|
Çekim Ekleri
.
ÇEKİM EKLERİ
Sözcüklerin çekimlenerek değişik yerlerde ve görevlerde kullanılmasını sağlayan eklere çekim eki denir.
Çekim ekleri, sözcüklerin diğer sözcüklerle bağ kurmasını, sözcüklerin cümlede görev almasını, durumunu, sayısını, zamanını, kişisini belirtir. Kısaca çekim ekleri sözcüklerin cümle içerisinde kullanılmasını sağlar.
Kök veya gövde durumundaki sözcükler ancak çekim eklerini alarak diğer sözcüklere bağlanır, zaman ve kişi anlamı kazanır.
Aklımıza geliveren birkaç sözcüğü art arda getirelim:
“Kardeş kitap yer sor.”
Bu sözcük dizisi bu biçimiyle ancak anlamsız bir sözcük yığınıdır. Bir amaç, duygu, düşünce, haber ve bilgi ifade etmez. Ancak “Bu sözcüklerle ne söylenmek istenebilir?”, sorusundan hareketle bir şeyler uydurulabilir. Yoksa öteki türlü bakıldığında bu sözcüklerin ne için söylendiği kesin olarak bilinemez.
Öyleyse bu sözcük yığınını anlaşılır duruma getirmek için çekim eklerine ihtiyaç vardır. Çeşitli çekim ekleriyle bu sözcüklerden anlamlı cümleler çıkarabiliriz:
“Kardeşine kitabın yerini sor.”
“Kardeşimden kitapların yerini soracağım.”
“Kardeşin kitabının yerini sordu.”
Çekim ekleri eklendiği sözcüğün anlamını değiştirmez. Çekim ekleri yeni sözcükler türetmeye yarayan ekler değildir; yani bu ekler sözcüğün anlam ve türlerini değiştirmeyen eklerdir. Yukarıdaki örnekte değişik çekimlere rağmen sözcüklerin anlamlarının değişmediği görülür.
Çekim ekleri getirildikleri sözcüğü türüne göre ikiye ayrılır:
A) Ad (İsim) Çekim Ekleri
B) Eylem (Fiil) Çekim Ekleri
A. AD (İSİM) ÇEKİM EKLERİ
İsimlerin ve isim soylu sözcüklerin sonuna gelerek onları diğer isimlere, edatlara, fiillere bağlayan; cümle içindeki görevlerini belirleyen, ait oldukları kişileri belirten ve isimlerin çeşitli durumlarını bildiren eklerdir.
İsim çekim ekleri şunlardır:
1-Durum (Hâl) ekleri: -i, -e, -de, -den
2-İyelik ekleri: -m, -n, -i, -si, -miz, -niz, -leri
3-Çoğul eki: -ler
4-Soru eki: mi
5-Ekfiil: -dir, -idi, -imiş,-ise
6-Tamlama ekleri: -in,-i
7-İlgi zamiri -ki
1. HAL (DURUM) EKLERİ
İsimleri isimlere, fiillere, edatlara bağlayan, diğer sözcüklerle ilişki kurarak isimlerin cümlede görev kazanmasını sağlayan eklerdir.
İsmin durumlarının başında yalın durum (nominatif) gelir, ama bu durumun eki olmadığı için bu konu dâhilinde sıralamaya katılmasına gerek yoktur.
A) Belirtme/Gösterme/Yükleme Bildiren Durum Eki (-ı,-i,-u,-ü)
Fiildeki işten, hareketten, eylemden etkilenen varlığı belirtir.
Bu eki alan isimler cümlede belirtili nesne görevinde bulunur.
Ev-i gördüm.
Kapı-y-ı açtım.
Okul-u boyadılar.
Gül-ü koparmayın.
Belirtme durumu ismi fiile bağlar:
Çocukları buradan kim alacak?
Babası çocuğu çağırdı.
Şimdi soruları cevaplayın.
Burada kimi bekliyorsunuz?
UYARI
Türkçede iki tane –i eki vardır:
* –i: iyelik eki: (onun) kalem-i
* –i: belirtme durum eki: kalem-i (kim aldı?)
Bu ekler birbirine karıştırılmamalıdır.
B) Yönelme/Yaklaşma Bildiren Durum Eki
İsimleri fiillere, bazen de edatlara bağlar.
Yönelme durumunda, ismin belirttiği kavrama yöneliş, dönme söz konusudur.
