
13.02.09
|
|
|
Kurucu Üye
-------------------
|
|
Üyelik Tarihi : 19-04-2008
Thanks: 49
Aldığım Teşekkür: 41
Tecrübe Puanı : 3321
|
|
|
Rönesans ve Reform Hareketleri
.
RÖNESANS
15. ve 16. yüzyıllarda önce İtalya'da başlayan ve daha sonra Avrupa'da yayılan edebiyat, güzel sanatlar ve bilim alanındaki gelişmeler, yenilikler ve anlayışlara "Yeniden Doğuş" anlamında Rönesans denilmiştir.
Rönesans'ın Nedenleri
*Ortaçağdan beri yapılan çalışmaların, XV. ve XVI. yy. da olgunlaşması.
*XV. ve XVI. yy.da, büyük sanatkârların yetişmiş olması
*Ortaçağ'ın sonlarına doğru kültür ve sanatta önemli bir birikimin oluşması.
*Avrupa'nın İspanya'da Endülüs Emevi Devleti ve Sicilya aracılığı ile İslam Medeniyeti'ni tanıması.
*Matbaanın geniş kullanım alanına girmesiyle yeni buluş ve düşüncelerin yayılması.
*Avrupa'da kültür ve sanat faaliyetlerini destekleyen, bilim adamları ve sanatkârları himaye eden varlıklı kişilerin (mesenlerin) ortaya çıkması.
*Coğrafi Keşiflerden sonra zenginleşen Avrupa'da, sanattan ve edebiyattan zevk alan bir sınıfın ortaya çıkması.
*Yazar, şair ve sanatçıları koruyan ve destekleyen varlıklı kişilerin olması
*Antikçağ (Eskiçağ) eserlerinin incelenmesi.
* İstanbul'un fethinden sonra İstanbul’dan, İtalya’ya göç eden Bizans bilginlerinin eski Yunancayı öğretmeleri ve eski eserleri tanıtmaları. ( Antikite' yi tanıtmaları ).
Rönesans "Yeniden doğuş" anlamına gelen bir süreçtir. Rönesans, 14. yüzyılın sonlarında İtalya'da başlamıştır. Rönesans'ın ilk önce İtalya'da başlamasında; İtalya'nın coğrafi konumu, ekonomik durumu, dini ve tarihi önemi, siyasal durumu ve İslam Medeniyetinden etkilenmesi önemli rol oynamıştır.
İtalya'da Rönesans, 14. yüzyılın sonlarında Hümanizma ile başlamıştır. Hümanizma; Eski Yunan ve Latin kültürünü en yüksek kültür örneği olarak alan ve Ortaçağ'ın skolastik düşüncesine karşı Avrupa'da doğup gelişen felsefe, bilim ve sanat görüşü, insanlık sevgisini en yüce amaç ve olgunluk sayan bir doktrindir.
İtalya'da Eskiçağ'dan kalan antik eserleri incelemek ve benzerlerini yapabilmek amacıyla akademiler kurularak Yunanca, Latince ve İbranice metinler incelendi. Hümanizma, insanın kendini tanımasına, yasalarını yapmasına ve haklarını korumasına zemin hazırlamıştır. 15. yüzyılda başlayan bir süreç, aynı yüzyıl içinde bütün Avrupa'ya yayıldı. Bu yenilikte, Roma ve Grek başarılarının yeniden cezalandırılması istemi vardır. Rönesans şu temel anlayışlara dayanıyordu:
1)Yeryüzü ilgi çekici ve araştırılmaya değer bir yerdir,
2)İnsan güçlüdür ve bu gücüyle büyük başarılar elde edebilir,
3)İnsanın sürekli gayretli olması şerefli bir şeydir.
4)Gerçek güzeldir.
Bu anlayışlara bağlı olarak da yaşadığımız dünya o kadar ilgi çekici bir yerdir ki, başka dünyaları düşünmenin hiçbir anlamı yoktur anlayışı egemendir.
Rönesans döneminin yaratıcılığının esas yürütücü gücü tüccarlardır. Bunlar en kazançlı ticaretin hangi alanda olduğunu araştırdılar ve bu yoldan sağladıkları zenginlikleri sanat ve endüstri yeniliklerine yatırdılar. Rönesans; Floransa, Venedik, İngiltere, Portekiz, Hollanda gibi küçük kent-devletlerinde ya da metropollerde doğmuştur.
