eski Türkçe denince bilimsel araştırmalarda II. yüzyıl akla gelir.) Türkçenin tarihsel gelişimi üç devreye ayrılmaktadır:
1- Eski Türkçe devresi : Başlangıçtan, II. yüzyıla kadar
2- Orta Türkçe devresi : II. yüzyıl - 13. yüzyıl arası
3- Yeni Türkçe devresi : 13. yüzyıl - 20. yüzyıl arası
1. ESKİ TÜRKÇE DEVRESİ : Bu devrenin bilinen ilk yazılı metinleri 8. yüzyılda dikilmiş olan (Göktürk Kitabeleri) "Orhun Anıtları"dır. Bu metinlerde kendi yazımıza temel oluşturan Göktürk alfabesi kullanılmıştır. Bugüne kadar gelen en eski metindir.
Bu devre de kendi içinde ikiye ayrılır:
a) Göktürkçe :Orta Asya'nın kuzeyinde yaşamış olan Göktürklerin dilidir.Göktürk alfabesi kullanılmıştı.Bu alfabe 38 harften oluşmuştur.Otuz sekiz harften dördü ünlü,üçü bileşik,otuz bir tanesi de ünsüzdür.Satırlar genel olarak yukarıdan aşağıya yazılır;her satır öncekinin solunda bulunur.Böylece Göktürk yazısı yukarıdan aşağıya ve sağdan soladır.
Bugünkü bilimin tanıdığı en eski Türk yazısı olan bu yazının İsa'dan altı yedi yüzyıl önce kullanıldığına ilişkin izler vardır.
b) Uygurca :Orta Asya'nın güneyinde yaşamış olan Uygur Türklerine ait dildir.Uygur alfabesi de sağdan sola,yukarıdan aşağıya yazılırdı. On dört şekilden oluşmuştur.Çıkakları yakın olan sesler tek bir harfle gösterildiği için okunması son derece güçtür.İslâmiyet'ten önceki bu Eski Türkçe devresinin Göktürk yazıtlarından sonraki yazılı ürünleri Uygur Türkçesi metinleridir.
Uygur Türkleri, Göktürklerin ulusal yazı dillerini bırakmış;İranlılarla akraba olan Soğdların yazısını ve Mani-Buda dinlerini kabul etmişlerdir. Eski Türkçe devresinin ikinci bölümünü oluşturan Uygur Türkçesi ile yazılmış yapıtlar dinsel içeriktedir..
2. ORTA TÜRKÇE DEVRESİ : Bu devrede gerek Türk dilinde gerek Türk kültüründe önemli değişimler olmuştur. 10. yüzyılda İslamiyet resmen kabul edilmiş ve yazı diline esas olarak Arap harfleri alınmıştır. Bu devreye Karahanlı devletinin egemenliği söz konusu olduğu için Karahanlı Türkçesi de denmektedir. İslamiyet'ten sonraki Türk edebiyatının ilk eseri "Kutadgu Bilig"dir.
11. yüzyıl da yeni yazı dillerinin oluşma eğilimi gösterdiği bir çağdır. Eski Türkçe devresindeki yazı dilinin ve bunun son aşaması olan Uygur Türkçesinin bir devamı sayılmakla beraber zamanında Hakaniye Türkçesi diye adlandırılan Karahanlı Türkçesi, Doğu Türkçesi yazı dilinin başlangıcı olarak da kabul edilmektedir. Doğu, Batı ve Kuzey Türkçeleri olarak 13. yüzyıldan itibaren ortaya çıkmaya başlayan yeni yazı dilleri devresi ile Eski Türkçe devresi arasındaki bu döneme Orta Türkçe Devresi veya Geçiş Devresi denmektedir.
3. YENİ TÜRKÇE DEVRESİ : 13. yüzyıl sonlarına doğru, Doğu ve Batı Türkçeleri arasında yeni ve birbirinden farklı yazı dilleri oluşmaya başlamıştır.
Doğu Türkçesi, Eski Türkçenin ve Karahanlı Türkçesinin bir devamı olarak ortaya çıkmıştır. Doğu Türkçesi, Orta Asya Ortak Türkçesi demektir.
Batı Türkçesi, Oğuz Türklerinin konuşma diline dayanmaktadır. 13. yüzyıldan itibaren yazı dili olarak kullanılmıştır. Batı Türkçesi iki koldan gelişmiştir. Bunları Osmanlı Türkçesi ve Azeri Türkçesi kabul edebiliriz. Bunlar arasındaki ayrım 15. yüzyılın sonlarında görülmüştür. Daha önce her iki yazı dili de aynı özellikleri taşımıştır. Doğu Türkçesi'nin bir de Kuzey kolu vardır. 15. yüzyıla dek devam etmiştir. Doğu Türkçesi ile ilgili Kuzey Türkçesini Kıpçak Türkleri'nin kullandıkları yazı dili oluşturmuştur. Kıpçak Türkçesi ürünlerine, Kuzey Afrika ve Mısır'da rastlanmaktadır. Daha sonra Kıpçakça, Oğuzca öğeler alarak Batı Türkçesi ile birleşmiştir. Çağatayca öncesi, Doğu Türkçesi adı da verilmektedir. Çağatay Türkçesi 15. yüzyılda edebiyat dili olarak Ali Şir Nevai tarafından kurulmuştur. 16. yüzyılda ise Babür Şah Çağatay Türkçesinin büyük temsilcisidir. 17. yüzyılda da Çağatay Türkçesi ile yazılmış bazı yapıtlar bulunmaktadır. Çağatay Türkçesinin yerine Özbek yazı dili gelmiştir. Kuzey Türkçesi olarak Kıpçak Türkçesi'nden sonra Kırım ve Kazan Türkçesinin devam ettiği görülmektedir. Batı Türkçesi iki koldan gelişmiş ve böylece bir edebiyat oluşmuştur. Osmanlı, Türkiye Türkçesinin tarihsel devresini oluşturmuştur.
Bugün yeni Türkiye Türkçesi kullanılmaktadır. Azeri Türkçesi ise Kuzey ve Güney olmak üzere iki kolda gelişmiştir. Doğu Anadolu halk ağızları lehçe itibari ile Azeri Türkçesine yakındır. Böylece Yeni Türkçe devresi 13. yüzyıldan 1908'e kadar gelmiştir. Bunun kolları Osmanlı ve Azeri Türkçesi, Çağatay öncesi ve Çağatayca, Kıpçak Türkçesi ve Kazan Türkçesidir. Yeni Türkçe devresi bugünkü modern biçimini almıştır.
__________________
Ne alnımızda bir ayıp
Ne koltuk altımızda saklı haçımız
Biz bu ülkeyi sevdik
Ve bu halkı
İşte bağışlanmaz
Korkunç suçumuz
|