Trendyol 336*280
Kapatmak İçin Tıklayınız

Go Back   EdebiyatDenizi.Com - Edebi ve Düşünsel Ufkunuz > EDEBİYAT > Dünya Edebiyatı
Kayıt ol Yardım Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Loading

Reklam Alanı
Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Reklam Alanı
  #1  
Alt 25.05.08
DenizYıLdızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kurucu Üye
-------------------
DenizYıLdızı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üye Numarası : 21
Üyelik Tarihi : 19-04-2008
Bulunduğu Yer : İZMİR
Mesaj Sayısı : 2.577
Thanks: 49
Aldığım Teşekkür: 41
Tecrübe Puanı : 3321
Tecrübe : DenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond repute
Olimposlu Tanrılar

OLİMPOS

Yunanistan'ın en yüksek dağı olan Olympos (Olimpos) dağı, Yunan mitolojisinde tanrıların oturduğu dağdır. Tanrıların kralı Zeus'un meskeni olan Olympos, Zeus dışında, Yunan mitolojisinin 12 büyük tanrısının evidir. Bu 12 büyük tanrıya, diğer ufak tanrılardan ayırmak için, "Olimpiyan" (Olympian) veya "Olimposlu Tanrılar" da denir.


Olimpos'da sürekli olarak yaşayan ve her kaynakta Olimpiyan olarak geçen 10 tanrı vardır bunlar:
Zeus, Hera, Poseidon, Ares, Hermes, Hephaistos, Afrodit, Apollo, Athena ve Artemis'tir.

Bunların dışında, 12'lik Olimpiyan tanrılarından zaman zaman sayılan, zaman zamansa sayılmayan ve sürekli olarak Olimpos'da bulunmayan dört tanrı vardır:

Hades, Demeter, Dionysos, Hestia’dır.



1) Zeus: Eski Yunan mitolojisi'nde Olympos dağının tek sahibidir. Gökyüzünün, şimşek ve gök gürültülerinin tanrısıdır. Çoğu zaman elinde bir şimşek ile resmedilmiştir. Rhea, Zeus’u doğurur. Fakat Zeus'un Titanlara düşman olacağını önceden bilen Titanların annesi Gaia Zeus’u öldürme emrini ikinci oğlu Kronos'a verir. Kronos Rhea'ya giderek olayı anlatır ve Rhea, Zeus’u Titanlara vereceğine ilişkin söz verir. Fakat Zeus doğduktan sonra bu sözünden vazgeçer ve Zeus’u bir kartala emanet eder. Kronos gelince de bebeğe benzeyen bir taş parçasını beze sarıp Kronos’a uzatır. Kronos taşı fark etmeden yutar ve geri gider. Gel gelelim Gaia olayı öğrenmiştir ve oğlu Kronos’u yok eder.

Zeus ise bir mağarada büyür yeterli güce ulaşınca annesini ve kardeşleri Hades ve Poseidon'u esir eden Gaia’nın elinden kurtarır ve Titanlara savaş açar. Titanların ruhlarını yakalayarak onları esir eder fakat en büyük Titan olan Atlas, bu olayı duyunca hemen savaş bölgesine gider ve tam Gaia ve dört kardeşi esir olacakken onları kurtarır. Zeus da Atlas'ın ruhunu yakalar ve onu sonsuza dek dünyayı taşımaya mahkûm eder. Kurtulan diğer Titanlar yeraltında daha güvenli bir yerde yaşamaya başlamışlardır. Anne Titan Gaia Zeus'dan intikam almak için oğlu Prometheus'u Olympos dağındaki hayat ateşini çalmak için gönderir. Prometheus ateşi Zeus’tan çalmayı başarır. Gaia bu ateşle insanoğlunu yaratır ve Zeus’a düşman etmek için uğraşır. Ama insanlar Zeus'un tanrı olduğuna inanır ve ona taparlar.