Okul-a git.
Ev-e dön.
Eklendiği sözcüklere farklı anlamlar katar ve değişik anlam ilişkileri kurar.
Yönelme, yaklaşma, ulaşma bildirir. Bu eki alan sözcükler cümlede dolaylı tümleç ve yüklem olabilir:
Bugün okula gitti. (nereye)
Benim itirazım yapılan haksızlığa. (haksızlığadır: yüklem)
* Fiyat, araç ile anlamı katar:
Kitabı beş liraya aldı. (karşılığında)
Bu iş kaç paraya olur?
* Zaman bildirir, zarf tümleci yapar:
(Bu durumdayken çekim eki olma özelliğini yitirir. Yapım eki işlevi kazanır.)
Bu iş sabaha biter.
Haftaya size gelelim.
* Yer bildirir:
Bizi karşılamak için kapıya geldi.
* İsimleri edatlara bağlar:
Akşama kadar okulda ders çalıştık.
Sabaha karşı varırız.
Yaşına göre ağır bir işte çalışıyordu.
* Deyim kurar:
Ağzına geleni söyler.
İşleri yoluna koymak
Başına buyruk.
Başa gelen çekilir.
Çok cana yakın bir çocuktu.
* İçin, aitlik, amaç ilgisi kurar:
Bunu size aldık. (sizin için)
Sana bir iyilik düşünüyorlar. (senin için)
Annesini görmeye gitti.
* İkilemeler kurarak durum bildirir:
Otobüse nefes nefese yetiştiler.
İki ahbap kafa kafaya vermiş...
* “-an, -en” sıfatfiil (ortaç) ekleriyle birleşerek abartma anlamı veren ikilemeler kurar:
Soran sorana,
geçen geçene,
giden gidene...
Biçimce çekimli fiil olan fakat fiil özelliğini yitirmiş söz gruplarına gelir:
Geçmiş olsuna gitti. (demeye)
C) Bulunma/Kalma Bildiren Durum Eki (-de,-da,-te,-ta)
* İsimleri fillere bağlar.
Ev-de oturma.
Okul-da öğren.
Yurt-ta kaldı.
Devlet-te bulunuyor.
* Cümlede dolaylı tümleç, zarf tümleci ve yüklem yapar:
Eski İstanbul'da ne güzel günler yaşanmış. (dolaylı tümleç)
Her şey yerli yerinde. (yüklem)
* Zaman bildirir (Bu durumda çekim eki olma işlevini yitirir, yapım eki işlevi kazanır.):
Okullar bu yıl da eylülde açılacak. (zarf tümleci)
Saat yedide mi gelecekmiş? (zarf tümleci)
* Fiili durum yönüyle niteler (Bu durumda çekim eki olma işlevini yitirir, yapım eki işlevi kazanır.):
Suyu bir yudumda içti. (zarf tümleci)
Siz ayakta kaldınız.
Çamaşırları elde yıkıyormuş.
* Zaman ve sayı bildiren sözcüklere eklenerek ölçü, nicelik, miktar bildirir:
(Bu durumda çekim eki olma işlevini yitirir, yapım eki işlevi kazanır.)
Yılda yirmi gün izni var.
Haftada bir geliyor.
Yüzde yetmiş başarı vardı.
* İkilemeler kurar:
(Bu durumda çekim eki olma işlevini yitirir, yapım eki işlevi kazanır.)
Ayda yılda bir uğrar oldu.
Elde avuçta ne varsa bitti.
Eklendiği sözcüğü sıfat yapar:
(Bu durumda çekim eki olma işlevini yitirir, yapım eki işlevi kazanır.)
Parmak kalınlığında yaprakları var.
Gözde sanatçılarımızdandı.
Peyami Safa'nın "Sözde Kızlar"ını okudun mu?
Sözde Ermeni soykırımı...
D) Ayrılma/Uzaklaşma Bildiren Durum Eki (-den,-dan,-ten,-tan)
* İsimleri fillere bağlar.
Okul-dan çıktı.
Ev-den ayrıldı.
Yurt-tan geliyor.
Devlet-ten istedi...
* Eklendiği sözcüğü dolaylı tümleç yapar; yer, ayrılma, uzaklaşma bildirir:
Ali, evden yeni çıktı.
Birçok seneler geçti dönen yok seferinden.
* Edat tümleci ve yüklem de yapar.
