Trendyol 336*280
Kapatmak İçin Tıklayınız

Go Back   EdebiyatDenizi.Com - Edebi ve Düşünsel Ufkunuz > EDEBİYAT > Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı > Servet-i Fünun Edebiyatı
Kayıt ol Yardım Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Loading

Reklam Alanı
Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Reklam Alanı
  #1  
Alt 20.02.11
DenizYıLdızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kurucu Üye
-------------------
DenizYıLdızı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üye Numarası : 21
Üyelik Tarihi : 19-04-2008
Bulunduğu Yer : İZMİR
Mesaj Sayısı : 2.577
Thanks: 49
Aldığım Teşekkür: 41
Tecrübe Puanı : 3321
Tecrübe : DenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond repute
Yeni Servet-i Fünun Sanat Anlayışının Başlangıcı

.


SERVET-İ FÜNUN SANAT ANLAYIŞININ BAŞLANGICI


Tevfik Fikret ve Ahmet İhsan Tokgöz, Recaizade Mahmut Ekrem’in öğrencileri olmaları dolayısıyla onunla yakından temasta idiler. Halit Ziya ise, İzmir’de yaşamaktaydı. Buna karşın üstadı eserlerinden tanıyor, hatta arada sırada görüşüp konuşuyorlardı. Hüseyin Cahit ise daha birleşmeden önce Fikret’i tanıyordu. Kısaca bu edebiyat cereyanı içindekiler birbirlerini daha önceden tanımış ve kaynaşmışlardı.

Servet-i Fünuncuların düzenli öğrenim görmeleri, okudukları Avrupai okullarda, Avrupalı şairleri yakından öğrenmeleri ve hemen hemen hepsinin orta tabaka ailelerden gelmeleri, onlarda ortak bir sanat zevkinin doğmasına yol açmıştır. Fakat aynı sanat zevkine sahip olmalarına rağmen bu beğeniyi yansıtma yöntemleri birbirlerinden farklıdır.

Bu edebiyatta Tanzimat’ta olduğu gibi bir siyasal ve etken bir işlev yoktur. Aşırı alafrangalık bu edebiyatın en çok kınanan özelliklerindendir. Memleket meseleleri ve Anadolu insanının yaşayışı, bazı küçük denemeler dışında bu edebiyatta mevcut değildir. Yaşadıkları siyasi devir onların gerçeklerden kaçmalarına, günlük sorunlarla ilgilenmemelerine sebep olmuş; üzüntüye düşkünlük, bireyselcilik gibi duygularını beslemiştir.

Solgun çiçeklerden, düşmüş sarı yapraklardan söz eden ve kadın denince bunun bile veremlisinin makbul sayıldığı bu dönemin özelliği,onların özel hayatlarına girmiştir.Verem, intihar, kimsesizlik ve inziva, aşkı ölümle neticelenmek, sarı-siyah gibi daha çok hastalığı ve ölümü simgeleyen renkler, karanlık konular onların ortak sanat çizgileridir.

Servet-i Fünun Edebiyatı 1895 yılında başladı. Bu yılın sonlarında Recaizade’nin teşvik ve aracılığıyla, Servet-i Fünun dergisinin başyazarlığı, onun en değerli öğrencisi Tevfik Fikret’e verildi. Bu sanat çizgisine dâhil olup başka dergilerde (Mektep, Maarif, Hazine-i Fünun, Mirsad ve Malumat) yazan birçok şair ve yazar Servet-i Fünun’da toplandı. Hep birden Servet-i Fünun edebiyatı denilen bir edebi çığırı açtılar.



.
Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş !
Reklam Alanı
Yeni Konu aç Cevapla

Anahtar Kelimeler
ahmet ihsan tokgöz, anlayışının, başlangıcı, edebiyat-ı cedide, fÜnun, hazine-i fünun, hüseyin cahit yalçın, maarif, malumat, mektep, mirsad, recaizade mahmut ekrem, sanat, servet-i fünun, servet-i fünun sanat anlayışının başlangıcı, serveti, tevfik fikret


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Protected by CBACK.de CrackerTracker

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0