Gaia'nın bu planı da boşa gitmiştir. Aradan uzun zaman geçer ve Zeus'un iki tane çocuğu olur; Ares ve Athena adlı bu iki yeni savaş tanrısı Olympos dağının üyesi olurlar. Athena Titanlarla dost olur. Bunu öğrenen Ares, babası Zeus'a bildirir Zeus da Athena'ya bir daha yeryüzüne inmeme cezası verir. Athena artık Ares'e düşman olmuştur. Ares'in dünyayı ele geçirmek için topladığı orduyu Athena yok eder. Ares de buna karşılık Athena'nın kenti Atina'yı yıkmak için işe koyulur; fakat Ares Atina'ya giremez. Kenti yok etmenin yollarını düşünen Ares, Atina’da olan bir savaşı izler. Bu savaş Barbarlarla Spartalıların (Ispartalıların) savaşıdır. Yenilen Sparta ordusundan geriye tek bir kişi kalır. O da Sparta ordusunun komutanı Kratos'tur. Kratos evinden ayrılırken karısına ve kızına ölmemek için söz verir. Barbar lideri ise Kratos'u köşeye sıkıştırır ve tam öldürecekken Kratos düşmanını yok etmesi karşılında yaşamını Ares’e satar.

Ares'in eline büyük bir fırsat geçmiştir. Kratos'u Atina’yı yıkmak için kullanmak ister. Kratos’un önerisini kabul eder ve tüm Barbarları yok eder. Kratos'a Kaos bıçaklarını verir. Bu bıçaklar üç metrelik bir zincire bağlıdır. Bu zincirler Kratos’un eline yapışır. Kratos artık bir tanrı gücüne kavuşmuştur. Ares Kratos’tan Kratos'un köyündeki herkesi öldürmesini ister. Kratos herkesi öldürür. Geriye bir tek kızı ve karısı kalır. Ares Kratos'un iradesini alır. Karısını ve kızını öldürür. Kratos artık Ares'ten nefret etmektedir.



2) Hera: Yunan mitolojisinde Zeus'un eşi ve ablası olan tanrıçadır. Babası Titanlardan Kronos, annesi Rheia’dır. Olympos tanrıları arasında kraliçe niteliğine sahiptir ve Evlilik Kraliçesi olarak anılır. Eski inanca göre doğum sırasında kadınların ve evliliklerin koruyucusudur. Mitolojide en güçlü, en cesur ve en güzel tanrıça olarak nitelendirilir. Hatta güzelliği Afrodit’i bile aşmaktadır. Simgeleri nar, zambak, inek ve en önemlisi tavuskuşudur. Çok kıskanç bir tanrıçadır, Zeus'la ilişkisi olduğunu bildiği Kallisto'u ayı, İo'yu bir ineğe çevirmiştir.

Zeus baş tanrı; Hera ise baş tanrıça olarak bilinir.

Bazı kaynaklara göre de Hera, Zeus'la evlenmiş ve tüm koşullara karşın Zeus'la iyi geçinerek ve zorluklarla baş ederek dünyaya evliliğin kutsallığını göstermiştir.
Hera çok yönlü bir tanrıçadır. Baharla ilişkilendirilir. Aynı zamanda Zeus'u kutsal evliliğe ikna etmiştir. Bu yüzden çetin ceviz olarak da söz edilir. Ayrıca önemli bir bilgiye göre Heusha adında bir çocukları vardır. Zeus Hera’yı aldatınca Hera (çok kıskanç olduğu için) Zeus'u cezalandırır ve onu boğaya çevirir. Zeus Hera’yı aldattığı için defalarca cezalandırılır Hera tarafından. Ama Zeus'u etkilemediği aşikârdır.



