
20.02.11
|
|
|
Kurucu Üye
-------------------
|
|
Üyelik Tarihi : 19-04-2008
Thanks: 49
Aldığım Teşekkür: 41
Tecrübe Puanı : 3321
|
|
Servet-i Fünun Edebiyatında Hikâye ve Roman
.
SERVET-İ FÜNUN EDEBİYATINDA HİKÂYE VE ROMAN
1. Bu edebi tür, daha Tanzimat yıllarında bile, yeni şiirin gördüğü ölçüde itiraz görmemiş, bünyesindeki Avrupai yenilikleri Türk yaşantısına ve edebiyatına daha kolay kabul ettirmiştir. Bunun başlıca sebebi, gazeteciliğin kuruluşundan beri edebiyatta nesrin daha geniş bir rağbet görmesi, nazmın ise hemen yalnız şiirde kullanılan bir anlatım aracı durumuna gelmesidir.
2. Roman, Türk edebiyatında neredeyse yepyeni bir edebi tür diye karşılanmış, onun, eski ve manzum Şark (Doğu) hikâyelerinin yerini aldığı, muhafazakârlar tarafından fark edilmemiştir. Bu sebeple, önce çeviri eserlerle başlayan Avrupai Türk romanı, kısa zamanda telif eserlerin yazılmasını teşvik eden, geniş bir rağbet görmüştür.
3. Servet-i FünUn romancıları arasında ilköğrenimlerinden beri, Avrupa dillerini ve edebiyatlarını öğrenmiş bulunanlar vardı. Bunlar, roman zevkini ya doğrudan doğruya Batı edebiyatından yahut yine Batı etkisi altında gelişen Tanzimat romanından almış bulunuyorlardı. Yeni romancılar, eski Türk edebiyatına zevk, şekil ve edebi anlayış bakımından bağlı bulunmadıkları için, Türkiye'de Avrupai roman ve hikâyenin gelişmesi yolunda tam bir cesaretle ve geriye bakmadan çalışabilmişlerdir.
4.Tanzimat'ın hikâye ve romanı, Fransız romantiklerinden biraz da realistlerden örnek almıştı. Servet-i Fünun romancılarına örnek olanlar da, genel olarak realist ve natüralist Fransız edebiyatıyla, yine Fransa'da bir psikolojik roman çığırı açan yazarlardır.
5. Batıya dönüşün kuvvetli oluşu ve eski Doğu'dan hatıra taşımayışı yüzünden, Servet-i Fünun romanının yalnız roman mimarisi değil, hayatı ve kahramanları da biraz Avrupai’dir. Bununla beraber, Edebiyat-ı Cedide romancılarının roman dünyamıza içinde bulundukları sosyal hayattan bazı kuvvetli tipler ve sahneler getirdikleri inkâr olunamaz. Halit Ziya'nın “Mai ve Siyah” romanındaki “Ahmet Cemil” tipi, “Aşk-ı Memnu”daki Firdevs Hanım, Nihal ve Bihter, o devir İstanbul'unda yaşamışlardı.
6. Servet-i Fünun'un küçük hikâyesi, daha çok, Sami Paşazade Sezai’nin ulaştığı aşamadan harekete geçmiş durumdadır. Servet-i Fünun yazarlarının kitaplar dolusu küçük hikâyeler yazmaları çok önemlidir, Bu yazarların yaşadıkları çağlar, Türkiye'de küçük hikâye edebiyatının altın devri sayılır. Küçük hikâyenin, yazarlar ve okuyanlar arasında gördüğü rağbet, Servet-i Fünun'dan sonra da yeni birtakım küçük hikâyecilerin yetişmesini sağlamıştır.
.
|