
06.05.08
|
|
|
Kurucu Üye
-------------------
|
|
Üyelik Tarihi : 19-04-2008
Thanks: 49
Aldığım Teşekkür: 41
Tecrübe Puanı : 3321
|
|
|
Eskicinin Oğulları - Orhan Kemal
Topal eskici, oğulları Mehmet ve Ali birlikte ayakkabı tamiri yapan bir dükkân işletmektedir. Eskici, önceden zengin bir ailenin çocuğu olduğu için varlıklı bir yaşam sürdürmektedir. Ayakkabı tamirciliğinden kazandığı para onu hiç hoşnut etmemektedir.
Bir gün, tam karşısında aynı işi yapan bir başka dükkân daha açılır. Dükkânın sahibi Yugoslav göçmenidir. Dükkânın açılması ile eskicinin dükkânı artık aileyi besleyemeyecek duruma gelir. Eskici, işini yitiren, üç çocuk babası olan oğlu Mehmet’in yeniden bir iş bulması gerektiğini düşünmeye başlar. Bu düşüncesini küçük oğlu Ali’ye söyler. Ali, babasına çok sinirlenir. Kendi çıkarları için öz oğlunu fazlalık gibi görmesine kızar. Olgun bir kişi olan Mehmet durumu öğrenince üzülmez. Babasını haklı bularak karısıyla gitmeye karar verir. Ali de bunu duyunca ağabeyiyle evden ayrılmayı düşünür.
Eskici, oğullarının bu başkaldırısına çok içerler. Üst üste şarap içer ve sarhoş bir durumda oğlunun evine giderek orada ağlar. Ali, karın tokluğuna çalıştığı halde hakaret gördüğü babasından bıkmıştır. Dükkânda babasıyla kavga eder ve ağabeyiyle gideceğini söyler. Eskici, önceleri bir sürü kötü laf sayıp döker; sonra da yalnız kalacağını düşünerek ağlamaya başlar. Mahallede de eskicinin karısı, oğlu ve gelini hakkında dedikodu eder. Onların evden ayrılışını bir türlü kabullenmez.
Ali, Mehmet’in evine gider. Babasının hareketlerini anlatır. Artık dükkâna ve eve dönmeme kararını açıklar. O sırada kütlü amelesi (pamuk işçisi) toplayan elçi gelir. Mehmet, Ali ve Mehmet’in karısı avans alırlar. İki kardeş karar verirler. Kütlüden kazandıkları para ile gezici bir eskici dükkânı açacaklardır. Eskici, oğluna yaptığı hareketten pişmanlık duymaktadır. Karısını Ali’ye gönderir, dönmesi için her yolu dener. Ali dönmez. Mehmet bir ara babasının dükkânına uğradığında ağzından kütlü işine girdiklerini kaçırır. Babası önce çok öfkelenir. Sonra Mehmet’e, “Ali’yi benden ayırma!” diye yalvarmaya başlar. Mehmet planlarını anlatır babasına. Eskici, biraz ikna olur. Oğullarının kazandıkları ile kendilerininkileri birleştirince “Ismarışçı (Sipariş üzerine ayakkabı üreten)” dükkânı açabileceklerini hayal eder. Böylelikle eski zengin günlerine geri dönebilecektir. Mehmet, herkesin bu zengin olma zaafından yararlanarak onları kütlü işinde çalışma konusunda ikna eder. Anne bile çalışacaktır. Evin kızı Zeliha ikna olmaz yalnızca. Asil bir soydan gelen ailesine bunu yakıştıramamaktadır.
Aile, kötü bir kamyonla çalışmak için tarlaya doğru yol alır. Bu yolculuk esnasında Zeliha ile kamyonun şoförü Ünal arasında bir ilişki başlar. Aile, bir çadırda kalmaktadır. Sefil bir yaşam vardır. Gece Zeliha ve Ünal buluşurlar. Birbirlerinden ayrılmayacaklarına söz verirler. Bu arada ailenin yiyecekleri tükenmek üzeredir. Herkesin elçinin gelip avans vermesini beklemektedir. Elçi yerine Ünal gelir. İçki, yiyecek ve Atebrin hapı getirir. Aileye sıtma musallat olmuştur. Zeliha ve Mehmet’in çocukları ateş içinde yanmaktadır. Yine de aile pamuk toplamaya devam eder. Çünkü eski varlıklı günlerine dönebilmeleri için bu şarttır.
Eskici ile Ali yine kavga eder. Bunun üzerine eskici tarladan dükkânına geri dönmeye karar verir ve damadı gibi görmeye başladığı Ünal’a birlikte çalışmayı önerir. Ünal için bu çok iyi bir öneridir. Fakat Ali ve Mehmet’ten çekinir. Herkes, Ali’yi Mehmet’in kışkırttığına inanmaktadır. Eskici Mehmet’e tokat atar, onları evlatlıktan reddettiğini söyleyerek karısı, kızı ve Ünal ile kente döner. Tarlada kalan ailenin yiyeceği tamamen tükenmiştir. Elçi gelince avans isterler, elçi ise az pamuk topladıkları için onlara kızar. Pamuklar tartılır ve toplanan pamuk alınan avansın yarısını bile karşılamaz. Elçinin getirdiği usta işçiler onlara verilen tarlaya dalıp pamuk toplamaya başlarlar. Yeni gelen ailelerden birini kızı olan Zeynep, sıtmadan harap olmuş Mehmet’in ailesine yardım eder ve Ali ile aralarında bir aşk başlar.
Eskicinin öfkesi geçmiştir. Ünal’ı bir hayvan gibi görmekte ve oğullarını özlemektedir. Bir gün Ali’nin dükkânının kapısına yığılıp kaldığını görür. Eskici onu kucaklar ve ağlamaya başlar. Mehmet, Ali’den daha kötü durumdadır. Mehmet’i hastaneye götürürler. Fakat yer bulamazlar. Eskici dükkânını satıp parayı oğullarının iyileşmesi için harcar. Gelin Zeynep ile damat Ünal’ın fabrikada iş bulmasıyla roman sona erer.
|