
07.03.09
|
|
|
Kurucu Üye
-------------------
|
|
Üyelik Tarihi : 19-04-2008
Thanks: 48
Aldığım Teşekkür: 39
Tecrübe Puanı : 3301
|
|
|
Özne
.
ÖZNE
Yüklemin gösterdiği işi, oluşu, hareketi, durumu gerçekleştiren, yapan; eylemden ayrılmayan öğedir.
* Cümlede yapanı veya olanı yalın durumda karşılayan özne, (çokluk ve iyelik eki dışında) çekim eki almadan fiile (eyleme) bağlanır:
Çocuklar, sabahtan beri parkta oynuyorlar.
Çocuk bakıcısı, işini çok seviyordu.
Göktuğ, siparişleri tam vaktinde getirdi.
* Sözcük ve sözcük grupları cümlede özne görevinde bulunabilir:
Konuşmak ihtiyaç olabilir ;ama susmak sanattır. (isim-fiil)
Gülay Abla, bugün yorgun görünüyordu. (unvan grubu)
Ömrünün en güzel çağları bu verimsiz topraklarda geçti.(isim tamlaması)
Dinamitle balık avlayanlar pişmandı. (sıfatfiil “ortaç” grubu)
* Cümlede aynı yükleme bağlanmış birden fazla özne olabilir:
Kitabı, defteri, kalemi, hiçbir şeyi yoktu.
* Öznesinin sözcük veya sözcük grubu olarak açıkça söylenmediği cümlelerin bu öğesi yüklemdeki kişi ekinden anlaşılır. Kişi ekinin gösterdiği zamir, cümlenin öznesidir. Böyle öznelere “gizli özne” denir. Bu tip öznelerde anlam bakımından değil, biçim bakımından bir gizlilik söz konusudur:
“Sen bir ceylân olsan ben de bir avcı,
Avlasam çöllerde saz ile seni.” (Ben)
(Âşık Veysel)
Bütün bir yaz gelmeni bekledim. (Ben)
Sözünü vaktinde yerine getirmezsin. (Sen)
Kapıya doğru yavaşça süzüldü. (O)
Kusurumuz ne kadar çoksa o kadar kusur ararız. (Biz)
Bugünleri çok arayacaksınız. (Siz)
* Edilgen çatılı eylemlerde özne açıkça belli değildir. Böyle cümlelerde özne gibi görünen unsurlar işi yapan değil, yapılan işten etkilenen nesnelerdir:
Çamaşırlar yıkandı.
Yanlış yere park edilen arabalar çekildi.
Sorular görüldü.
* Gereklilik kipinin teklik 3. kişisi bazı kullanımlarda özne almaz:
Şimdi eve gitmeli, bir yorgunluk kahvesi içmeli, okumaya başlamalı.
* Hitap unsurları (ünlemler), yükleme bağlanmadıkları için özne değil cümle dışı unsur olurlar:
“Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın”
(Mehmet Akif )
“Şair, sen üzüldükçe ve öldükçe yaşarsın.”
(Faruk Nafiz)
Hocam, bu konuyu anlatmadınız.
* Cümlede özneyi bulmak için yüklem -an / -en’li sıfatfiil haline geti¬rilerek “kim, ne” sorusu sorulur:
Yerinde sayanlar, yürüyenlerden daha ziyade ayak patırtısı ederler.
(Cenap Şahabettin)
(ayak patırtısı eden kimler? ― yerinde sayanlar)
Yolun kenarında kırmızı bir araba duruyordu.
(duran ne? ― kırmızı bir araba)
ÖZNE - YÜKLEM UYGUNLUĞU
Türkçede cümle, yüklem ve özne üzerine kurulduğu için bu iki öğe arasında teklik-çokluk (sayı) ve kişi bakımından uygunluk vardır. Ancak aşağıda sıraladığımız bazı özel durumlarda bu uygunluğun olmadığı görülür:
a) Tekillik-Çoğulluk Uygunluğu
Türkçede genellikle özne ve yüklem arasında sayı bakımından bir uygunluk vardır.
Kişi ve kişi zamirleri özne olduğu zaman özne tekilse yüklem de tekil; özne çoğulsa yüklem de çoğul olur:
Görevli, biraz önce geldi.
Bu hafta öğrenciler sınava hazırlanıyorlar.
Biz üzerimize düşeni yapacağız.
Aşağıda sıralanan bazı özel durumlarda özne ile yüklem arasında tekillik-çoğulluk bakımından bir uygunluk aranmaz:
* Bitki, hayvan, cansız varlık ve kavram isimleri (soyut isimler) çoğul eki alarak cümlede özne olursa bunlar, tekil yükleme bağlanır:
Ağaçlar çiçek açtı.
Bülbüller ötüyor.
Leylekler göç ediyor.
Şehirler de insanlar gibi değişiyor.
Kitaplar, insanın ufkunu genişletir.
Yıllar su gibi akıp gidiyor.
Kötülükler unutulmalıdır.
Bu sıkıntılar ne zaman bitecek?
* Yukarıda örneklenen özneler kişileştirilirse, özneyle yüklem tekillik-çoğulluk bakımından uygunluk gösterir:
Bülbüller ağıt yakmaya başladılar.
Sokaklar benim gibi yalnız kaldılar.
* Organ adları çoğul eki alarak özne olursa tekil yükleme bağlanır:
Kulaklarınız iyi işitmiyor galiba?
Ellerim dondu.
Dizlerim ağrıyor.
Gözlerim görmez oldu.
* Özne görevindeki teklik ve çokluk topluluk isimleri teklik yükleme bağlanır:
Meclis tatile girdi.
Sürü, çobanın insafına kaldı.
Ordular, savaşa hazırdı.
* Özne görevindeki hareket isimleri tekil yükleme bağlanır:
Koridorda koşuşmalar, gidip gelmeler başladı.
b) Kişi Uygunluğu
Özneyle yüklem arasında kişi bakımından bir uygunluk bulunur. Özne hangi kişi ise yüklem o kişiyi gösteren kişi ekini alır:
Siz öğrenmek için gayret ediyorsunuz.
Öznenin değişik kişilerden oluşması durumunda özneyle yüklem arasındaki kişi uygunluğuna dikkat edilmelidir. Bir çözüm olarak şu söylenebilir:
* Birden fazla kişiden oluşan özneyi hangi kişi zamiri karşılıyorsa yüklem bu kişiyi gösteren kişi ekini almalıdır:
Sen, ben ve o (yani biz)bu sınavı kolayca kazanırız.
Sen ve o (yani siz) çalışmıyorsunuz.
Ben ve o (yani biz) saat üçe kadar ders çalıştık.
Şengül ve ben (yani biz) sergiye gitmedik.
“Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız
Rengimize baksınlar kandan ve çamurdanız.”
(Necip Fazıl)
* Alçak gönüllülük göstermek, böbürlenmek, nezaket ve saygı göstermek gibi bazı sebeplerle, özne bir kişi olduğu hâlde çoğul olarak kullanılır ve buna bağlı olarak da yüklem çoğul olur:
Araştırmamızı bu noktada derinleştirelim. (alçak gönüllük)
Biz her işin üstesinden geliriz. (böbürlenme)
İnternet bağlantısını siz mi kuracaksınız? (nezaket)
Sayın Valimiz, şirketimizi ziyaret ettiler. (saygı)
.
|