Nihayet 11. yüzyılın sonundan itibaren başlayan Haçlı Seferleri sırasında Avrupalılar Müslüman ülkelerdeki parlak medeniyetle ilk defa karşı karşıya geldiler. Daha sonra bu medeniyet Endülüs Emevileri vasıtasıyla Avrupa’ya geçti. İslam âlimlerinin fen sahasında verdiği eserler Avrupa dillerine çevrildi ve okutuldu. Böylece batıda bilimsel sahada ilerleme ve teknik gelişmelerin temeli atılmış oldu.
Avrupa’da sanat ve bilimin geliştirilmesi, canlandırılması için girişilen ve daha sonra Rönesans adı verilen asıl hareket ise 1453’te İstanbul’un fethinden sonra ilk defa ciddi bir şekilde İtalya’da ortaya çıktı. Hareketin öncülüğünü İtalya’nın yapmasının en önemli sebepleri şunlardır:
1. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettikten sonra, isteyen bilim adamlarının İtalya’ya gidebileceklerini bildirmesi: İslam medeniyeti ve bilimsel hareketleri hakkında en fazla bilgiye sahip bulunan bu Bizanslı âlimlerin bilim ve sanat alanında yaptıkları çevirmeler ve yazdıkları eserlerin yayımlanması sonunda İtalya’da yaşayan insanların bilgi ufukları genişledi ve derinleşti.
2. Doğu dünyası ile en çok İtalyan gemicilerinin bağlantılarının bulunması ve bunların İslam ülkelerindeki zenginlik, refah, düzen, intizam, adalet ve iman hürriyetini her vesileyle dile getirmeleri.
3. Ortaçağ Avrupa’sında en zengin memleketin İtalya olması: İtalya’da bulunan Cenova, Venedik, Piza ve Floransa şehirleri Haçlıları barındırmaktan ve baharat ticaretini ellerinde tutmaktan dolayı dünyanın en zengin şehirleri haline gelmişlerdi. Zamanla bu şehirlerde devlet idaresi tüccar prenslerin veya sadece tüccarların eline geçti. Bu zenginler de aynen İslam ülkelerinde şahit oldukları uygulamalara benzer olarak şairleri, sanatkârları, fikir adamlarını himaye ve teşvik etmeye başladılar.
Rönesans üzerinde derin araştırmalar yapan Burkhard: “Rönesans insanın keşfedilmesidir.” demektedir. Gerçekten de ortaçağda Avrupa’da insanın hiçbir kıymeti yoktu. Engizisyon mahkemelerinde yüz binlerce insan haksız yere ve çok defa sırf servetlerini ele geçirebilmek için öldürüldü. Papazlar çeşitli menfaatler karşılığında günahları affediyorlardı. Hatta Cennetten yerler satıyorlardı. Mantık ve insani esaslar kaybolmuştu. İslam âlimlerinin kitaplarını okuyarak dünyanın döndüğünü ilan eden Galile ve daha pek çok düşünür çeşitli işkenceler görmüş pek çoğu öldürülmüştür. Bu itibarla Rönesans hareketi ilim ve teknikteki ilerlemenin yanı sıra insan ve doğa sevgisini de beraberinde getirdi. Rönesans’ın öncüleri, sanat faaliyetlerinin yanı sıra edebiyat, tarih ve arkeolojiye de önem verdiler. Resim ve tasvir anlayışı gelişti. Mimaride gotik tarzı terk edilerek barok ve rokoko üslubu geliştirildi. Rönesans mimarlığının başlıca özellikleri ölçü, sadelik ve doğallıktır.
Bu şekilde İtalya’da başlayan Rönesans hareketi kısa zamanda bütün Avrupa’da yayıldı. Rönesans daha ziyade Fransa’da sanat; Almanya’da dini tablo ve resimler; İngiltere’de edebiyat; İspanya’da resim ve edebiyat alanında gelişti.
İtalya’daki Rönesans hareketinde eski Yunan ve Roma ediplerinden Tacitus, Sophokles, Domosten, Platon, Çiçeron ve Virgil’in eserleri tekrar ortaya çıkarıldı.
İtalyan fikir adamı ve yazarlarından Machiavel (1469–1530), Ariosto (1474–1535), Tasso (1544–1595) yetişip eserler verdiler. Machiavel’in Hükümdar adlı eseri meşhurdur.