Gönüldendir şikâyet. (yüklem)
Bebek gürültüden uyandı (edat tümleci)
Yalnızlıktan sıkıldım. (edat tümleci)
* Durum bildirir:
(Bu durumda çekim eki olma işlevini yitirir, yapım eki işlevi kazanır.)
Yağmur hafiften yağıyor.
Ben onu yakından tanırım.
* Üstünlük, karşılaştırma bildirir:
Kıldan ince
Baldan tatlı
Erzurum’dan soğuk şehir yok.
Bundan iyisi bulunmaz.
* Bütünün parçasını, bütünden ayrılmayı ifade eder:
Verilen pastadan bir dilim yedi.
Soruların cevabını sözlerimden çıkaracaksınız.
Canından can vermek istiyordu.
* İsimleri edatlara bağlayarak edat grubu ve edat tümleci oluşturur:
(Bu durumda çekim eki olma işlevini yitirir, yapım eki işlevi kazanır.)
Akşamdan beri seni arıyoruz.
Yemekten sonra çayı nerede içeceğiz?
* Sebep bildirir:
(Bu durumda çekim eki olma işlevini yitirir, yapım eki işlevi kazanır.)
Soğuktan tir tir titriyordu.
Yorgunluktan uyuyuverdi.
* İsim tamlamalarında tamlayan ekinin (-in) yerine kullanılır:
Geçen gün öğrencilerden biri yanıma geldi.
Bu ürünlerden hangisini istediğinizi söyleyin.
* Yapım eki özelliği kazanarak eklendiği sözcüğü sıfat yapar:
Sıradan insanlarla düşüp kalkma diyordu.
Sudan sebeplerle buradan ayrılıp gitti.
Toptan satış
Uzaktan akraba
En içten duygular
* İkilemeler kurar:
Zavallı çocuk günden güne eriyor.
Baştan başa bizim bu topraklar.
Durumumuz yıldan yıla kötüye gidiyor.
Dünden bugüne ne değişti ki...
* Varlıkların neden, hangi maddeden yapıldıklarını bildirir:
Üstüne yünden bir kazak almıştı.
Tahtadan kılıçlarla oynuyorlardı.
Ayı derisinden post; Rus’tan dost olmaz.
* Zaman anlamlı sözcüklere gelerek zaman anlamı katar:
(Bu durumdayken çekim eki olma özelliğini yitirir. Yapım eki işlevi kazanır.)
Bu işi dünden halletmeliydik.
Yarın geceden yola çıkmayı düşünüyoruz.
2. İYELİK EKLERİ
İsimlerin ve isim soylu sözcüklerin sonuna gelerek onların sahiplerini, ait oldukları kişileri belirten eklerdir. Tamlayansız kullanıldıkları zaman bu eklere iyelik zamirleri de denir.
kitab-ım, kitab-ın, kitab-ı, kitab-ı-mız, kitab-ı-nız, kitap-ları
masa-m, masa-n, masa-s-ı, masa-mız, masa-nız masa-ları
su-y-um, su-y-un, su-y-u, su-y-u-muz, su-y-u-nuz, su-ları
ne-y-im, ne-y-in, ne-y-i/ne-s-i, ne-y-i-miz, ne-y-i-niz, ne-leri
NOT:
İyelik ekleri aynı zamanda tamlama ekleri olarak kullanılmaktadır.
* İyelik ekleri isim tamlamasında tamlayan ve tamlanana gelir:
Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı
Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir
İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir
Kapı-n-ın kol-u,
iş-in baş-ı,
hayvan sevgi-s-i
* İyelik ekleri bazen yer bildiren zamirlerden (işaret zamirleri) sonra gelerek belirtme görevlerinde bulunur:
Bura-s-ı, öte-s-i, şura-s-ı
* Sıfatlardan sonra gelerek zamir yapar:
Doğru-s-u, böyle-s-i, başka-s-ı
* Bazen isimlerle ve sıfatlarla birlikte sevgi ve abartma ifade eder:
Canım İstanbul.
Güzelim çiçekler kurumuş
*İyelik eklerinden sonra durum ekleri gelebilir:
Baba-m-a soracağım.
Kardeş-i-n-i arıyormuş.
* -ler ekiyle –i iyelik eki birlikte kullanılarak zaman bakımından genelleme yapılır:
akşamları, sabahları, gündüzleri...