3) Poseidon: Yunan Mitolojisi'nde denizler, depremler ve atlar tanrısı. Kronos ile Rheia'nın oğlu. Zeus ile Hades'in kardeşi. Roma mitolojisinde Neptün olarak bilinir. En önemli silahı üç dişli bir yabadır ve bu yabayı yere vurduğunda depremler meydana gelir. Poseidon hırs ve gücü temsil eder. Poseidon’un hırsı Atlantis'in yok olmasına sebep olmuştur. Bunun nedeni ise dünyanın en mükemmel şehrini inşa etme arzusudur.
Poseidon, Dorların göçlerinden önce Peloponnesos ile Boiotia'da saygı görürdü. Üç dişli yabası ile denizleri allak bullak eder, karaları sarsar, depremler yollardı. Bunun için Poseidon'a Enosikhthon ile Gaeiokhos (yerin altında yürüyen) de denir. Ayrıca atların da tanrısıydı. En eski efsanelerde sık sık at şeklinde tasvir edilir. Pegasus, Poseidon ile zorla sahip olduğu Medusa'nın çocuğudur. Poseidon şerefine tertiplenen araba yarışları içinde, Korinthos’ta yapılan İsthmia yarışları en tanınmışlarıdır. Atina'daki Erekhteion'da, Poseidon’la Athena arasında ki yarışın izleri görülür; Poseidon, üç dişli asasını vurunca kaya da koca bir yarık açılmıştır. Zeus’un kızı olan Athena’ya Atina’da yenilmiştir.

4) Ares: Mitolojide Zeus ve Hera'nın oğludur. Savaş tanrısıdır. Roma mitolojisinde adı Mars'tır. Akbaba ve köpek kutsal hayvanlarıdır.
Yardımcıları: Deimos, Phobos (Korku Tanrısı), Enyalios (Dövüş Tanrısı), Eros (Aşk Tanrısı) ve Harmonia (Birlik Beraberlik Tanrısı)

Ares, Athena’nın aksine savaşları akıl ve mantık yoluyla değil, kaba kuvvet ve güçlü askerlerle kazanılabileceğini savunur. Homeros'a göre, son derece katı yürekli, kinci bir Tanrıdır. Arkadaşları olan Deimos “korku”, Enyo “Felaket” ; Phobos “Dehşet”; Eris “Kavga'” ve ölüm Tanrıları, Kerler ile Ares'in yanından hiç ayrılmazdı. Yunanlılar Ares'i pek sevmezler. Bu nedenle onun tapınağına rastlamak olanaksızdır. Romalılara göre ise Mars üstün, soylu bir görünüşü olan hiç yenilmeyen bir Tanrıydı. Kuşlardan akbaba, hayvanlardan köpek Ares'e aittir. Ares mitolojide tanındığı gibi savaş tanrısıdır. Asla yenilgi ve af bilmeyen bu tanrı Yunan mitolojisine göre eski adı Syhmrna olan İzmir'de yaşayan halk tarafından fazla sevilmemiştir. Çünkü geldiği her yere ölüm ve zulüm getirmektedir. Her şeye rağmen gücü ve egemenliği simgeler.