Ressamlardan Rafael (1483–1520) aynı zamanda heykeltıraş, mimar ve edebiyatçı da olan Leonardo da Vinci (1452–1591), Mikelanj (1475–1564) bu devirde İtalya’da yetişen sanatkârlardır.
Fransa, edebiyat ve düşünce sahalarında İtalya’yı geçerek; Ronsard (1525–1585), Montaigne (1533–1592), Rabelais (1495–1555), mimarlıkta Louvre Sarayını yapan Pierre Loscot, Tuileries Sarayını yapan Jean Bullant, resimde de François Clouet yetiştiler.
Fransız krallarından I. François (1515–1547) zamanında Collège de France kuruldu.
Almanya’da daha çok dini alanda değişiklikler oldu. Almanya’da hümanizm akımında Erasmus (1467–1536), Röklen (1452–1522), Luther (1483–1546), resimde Albrecht Dürer (1471–1528) yetişti.
İngiltere’de tiyatro sahasında eserleriyle tanınan Shakespeare (1564–1610), İspanya’da Donkişot yazarı Cervantes (1547–1616), ressam Velasquez (1599–1660), Hollanda’da ressam Rembrand (1607–1669), Polonya’da İslam âlimlerinden sonra Avrupa’da ilk defa dünyanın güneş etrafında döndüğünü söyleyen Kopernik (1473–1543) yetiştiler. Rönesans devrinde yapılan eserler Avrupa’da hâlâ mevcuttur. Ressam ve heykeltıraşların tablo ve heykelleri müzelerde bulunmaktadır.
Rönesansın Sonuçları
*Avrupa ülkelerinde bilim, sanat, edebiyat alanlarında yeni bir dünya görüşü ortaya çıktı.
*Skolastik düşünce yıkıldı. Düşüncede serbest bir ortam doğdu.
*Deney ve gözleme dayanan pozitif düşünce ortaya çıktı.
*Kilise zayıfladı. Bu durum Reform Hareketlerini başlattı.
*Bu döneme kadar bilim, sanat ve medeniyet alanlarında İslam Ülkeleri öncülük yaparken, Rönesans hareketleriyle Avrupa Ülkeleri öne geçti.
*Avrupa'da insan faktörü öne çıktı. İnsanlar kendi haklarına sahip çıkmaya başladılar.
REFORM
Reform’un sözlük anlamı; ıslahat, yeniden şekil verme ve düzenlemedir. Katolik kilisesinin bozulması ve dini amaçlarından uzaklaşması üzerine XVI. yüzyılda Almanya’da başlayarak diğer Avrupa ülkelerine yayılan dini alandaki yeniliklerdir.
Reformun Nedenleri
Katolik Kilisesinin Bozulması
Bu dönemde Katolik Kilisesi dini işlerden daha çok siyasi ve ekonomik işlerle uğraşması kilisenin saygınlığını yitirmesinin en önemli nedenidir.
Kilisenin, halktan günahların bağışlanması karşılığında para toplamasına “Endülijans” denilmekteydi. Endülijans uygulaması, zamanla kilisenin zenginleşmesine halkın fakirleşmesine ve kiliseye karşı tepki duymasına neden olmuştur.
Rönesans’ın Etkisi
Rönesans, skolastik düşüncenin yıkılmasına ve pozitif düşüncenin doğmasına yol açtı. İnsanlar, daha özgür ve gerçekçi düşünmeye başladılar. Dini konuları ele alan Hümanistler, bunlar hakkında birçok yazı yazdılar. Kiliseyi ve papazların yaşantısını şiddetle eleştirdiler.
Matbaanın Etkisi
Matbaanın geliştirilmesi birçok kitabın basılmasına, Hümanizm ve Rönesans düşüncesinin geniş kitleler arasında yayılmasına neden oldu. İncil’in milli dillere çevrilerek çok sayıda basılması da tüm Hıristiyanlarca okunmasına ortam hazırladı. Böylece, Hıristiyanlar, dinin temel esaslarının kilise tarafından değiştirildiğini anladılar.
Siyasi Durumun Etkisi
Kilisenin, siyasi kurumlar üzerindeki etkisinin artması, yenilik taraftarı olan kralların ve prenslerin Katolik Kilisesine karşı ayaklanmalarına neden olmuştur. Bu ayaklanmalar önce Almanya’da başlamıştır.