3. İLGİ ZAMİRİ “-Kİ”
İlgi zamiri belirtili isim tamlamalarında tamlananın yerini tutabilir:
benim kalemim ………benimki
onun eli…….. onunki
Türkçede üç tane “ki” vardır:
a) Bağlaç Olan “ki”
Yalnızca “ki” biçimi vardır. (Kesinlikle “kı, ku, kü” olmaz.)
Kendinden önceki ve sonraki sözcüklerden ayrı yazılır.
Çalış ki kazanasın.
O kadar güzel bir hava ki içeri giresim yok.
* Türkçe değil, Farsça bir bağlaçtır. Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır.
“ki” ile başlayan bir ara cümle asıl cümlenin içinde kısa çizgiler arasında verilebilir:
Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeli-
Yağmur yağmadı ki mantarlar ortaya çıksın.
Atatürk diyor ki: ...
Bir şey biliyor ki konuşuyor.
Ben ki hep sizin için çalıştım.
Sınavı kazanabilir miyim ki...
Baktım ki gitmiş.
b) İlgi Zamiri Olan “-ki”
* Ek durumundaki tek zamirdir.
Eklendiği sözcüğe sadece isim tamlamasındaki tamlayana eklenir.
Bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar.
Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz; sadece –ki şekli vardır:
Senin kalemin……seninki
Ali’nin eli…….Ali’ninki
Onun düşüncesi……..onunki
Bizimkiler yine geç kalacak.(Bizim ailemiz)
Bu,senin çantan,kardeşininki burada yok.(Kardeşinin çantası)
c) Yapım Eki Olan “-ki”
* İsimlere eklenerek yer ve zaman bildiren sıfatlar türeten ektir. Zaman bildiren sözcüklerin sonuna doğrudan eklenirken, yer bildiren sıfatlar türetirken “-de” durum ekiyle birlikte kullanılır.
Sabahki sözlerin çok anlamlıydı.
Yarınki toplantı önemliymiş.
Köşedeki kahve yıkılacakmış.
Çatıdaki kuş yuvası bu mevsimde dolardı.
* Sadece “–ki” ve az da olsa “–kü” şekilleri vardır:
Bu yılki sınav, yarınki maç, dünkü film, bugünkü aklım...
Masadaki kitaplar, duvardaki saat, evdeki hesap...
4. ÇOĞUL EKİ (-ler / -lar)
Cins isimlerine gelerek onların çoğul şekillerini yapar.Sözcükler arasında ilgi kurmaz:
Dağlar, düşünceler, amaçlar, öğrenciler, sevgiler, dertler...
Özel isimlere getirildiğinde:
1. Aile anlamı katar; -gil ekinin yerine kullanılır, yapım eki görevinde olduğu için ayrılmadan yazılır.
Yarın Ahmetlere gideceğiz.
İzmir’e, amcamlara/dedemlere/teyzemlere gideceğiz. (burada özel isme getirilmemiş.)
Aliler bize gelecekler.
2. Benzerleri anlamı katar, kesme işaretiyle ayırarak yazılır:
Bu millet nice Fatih'ler, Kemal'ler yetiştirecektir.
Bu topraklarda ne Çaldıran’lar, ne Ridaniye’ler yaşandı.
3. Aynı ismi taşıyanları belirtir:
Sınıftaki Ali’ler ayağa kalksın.
Hüseyin’lerin hepsi buraya gelsin.
4. Abartma anlamı katar:
Çalışmak için ta Almanya’lara gitti.
5. Topluluk kavramı bildirir:
Türkler, Yunanlar, Adanalılar, Konyalılar...
Bunların dışında:
* İkilemeler yapar:
Yıllar yılı bekledik.
* Abartma anlamı katar, bazen “bir” sözcüğüyle birlikte bu anlamı verir:
Ateşler içinde kıvranıyordu.
O gün dünyalar benim olmuştu.
Valizler dolusu kitapları ne zaman almıştı.
Bir kumaşlar almış, görmelisiniz.
Bir bahçeler var, sözle anlatılmaz.
Bir zamanlar ne kadar şendik.
* Çoğul zamirlere getirilerek tekrar çoğul yapar:
Bizler, sizler
*Saygı veya alay anlamı katar:
Dostumuz nedense bizi çağırmamışlar.
Müdür Bey döndüler mi?
* Her anlamı katar:
Akşamları erken yemek yeriz.
