
07.03.09
|
|
|
Kurucu Üye
-------------------
|
|
Üyelik Tarihi : 19-04-2008
Thanks: 48
Aldığım Teşekkür: 39
Tecrübe Puanı : 3301
|
|
|
Zarf (Belirteç) Tümleci
.
ZARF (BELİRTEÇ) TÜMLECİ
Yüklemi yer, yön, zaman, durum, miktar (nicelik), araç, şart, soru yönüyle tamamlayan zarflar, cümlede zarf tümleci olur:
Bugün bana ise yarın sana.
Ne öğretirseniz öğretiniz ama doğru ve güzel öğretiniz.
Bugünlerde haberleri dinlemekten çok sıkılıyorum.
Bu çocuk annesinden izin almadan dışarı çıkıyor.
Ev sahibiyle aranız nasıl açıldı?
Akıl, insanın külâhında bir çividir. Ara sıra ,yumruk yemeden kafanın içine girmez.
* Zarflar çekim eki almadan eyleme doğrudan doğruya bağlanırlar. Araç, eşitlik ve yön gösterme eki alan zarflarda bu ekler, durum eki (Yani çekim eki) göreviyle değil; zarffiil (Yani yapım eki) göreviyle kullanılan eklerdir:
Kapıyı vurdum ve içeri girdim.
İnsan eğitimle doğmaz ama eğitimle yaşar.
“İnsan, âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar.”
(Yahya Kemal)
“Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Geçince başlayacak bitmeyen sükûnlu gece.”
(Yahya Kemal)
* Zarf tümleçlerini bulmak için yükleme “ne zaman, nasıl, ne şekilde, ne gibi, neyle, kiminle, niçin, ne kadar, hangi yöne …” gibi sorular sorulur:
Biraz geç kaldınız. (ne kadar geç kaldınız?)
Sabaha doğru, saat üçte geldi. (ne zaman geldi?)
Sora sora Bağdat bulunur. (Bağdat nasıl bulunur?)
Babasının dönüşünü tam iki ay, sabırsızlıkla bekledi.(ne kadar, nasıl?)
Kimseyi üzmek istemediği için sesini çıkarmıyor. (niçin?)
Maçı sayıyla kazandı. (nasıl, neyle?)
* Edat (İlgeç) grupları cümlede zarf göreviyle kullanıldığı için bunların edat tümleci olarak değil zarf tümleci olarak gösterilmesi uygundur.
CÜMLE DIŞI UNSURLAR
Cümlenin kuruluşuna katılmayan ve dolaylı olarak cümlenin anlamına yardımcı olan edatlar (bağlama edatları, ünlem edatları, hitaplar, ara sözler) cümle dışı unsurlardır.
Cümlenin öğeleri bulunurken bunlar dikkate alınmaz:
Evet, şimdi seni de dinleyelim.
Eyvah! Ne yer ne yâr kaldı. (A. Hamit)
Şimdi, efendiler –müsaade buyurursanız- size bir sual sorayım. (Atatürk)
.
|