REFORM’UN DOĞUŞU
Alman hümanistlerin (Erasmus, Luther, Röklen) eserlerinde din ve kilise gerçeklerini halka anlatmaları, Katolik kilisesine karşı ilk hareketlerin Almanya’da başlamasına neden oldu. Reform düşüncesi önce Almanya’da Martin Luther tarafından ortaya atıldı. Sonunda Luther’in görüşleriyle Protestan mezhebi doğdu. Katolikler ve Protestanlar arasında mezhep savaşları başladı. Bu mücadeleler Ogsburg Antlaşması ile sona erdi (1555).
Bu antlaşmayla;
- Protestan mezhebi ve kilisesi resmen tanındı.
- Alman prenslere, istedikleri mezhebi seçme ve seç tikleri mezhebi kendi uyruğundakilere de kabul ettirme hakkı tanındı.
- Prensler, kendi toprakları üzerindeki dini işlerin mut lak hakimi oldu.
- Prenslerin mezheplerini kabul etmek istemeyen hal kın başka ülkelere göç etmelerine izin verildi.
REFORM HAREKETLERİ’NİN YAYILMASI
Almanya’da başlayan Reform Hareketleri zamanla bütün Katolik dünyasını etkiledi.
Fransa’da Reform Hareketleri’nin öncülüğünü Luther’in düşüncelerini benimseyen Kalven yaptı.
Kalven’e göre Hıristiyanlığın temeli İncil’dir.
Kul ile Allah arasına din adamlarının girmesi doğru değildir.
Azizlerin heykel ve resimlerine tapılamaz.
Yapılan ayinlerin çoğu gereksizdir.
Onun düşünceleri özellikle aydın tabaka arasında benimsendi ve yayıldı. Onun taraftarlarının oluşturduğu mezhebe Kalvenizm, mensuplarına Kalvenistler dendi. Kalvenistlere Fransa’da çok baskı ve zulüm yapıldı. Buna rağmen Kalvenizm mezhebi yayılmaya devam etti. Kral IV. Henry 1598 yılında Nant Fermanı ile Kalvenizm mezhebine inanç serbestiyeti verdi. Böylece Fransa’da Katolik mezhebi yanında Kalvenizm mezhebi de ortaya çıkmış oldu.
Fransa ve Almanya’da halktan gelen dinde Reform isteği İngiltere’de Kral VIII. Henry (1509 – 1547) tarafından ortaya atıldı. Kral, İngiliz kilisesini kendine bağlayarak reformları halka zorla kabul ettirdi. Kraliçe Elizabeth (1558 – 1603) zamanında Katolik ve Kalvenist prensipler uzaklaştırılarak ülkede huzurun sağlanmasına çalışıldı. İngiltere’de Anglikan Kilisesi kuruldu ve resmen tanındı.
İskoçya’da Kalvenizm mezhebi kabul edildi ve bu mezhebe “Presbiteryen” adı verildi. İsveç, Norveç ve Danimarka’da ise Protestan mezhebi benimsendi.
REFORM’UN SONUÇLARI
- Avrupa’da mezhep birliği parçalandı. Katolik ve Ortodoks mezhepleri yanında yeni mezhepler ortaya çıktı.
- Hıristiyanlık dünyasında papaya duyulan sevgi ve bağlılık azaldı. Papaların etkisi azaldı.
- Katolik kilisesi kendisini yenilemek zorunda kaldı.
- Eğitim ve öğretim kilisenin elinden alınarak halka mal edildi. Böylece laik bir eğitim sistemi kuruldu.
- Katolik kilisesinden ayrılan ülkelerde kilisenin malları ve topraklarına el konuldu.
- Protestan krallar ve prensler ülkelerinde din işlerinin mutlak hakimi oldular.
- Reform Hareketleri Avrupa’yı siyasi yönden olumsuz etkiledi. Şarlken’in Osmanlı Devleti üzerine yapmayı planladığı Haçlı Seferi bölünmelerden dolayı gerçekleşmedi. Avrupa’da mezhepler arasında savaşlar başladı. Mezhep Savaşları, Osmanlı Devleti’nin Avrupa’da ilerlemesini kolaylaştırdı.
Rönesans ve Reform Hareketleri Avrupa’da her alanda gelişmeyi önleyen engellerin ortadan kalkmasını sağlamıştır.
.
|