Sabahları geç kalkarım.
* “Yaş” sözcüğüne getirilerek yaşça yaklaşıklık bildirir:
O zaman henüz sekiz yaşlarında idi.
UYARI
İyelik üçüncü çoğul eki ve şahıs eki ile karıştırılmamalıdır.
Çocuklar (çoğul eki) annelerini (iyelik eki) bekliyorlar (şahıs eki).
5. “mİ” SORU EKİ
Hem isimlere hem de fiillere getirilen bir çekim ekidir:
Gelecek miydin? (fiile)
Sen misin? (isme)
* Her zaman kendinden önceki sözcükten ayrı yazılır.
Evde misiniz?
Annem de geliyor muydu?
* Büyük ve küçük ünlü uyumu kurallarına uyar:
Salı mı? Sen mi? O mu? Ölü mü?
* Soru ekinden sonra gelen ekler kendisine bitişik yazılır.
Seni çağıran bu çocuk muydu?
* Vurguyu kendinden önceki sözcüğe aktarır. Yani mi soru ekinden önce gelen sözcük vurgulanan sözcüktür:
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
* Soru anlamının dışında başka görevlerde de kullanılır:
* Pekiştirme görevinde:
Güzel mi güzel bir yer burası.
6. EKEYLEM (EKFİİL)
İsim soylu sözcüklerin sonuna gelerek onların yüklem olmasını sağlayan, ek durumundaki fiildir.
“imek” fiilinin ek olarak kullanımıdır. Genellikle bitişik yazılır.
Dört kipe göre çekimi vardır:
* Geniş zaman
* -di’li geçmiş zaman
* -miş’li geçmiş zaman
* Koşul kipi
1. Geniş zaman
İsim soylu sözcüklere kişi ekleri getirilerek yapılır. Bunlar geniş zaman eklerinin yerini tutar. Üçüncü kişilere “-dir” eki getirilir.
“insanım, insansın, insan(dır), insanız, insansınız, insan(dır)lar”
Ben bir küçük kelebeğim.
Üstümüze doğan bir güneşsin sen.
Her taraf bugün bir başka güzel(dir).
* Bu ek fiillere getirildiğinde kesinlik veya olasılık anlamı katar.
Ulaş şimdi tatil yapıyordur. (olasılık)
Bu durumda işe gitmeyecektir. (kesinlik)
2. -di’li geçmiş zaman
Ekfiilin bilinen geçmiş zaman çekimi, kavramların ve varlıkların bilinen geçmişteki durumuna şahit olunduğunu gösterir.
“idim, idin, idi, idik, idiniz, idiler”
Bir güzelin hayranıydım. ‹hayranı i-di-m
Dün daha heyecanlıydın. ‹heyecanlı i-di-n
Merhametli biriydi. ‹biri i-di
3. -miş’li geçmiş zaman
Ekfiilin bilinmeyen (öğrenilen) geçmiş zaman çekimi, kavramların ve varlıkların öğrenilen geçmişteki durumunun başkasından duyulduğunu anlatır.
“imişim, imişsin, imiş, imişiz, imişsiniz, imişler”
Suçlanan ben-miş-im. ‹ ben imişim
Meğer sen ne çalışkan-mış-sın. ‹ çalışkan imişsin
Adam yirmi yıldır evine hasret-miş. ‹ hasret imiş
4. Koşul
Eklendiği isimlerle yancümlecik kurar ve temel cümlenin koşulunu bildirir. Bazen karşılaştırma anlamı da katar.
“isem, isen, ise, isek, iseniz, iseler”
Elbise ucuzsa hemen alalım. ‹ucuz ise
Maaşlar düşük, giderlerse oldukça fazla. ‹giderler ise (karşılaştırma)
DİKKAT!
Ben iyi bir okurum. Ek-fiilin geniş zamanı
Hep iyi kitaplar okurum. Şahıs eki
Benim okurum anlayışlıdır. İlgi eki ve iyelik eki
Öğrenciydi ek-fiil çekimi
Uyuyordu birleşik çekim
Öğrenciymiş ek-fiil
Uyuyormuş birleşik zaman
Öğrenciyse ek-fiil
Uyuyorsa birleşik zaman
Not: Ekfiilin olumsuzu ekfiilden önce “değil” kelimesi getirilerek yapılır:
Birinci değilim, değildim, değilmişim, değilsem
.
|