5) Hermes: Zeus ve Maia'nın oğludur. Zeus'un habercisidir. Tanrıların en kurnazı sayılır. Tanrıların en hızlısıdır. Bir de büyülü değnek taşır. Üstün nitelikleri olan Hermes, efsaneye göre daha bir günlükken ayağa kalkar, beşiğinden çıkar, kaplumbağa kabuğundan yaptığı bir liri çalıp ondan çıkan seslerle eğlenir. Bir gün kırlarda dolaşırken tanrı Apollon'un koruması altındaki inekleri çalar. Apollon olayı öğrenince çok kızar; cezalandırılması için Hermes'i kolundan tutup Zeus'a götürür. Ne var ki Hermes'in lirinden çıkan sesler hem Zeus’u hem de Apollon’u da büyüler. Zeus, cezalandıracağı yerde Hermes'e kanatlı bir başlıkla bir çift ayakkabı vererek onu tanrıların habercisi yapar. Haberci Hermes ölülerin ruhlarını yeraltına götürür; çobanlarla yolunu şaşıran yolculara kılavuzluk eder. Yaşlı Kral Priamos'u, Hektor'un ölüsünü almak için Aşil'in barınağına götüren de odur. Hermes'in İo efsanesinde de önemli bir görev üstlendiği görülür. Zeus'un karısı Hera, İo adlı bir rahibeyi kıskandığı için onu ineğe dönüştürür, başına da bekçi olarak yüz gözlü canavar Argos'u diker. Argos uyurken en fazla iki gözünü yumduğundan ona yanaşmak çok tehlikelidir. İo'nun kurtarılması için Zeus, Hermes'i görevlendirir. Hermes canavarın yanına oturarak eline lirini alıp tatlı tatlı çalmaya başlar. Bu hoş müzikle Argos'un gözlerinin tümü ağır ağır kapanır, giderek derin bir uykuya dalar. Hermes de uyuyan canavarın kafasını keser.

Çevik haberci Hermes tüm atletlerin koruyucusu olduğu gibi akıllı ve kurnaz olduğu için hırsızların, kumarbazların ve tüccarların da koruyucusudur. Liri, kavalı, notaları, astronomiyi, ölçü birimlerini ve sporu icat etmiştir. Mitolojistlerce eril öğenin temsilcisi olarak kabul edilir. Çocukları, Pan, Eros, Hermaphroditus, Priapus, Tyche, Abderus ve Autolycus'dur

6) Hephaistos: Zeus ve Hera'nın oğlu ve Aphrodite ve Kharis'in eşidir. Ateş ve volkanların tanrısı idi. Tanrılar ve kahramanlar için demircilik, zanaat ile uğraşarak silah ve zırh üretirdi. Latince Vulcan da denir.
Hephaistos, zanaatkârlar tarafından Athena ile birlikte mesleklerin piri ve koruyucusu olarak kabul edilen bir ateş tanrısıdır. Tarımı, uygarlığı ve kent yaşamını korur. Anadolu kökenli tanrılardan biri olan Hephaistos, özellikle sönmüş bir yanardağ olarak saygı görmüş, sonraları
yanardağların içinde çalıştığına inanılmaya başlamıştır.
Zeus'la Hera'nın oğlu olarak bilinmesine rağmen, Zeus'un Athena'yı başından doğurmasına karşılık Hera'nın da Hephaistos'u tek başına doğurduğu da söylenmektedir.
Hephaistos, tanrılar arasında en çirkinidir. İki ayağı da topaldır. Homeros'un İlyada’sında bunun sebebi iki şekilde açıklanır:
Birinciye göre babası Zeus, Hera ile kavga ederken Hephaistos annesinin tarafını tutmuş, buna kızan Zeus oğlunu Lemnos adasına fırlatmış ve Hephaistos bu yüzden sakat kalmıştır.

İkinci efsaneye göre Hephaistos sakat doğmuş, bu durumdan utanan annesi onu Olympos'tan aşağı fırlatmış ve Hephaistos'u Nereidler büyütmüştür. Hephaistos'la Hera hiçbir zaman birbirlerini sevmemişlerdir.

Tanrıların arasında en çirkin olan olmasına rağmen, hem onlar hem de insanlar arasında en sevilen tanrıdır. Olympos'taki görkemli saraylar onun elinden çıkmıştır. Tanrılar ve kahramanlar için en güzel silahları yapmıştır. Zeus'un emriyle insanları cezalandırmak için gönderilen ilk kadın Pandora onun eseridir. Hephaistos, İlyada'da Kharis (Zarafet, neşe ve sevinci temsil eden tanrıçalardan biri) ile evlidir, Odysseia'da ise Aphrodite ile evlidir.



