
22.12.08
|
|
|
-------------------
|
|
Üyelik Tarihi : 26-09-2008
Thanks: 1
Aldığım Teşekkür: 7
Tecrübe Puanı : 30
Tecrübe : 
|
|
|
Fuzuli
FUZULİ
1495 yılında Irak'ın Hille şehrinde doğdu. Asıl adı Mehmet'tir. iyi bir öğrenim gördü. Bağdat'ın fethinden sonra Kanuni Sultan Süleyman'a ve devletin ileri gelenlerine kasideler takdim etti. Böylece dikkatleri çekti. Kendisine dokuz akçelik bir maaş bağlandı. Hayatı Hille, Bağdat ve Kerbela dolaylarında geçti. Bir veba salgını sırasında öldü. Azeri lehçesiyle şiirler yazdı. Türk edebiyatının en büyük şairlerinden biri sayıldı. Kendisinden sonra gelen pek çok şairi etkiledi. 1556 yılında öldü.
Türkçe, Farsça ve Arapça şiirler yazdı. Bu üç dilde oluşturduğu birer "Divan"ı vardır. Ayrıca Türk edebiyatının en güzel Leyla vü Mecnun mesnevisi Fuzuli'ye aittir. Başka eserleri de bulunmaktadır
En tanınmış Türk divan şairidir. Asıl adı Mehmet bin Süleyman'dır. Öğrenimi hakkında kesin bir bilgi olmayıp, eserlerinden islami bilimler ve dil alanında çok iyi bir eğitim aldığı anlaşılmaktadır.Türkçe divanının önsözünde şiirin özünü sevgi, temelini bilim oluşturur demektedir. "Bilimsiz şiir temelsiz duvar gibidir, temelsiz duvar da değersizdir." der.
Türkçe divanındaki şiirlerini Azeri lehçesinde yazmıştır. Aynı zamanda Arapça ve Farça divanlarından bu dilleri de çok iyi bildiği anlaşılmaktadır. Eserlerinde kullandığı dil dönemindeki divan şairlerine göre daha sade, anlaşılır bir Türkçedir. Halk deyişlerinden bolca yararlanmıştır.
Bedensel zevklerden ziyade tasavvufi bir aşk, ehlibeyte duyulan özlem, ayrılık acısı şiirlerinin konusunu oluşturmuştur. Duygu ve düşüncelerini çok içten ve lirik bir şekilde ifade etmeyi kolayca başarmıştır. Bu açıdan bakıldığında Türk şiirinde karşılaştırılabileceği tek şair Yunus Emre'dir. Leyla ve Mecnun mesnevisi aynı konuda yazılmış (Arapça ve Farsça dahil) en iyi mesnevilerden biridir.
İran şiirinden Hafız, Türk şiirinden ise Nesimi ve Nevai çizgisini en başarılı şekilde kemale erdirmiştir. Kendisinden sonra gelen bütün divan şairlerini etkilemiştir.
Kanuni'nin Bağdat'ı fethinden sonra (1434) padişaha kasideler sunmuştur. Padişah tarafından beğenilen kasideler karşılığında dokuz akçelik maaşla ödüllendirilmiştir. Maaşını alamayınca o çok meşhur "Şikayetname"sini yazmıştır.
Çokça zikredilen beyitlerinden bazıları şunlardır:
Aşk imiş her ne var alemde
İlim bir kıl ü kal imiş
Mende Mecnundan füzun aşıklık isti'dadı var
Aşık-ı sadık menem Mecnunun ancak adı var
Hasılım yoh ser-i küyunda beladan gayrı
Garazım yoh reh-i aşkında fenadan gayrı
Eyle sermestem ki idrak etmezem dünya nedir
Men kimem saki olan kimdir mey ü sahba nedir
Dest busi arzusıyle ger ölsem dustlar
Kuze eylen toprağım sunun anınla yare su
Ya rab bela-yı aşk ile kıl müptela meni
Bir dem bela-yı aşktan etme cüda meni
Başlıca Eserleri
Hadikatü's-Süeda (1837, Kerbela olayını anlatan düzyazı)
Türkçe Divan (1838, 1958)
Sıhhat u Maraz (1940, tıp bilgileri)
Enis'ül-Kalb (1944)
Fuzuli'nin Mektupları (1948)
Terceme-i Hadis-i Erbain (1951)
Leyla vü Mecnun (3 bin 96 beyitlik mesnevi)
Rind ü Zahid (1956)
Beng ü Bade (1956, 444 beyitlik Türkçe mesnevi)
Arapça Divan (1958)
Matlau'l İtikad (1962)
Heft Cam (tasavvuf içerikli, 327 beyitlik Farsça mesnevi)
Saki name(tasavvuf içerikli mesnevisidir)
Şikayetname(nesir türündedir)
.
|