
14.12.08
|
|
|
Kurucu Üye
-------------------
|
|
Üyelik Tarihi : 19-04-2008
Thanks: 49
Aldığım Teşekkür: 41
Tecrübe Puanı : 3321
|
|
|
Vatan Elden Giderse
VATAN ELDEN GİDERSE
Atatürk, Kurtuluş Savaşı için Anadolu’ya geçtikten ve Erzurum Kongresi’ni yaptıktan sonra Sivas’a dönmüş, orada ikinci kongreyi açmıştı. Bu sırada lise binasında yatıyor; toplantılar yapıyordu. En basit ihtiyaçlarını bile temin edecek halde değildi; bazı geceler sabahlara kadar küçük petrol lambasının cılız ışığında çalışıyordu.
Bir aralık lise binasına baskın yapılacağı ve Atatürk’ün yakalanıp asılacağı hakkında şehirde haberler dolaşmaya başladı.
Bu çalışmaları sırasında Atatürk’ün hizmetini mütevazı fakat temiz ruhlu, fedakâr bir Türk genci yapıyordu. Bu delikanlının babası ise gizli ve sık sık onun yanına geliyor; oğlunun kulağına eğilerek:
- Etme eyleme oğlum; evine dön; bugün yarın şehir basılacak; Mustafa Kemal ve arkadaşları yakalanacak. Onlar her şeyi göze almışlar; sen aileni düşün, diyerek genç adama boyuna akıl verip duruyordu.
Atatürk bu sıkıntı veren geliş gidişin farkına vardı. Bir gün delikanlıyı yanına çağırdı ve sordu:
- Oğlum, sık sık seni ziyarete gelen şu yaşlı adamcağız kimdir?
Genç adam gayet üzgün biçimde:
- Babam Paşam! cevabını verdi.
- Ne istiyor senden böyle? Sana bir şeyler söyleyip gidiyor. Sonrasında sen de müthiş bir üzüntü içinde kıvranıp duruyorsun.
Delikanlı her şeyi anlattı. O zaman Atatürk, ona doğru birkaç adım ilerleyerek elini omzuna koydu ve dedi ki:
- Hizmetinden son derece memnunum oğlum, fakat baba hakkı büyüktür. Mademki razı olmuyor, git! Git, fakat babana söyle ki, vatan bir kez elden giderse evladın ne önemi kalır?
|