7) Afrodit: Aşk ve güzellik tanrıçası olan Aphrodite'nin üzerine iki efsane vardır. Hesiodos Theogonia’da bu tanrıçanın denizin köpüklü dalgalarından doğduğunu söylerken, Homeros, tanrıçanın Zeus ile Okenos kızı Dione’den doğduğunu söyler.
Aphrodite altın sıfatıyla çoğu yerde karşımıza çıkar. Tanrıça için çoğunlukla kullanılan sıfatlar işveli, cilveli ve gönül alıcıdır. Sevgiyi, sevişmeyi simgeleyen tanrıça, çoğu yerde oğlu Eros ile görünmektedir. Ancak Eros Hesiodos’a göre oğlu değildir ve Aphrodite’nin alayına daha sonra katılmıştır. Bunun yanı sıra tanrıçanın alayında güzelliği, zarafeti ve bereketi simgeleyen Kharitler, Horalar ve Hymenaios yer almaktadır.

Birçok efsanede yer alan Aphrodite’nin kocası Hephaistos’tur ve tanrıça kocasını Ares ile aldatır. Ayrıca Hermes ile birlikteliğinden Hermaphroditus (Hermafrodit) doğar. Bunun yanı sıra Adonis ve Ankhises ile ilişkileri vardır. Ayrıca İda Dağı’ndaki üç güzeller efsanesinde çoban Paris tarafından seçilen tanrıçadır. Roma Döneminde kullanılan adı ise Venüs’tür.



8) Apollon: Mitolojide müziğin, sanatların ve şiirin tanrısıdır. Ayrıca kehanet yapan, bilici tanrıdır. Zeus ve Leto'nun oğlu, Artemis'in ikiz kardeşidir.
Altın bir lir çalar. Gümüş yayıyla oku en uzağa o atabilir; okların tanrısıdır. Tıbbı insanlara o öğretmiştir; hekimliğin tanrısıdır. Asla yalan söylemez; ışığın ve gerçeğin tanrısıdır. Kutsal ağacı defne, hayvanları yunus, atmaca, kuğu ve kargadır. Lakapları "Okçu", "Likyalı" ve Latincede yırtıcı kuşlara ilişkin olarak kullanılan, "yırtıcı" anlamına gelen "Vulturus"tur. Olymposluları altın liriyle eğlendiren, çok uzaklara ok atabilen, hastaları iyileştiren, iyileştirme sanatını hastalara ilk öğreten, gümüş yayın efendisi okçu Tanrı olarak Yunan şiirlerine geçmiştir. Aynı güneş ışınları gibi Apollon'un okları da hem hasta edici hem de iyileştiricidir. Bu yüzden güneşle de özdeşleştirilmiştir.

Kutsal ağacının defne olmasının nedeni, nehir perisinin kızı Daphne'dir. Apollon Daphne adlı Nympheye hayrandır. Fakat Daphne, bakire kalmaya yemin etmiştir. Peşine düşen Apollon'dan kaçabilmek için Artemis'ten kendisini saklamasını ister ve orada bir defne ağacına dönüştürülür.
Orfe öğretisinde sezgi, ilham ve vicdanın sembolü olan Apollon'dan Yunan mitolojisinde sık sık “Lykyalı” (Likyalı) olarak söz edilir. (Likyalı sıfatının kökeni Luvi dilinde ışık anlamına gelen, kurt anlamındaki “lyk” sözcüğüdür ki, sözcük Latincede lux biçimine dönüşmüştür. Apollon adının aslı, bir iddiaya göre, Etrüsk dilinde bir ilahı belirtmek üzere kullanılan Aplu, Apulu, ya da Aplum adıdır.)

