
07.03.09
|
|
|
Kurucu Üye
-------------------
|
|
Üyelik Tarihi : 19-04-2008
Thanks: 49
Aldığım Teşekkür: 41
Tecrübe Puanı : 3321
|
|
|
Cümlenin Öğeleri Konusunda Özet Bilgi
.
CÜMLENİN ÖĞELERİ
Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir hareketi, bir olayı okuyan veya dinleyende herhangi bir soruya meydan vermeyecek şekilde tam olarak anlatmaya yarayan sözcük veya sözcük dizisine cümle (Tümce) denir. Temel işlevi yargı ifade etmek olan cümle, en geniş sözcük grubudur, yargı grubudur.
Cümle kurmak için en azından çekimli bir eylem (fiil) şarttır. Cümle; yargı, zaman ve kişi kavramını birlikte taşıyan “Çalışıyorum.” veya “Görevliyiz.” örneklerine benzer biçimde bir sözcükten oluşabileceği gibi birden çok yargı veya temel yargıya bağlı birçok yan yargılardan da oluşabilir.
Bir cümlede sözcük sayısı, anlatılmak istenilenin kısa veya uzun olmasına göre az veya çok olur. Düşüncelerin daha ayrıntılı anlatılması için çoğu zaman cümledeki sözcük sayısını artırmak gerekir. Günlük konuşmalarda kurulan cümlelerin kurallı olup olmadığına, cümledeki sözcüklerin isteği tam olarak ifade edip etmediğine pek dikkat edilmez. Konudan hareketle en az çaba kanununun bir sonucu olarak genellikle kısa cümleler kurulur. Hatta zaman zaman cümle bile kurmadan tek sözcükle veya bir işaretle karşılık verilebilir. Karşılıklı konuşma cümlelerinde anlaşmayı sağlayacak belirtiler olması halinde cümle tek öğeden de oluşabilir:
― Gecenin bu saatinde ne arıyorsun buralarda?
― Kardeşimi. (Ben kardeşimi arıyorum.)
― Sıcak ekmekler elini yakmaz mı senin?
― Yakmaz. (Benim elimi yakmaz.) gibi.
Düşüncelerin yazılı olarak ifadesi gerektiğinde cümledeki sözcük sayısı düşüncenin genişliğine göre ayarlanır.
Buradan şu sonucu çıkarmak mümkündür: Düşünceyi istenilen biçimde tam olarak anlatmaya yetmeyen az sözcüklü cümlelerde ifade eksikliği hissedilir. Gerek olmadığı halde fazla sözcüklerle uzatılmış cümleler de sevimsiz ve yersizdir. İçinde fazla sözcük bulunmadığı halde anlatılmak istenileni eksiksiz ifade edebilen cümle, cümlelerin en güzelidir.
Özlü sözler, bu nitelikteki cümlelerdir.
Titiz yazarlar ve güzel konuşanlar cümlelerindeki sözcük sayısını düşüncelerinin genişliğine göre ayarlarlar. Cümleye eklenen her yeni sözcük, cümlenin daha açık ve anlaşılır olmasına hizmet etmelidir. Aşağıdaki örneği, cümleye eklenen her yeni sözcüğün kattığı anlama göre inceleyelim:
Geldi.
Yalçın geldi.
Yalçın dün geldi.
Yalçın, dün arabasıyla geldi.
Yalçın, dün arabasıyla köye geldi.
Yalçın, dün Almanya’dan arabasıyla köye geldi.
Oğlum Yalçın, dün Almanya’dan arabasıyla köye geldi.
Yıllardan beri yolunu dört gözle beklediğim büyük oğlum Yalçın, dün öğleden sonra Almanya’dan yeni aldığı kırmızı renkli Opel marka arabasıyla yolu hâlâ asfaltlanmayan köye, tozu dumana katarak geldi.
Bu cümleyi daha da uzatmak mümkündür. Önemli olan, çok sözcükle uzun cümleler kurmak değildir. Düşüncenin genişliğine ve kavratılmak istenilen anlam inceliğine göre uygun sözcükleri seçip bunları dilin kuralları içinde bir sıraya koymaktır.
CÜMLENİN ÖGELERİ
Cümlede birbirinden tamamen farklı görevler üstlenen sözcük ve sözcük grupları cümlenin öğelerini, bölümlerini oluşturur.
Çekim ekleriyle birbirlerine bağlanarak cümleyi oluşturan bu öğelerden yüklem ve özne asıl öğeler; nesne, dolaylı tümleç, zarf tümleçleri yardımcı öğelerdir.
.
|