Yunan mitolojisinde Apollon'un yaptığı sayısız işlerden bazıları şunlardır:

Apollon, adını Pythia adlı kahinelere verecek olan Python ejderini bir mağarada ya da yeraltı yarığında öldürür ve öldürdüğü yerde Trakyalı Orfe Delf inisiyasyonunu başlatır.
Zagreus’un kemiklerini Apollon Delf’e gömer. Zeus’un buyruğu üzerine Musaların (Müzler) yardımıyla Zagreus’un parçalarını bir araya getirir. Dünya’nın merkezi yakınına gömer.
Hermes’e sihirli bir altın asa verir. Hermes ateş çıkartabildiği bu asa sayesinde habercilerin efendisi olur.
Üç uçlu yabayla yaptığı bir hareketle yunusu göğe bir takımyıldız olarak yerleştirir

9) Athena: Yunan mitolojisinde akıl, sanat, strateji, barış ve savaşın tanrıçası. Roma mitolojisinde Minerva diye anılır. Babası Tanrıların başı Zeus, annesi ise Zeus'un ilk karısı olan Hikmet Tanrıçası Metis' tir. Sembolleri, kalkan, mızrak, zeytin dalı ve baykuştur. Mızrak savaşı, zeytin dalı barışı, baykuş da bilgeliği temsil eder. Athena, Atina kentinin baş tanrıçası ve koruyucusudur, kent ismini de ondan almıştır. Athena ve sembolize ettiği karakterler birçok kültürde benzer formlarda bulunur. Athena ayrıca Troya savaşında Akhaların yardımına koşup tahta atın yapılmasına yardım etmiştir. Athena özel bir kalkan taşır. Bu kalkan Aegis olarak isimlendirilmiştir. Kalkanın üzerinde, değişik süslemelerle birlikte Medusa’nın başının resmi bulunur. Bu kalkanın önünde en güçlü ordular bile bozguna uğrar.
Temel özellikleri kentle ilgili olan Athena birçok bakımdan Kır Tanrıçası Artemis'in karşıtıdır. Athena'nın Yunan uygarlığı öncesinden gelen bir tanrıça olduğu ve daha sonra Yunanlılarca benimsendiği sanılır. Ama Yunan ekonomisi, Minos uygarlığından farklı olarak önemli ölçüde askerî temele dayandığı için, Athena başlangıçtaki evcil işlevlerini korumakla birlikte giderek bir Savaş Tanrıçası'na dönüşmüştür.

10) Artemis: Roma’daki adı Diana. Zeus ile Leto’nun kızı. Phoebe olarak da bilinir. Apollon’un ikiz kız kardeşi, vahşi doğa tanrıçası. Ares’in dostudur. Kardeşinden bir gün önce doğup Apollon’un doğumu sırasında annesine yardım etmiştir. Annesinin çektiği acıyı gören Artemis evlenmemeye ve bakire kalmaya yemin etmiştir. Fakat rivayete göre Nemflerden oluşan hizmetçileriyle ormanda avlandığı bir gün karşısına çıkan Orion'a aşık olmuştur ve onunla evlenmek istemiştir. Kardeşini kıskanan Apollon, bir gün Orion denizde yüzerken kıyıdan uzaklaşıp kafasının bir nokta gibi göründüğü anda Artemis'i çağırıp o noktaya kadar ok atıp atamayacağını sormuş, Artemis oku fırlatmış ve bilmeden sevdiği adamı öldürmüştür. Bu olaydan sonra ışığını kaybeden Artemis babası Zeus'tan Orion'u bir takımyıldızı olarak gökyüzüne çıkarmasını istemiş, Zeus da kızının bu isteğini yerine getirmiştir. Artemis Yunan ev ve orman tanrıçasıdır

11) Hades: Yunan mitolojisinde ölülere hükmeden yeraltı tanrısıdır. Zeus'un kardeşidir. İnananlarının ölüm sayısını artırmak için delice uğraşan, açgözlü bir tanrıdır. Ziyaretçi bakımından zengindir, sonuçta her ölümlü oraya gider. Erynyes'ler onun değerli misafirleridir. Hades, kendisini ziyarete gelenlerin yeraltı dünyasını terk etmeleri konusunda oldukça isteksizdir. Kendisi de yeraltı dünyasından pek ayrılmaz zaten.
Sözcük anlamı olarak "Hades" görünmez manasına gelmektedir. Onu görünmez yapan bir miğferi vardır. Yeraltı zenginliklerinin sahibidir.Yerden çıkan değerli metaller onu bolluk çokluk ve servet tanrısı yapmıştır. Acımasız ve hatta korkunçtur; ama sözünden dönmez ve birçok tanrının aksine kaprisli bir tanrı değildir. Mitolojik öykülerde adı çokça yer almamaktadır. Bilinen en önemli öyküsü karısı Persephone’yi kaçırması ile ilgili olandır. Ancak Hades'in en önemli sıfatı, ölümün tanrısıdır. (Ölüm de başlı başına bir tanrıdır. Thanatos)
Hades aynı zamanda ölüler ülkesinin de adıdır. Hades ülkesi Tartaros ve Erabos olarak ikiye ayrılır. Zeus ve yandaşları, yendikleri bütün Titan ve müttefiklerini dipsiz Tartaros'a atmışlardır. Ölen insanlar ise önce Erabos’a, oradan da Tartaros’a geçer. Ölüleri Erabus’tan Tartaros’a götüren kayıkçıya bu taşımanın bedeli olarak iki sikke altın verilir. Bu sebepten dolayı, Antik Yunan’da ölenlerin gözlerine iki altın para konulur.
İlginçtir ki, Hades'in yeraltı ülkesine yaşayanlar da ölmeden geçebilmektedir. Ancak diyarın girişini üç kafalı şeytani bir köpek olan Cerberus korur. Herkes o köpeğin dehşetinden korkar ve kimse o kapıyı geçemez. Herkül bir macerasında bu köpekle yüzleşmeye gider.
Hades her ne kadar birçok zenginliğe sahip olsa da ortalıklarda pek gezinmez, övünmez, konuşmaz, kendi yeraltı ülkesinde oturmayı tercih eder. Çünkü sahibi olduğu yeraltı ülkesi o kadar çirkin bir ülkedir ki efendisi sürekli saklanır. Bir keresinde Poseidon, Hades'i utandırmak için üç başlı mızrağını yere saplar ve yeryüzü boydan boya yarılarak Hades'in çirkin yeraltı ülkesi meydana çıkar. Az utanıp sinirlenmemiştir Hades.



12) Demeter: Yunan mitolojisinde tarım ve bereket tanrıçası. Homeros’un destanlarında, "güzel saçlı kraliçe" ya da "güzel örgülü Demeter" diye geçer. İnsanlara toprağı ekip biçmesini öğreten bu tanrıçadır. Ekinleri, özellikle de buğdayı simgeler.
Hesiodos’a göre Kronos’la Rheia’nın kızı, ikinci tanrı kuşağındandır. Tanrılar tanrısı Zeus'un dördüncü evliliğini onunla yaptığı söylenir. Bu evlilikten de yeryüzü ecesi Persephone doğmuştur.
Demeter, heykellerinde baygın bakışlı, sarı saçları omzuna dökülen, güzel bir kadın olarak gösterilirdi. Sağ elinde bir buğday başağı, sol elinde de yanan bir meşale tutardı. Roma mitolojisinde ona Ceres denilirdi.
Efsaneye göre, bir gün Persephone arkadaşları ile tarlada çiçek toplarken çayır birden ikiye yarılır ve yeraltı tanrısı Hades, yeryüzüne çıkar. Âşık olduğu Persephone'u yeraltına kaçırır ve ona orada nar yedirir. İnanışa göre ölüler ülkesinde bir şey yiyen bir daha oradan çıkamaz. Demeter kızını aramak için yollara düşer ancak onu hiçbir yerde bulamaz. Üzüntüsü öyle büyük olur ki yaşama küser. Sonunda her şeyi gören ve bilen güneş tanrısı Helios ona kızının yeraltına kaçırıldığını söyler. Bunun üzerine Demeter Olympos’tan kaçar, yüreği sızlayarak ıssız bir yere çekilir. Onun küsmesiyle toprağın bereketi kalmaz, insanlar kıtlık tehlikesine uğrarlar. Zeus onu barıştırmaya çalışır, Hades’ten kızı geri vermesini ister. Ancak Tanrı kadın yalvarmalara kulak vermez. Bütün yalvarmalarının boşa gittiğini gören Zeus, en sonunda Persephone’nin yılın üçte ikisini yani çiçek açma ve meyve zamanını, anası Demeter’in, geri kalan üçte birini, yani kışı da kocası Hades’in yanında geçirmesini kararlaştırır. Böylelikle toprağa yeniden bereket gelir. Persephone her yeryüzüne çıktığında, Demeter, yeryüzüne baharı getirir.

13) Dionysus veya Dionysos: Hem Roma ve Yunan mitolojisinde Bacchus olarak da bilinir) Bazı mitolojik eserlerde ve özellikle tragedyalarda Bromios, Euhios, Dithyrambos, İakkhos, İobakkhos olarak da adlandırılır. Çallı şarap tanrısıdır. Şarabın sadece sarhoş ediciliğini değil, sosyal ve yararlı etkilerini de temsil eder. Uygarlığın destekçisi ve barış aşığıdır.
On iki Olympos tanrısından biri olan Dionysos Zeus ile Semele’nin oğludur. Doğuş efsanesi şöyle anlatılmaktadır:

Zeus Semele’ye âşık olur ama karısı Hera onu kıskanır. Hera yaşlı bir kadın kılığına girer ve Semele’ye Zeus’un ona güçlerini göstermesini söylemesini söyler. Zeus gücünü gösterirken Semele yanar ve karnındaki yedi aylık bebeğini düşürür. Zeus bebeği kurtararak baldırında saklar. Daha sonra Tanrı Dionysos Zeus’un baldırından doğar.
Çal yöresinde yaşamıştır. Hellen panteon’una aykırı düşen bir tanrıdır. Bütün efsaneleri bir tek motif üstüne kuruludur: tepki ve direnç.
Sembolü olan asma ağacı gibi ölüp yeniden doğar. Haz ve acı arasında iki uçta gider gelir. Bu yüzden psikiyatride manik-depresif duygu durumunu temsil eder. Genel olarak Zeus ve Semele'nin oğlu olarak geçse de farklı biçimlerde Zeus ile Persephone'nin oğlu olarak da geçmiştir.
Dionysos kültünün, Hıristiyanlık dinini de doğrudan etkilediği iddia edilmektedir.

14) Hestia: Rhea ile Kronos'un kızı olan Hestia, Zeus'un en büyük kız kardeşidir. Olemp'deki tanrıların en kibarı olarak bilinen Hestia, ocak (ateşi) tanrıçasıdır. Bu yüzden de günlük ev yaşamında önemli bir yere sahiptir. Hiçbir mitolojik anlatımda yer almadığı gibi, Antik Yunan'da ona adanan tapınakları da olmamıştır. Ama Olemp'de yanan kutsal ateş ve dünyadaki yanan her ocak onun kutsal mekânı sayılır.
Hestia aynı zamanda "Metropolis"i simgelerdi. Bu nedendir ki kolonilerde kurulan yeni şehirlere Metropoliste yanan ateşten getirilir; böylece metropolisin bir parçası koloni kentlerinde yanmaya devam ederdi.
Roma mitolojisinde Hestia'ya Vesta denirdi, forumda ona adanmış bir tapınak bulunurdu.




Atlas




Medusa
Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş !
Reklam Alanı
Yeni Konu aç Cevapla

Anahtar Kelimeler
olimposlu, tanrılar


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Protected by CBACK.de CrackerTracker

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0