
24.04.08
|
|
|
Kurucu Üye
-------------------
|
|
Üyelik Tarihi : 19-04-2008
Thanks: 49
Aldığım Teşekkür: 41
Tecrübe Puanı : 3321
|
|
|
Atatürk'ü Anlatan İlginç Kısa Öykücükler
SATI KADIN
Ankara'da yakıcı bir yaz günü idi. Atatürk beraberinde arkadaşları ve yaverleri olduğu halde Kızılcahamam'a doğru giderken Kazan Köyü yakınlarında durmuş ve otomobilinden inmişti. Köylü kadını, genci, yaşlısı, ihtiyarları köylerin içinden geçen, şosede duran herkes bu yabancı konukları görünce koşuştu. Kimi su yetiştirdi, kimi ayran… Bunlardan biri, güğümünden aktardığı soğuk ayranı Atatürk’e uzatarak:
- Bir soğuk ayran içer misiniz? dedi.
Bu çorak iklimin kavurduğu yüzünde bronzlaşmış Türk kadının en bariz ifadelerini taşıyan bir Türk anası idi. Böğrüne sıkıştırdığı kundağı biraz daha bastırdıktan sonra sağ elindeki ayran bardağını uzatıp bekledi. Atatürk, ayranı kana kana içmişti ve bir an durakladıktan sonra ona:
- Senin kocan kim? diye sordu.
Köylü kadın yüzü tunçlaşmış, elleri nasırlı bir Türk anasıydı. Ankara'nın kendine has şivesi ile kocasının Sakarya Savaşında boğazından yaralanmış bir Mehmetçik olduğunu söyledi. Atatürk bir soru daha sordu:
- Ne zaman doğdun?
-1919'da Atatürk Samsun’a çıktığı zaman doğdum.
Atatürk, bir an düşündü. Yıl 1934 idi. Kadının bu ifadesine göre on beş yaşında olması gerekiyordu. Halbuki karşısındaki kadın yirmi beş yaşlarında görünüyordu. Tekrar sordu:
- Nasıl olur?
Evet, nasıl olurdu bu?
Satı Kadın hiç tereddütsüz, o her zamanki nüktedan haliyle ve memleketin işgal altında geçirdiği acı yılları ima ederek:
- Evet Paşam, ondan evvel yaşamıyordum ki!
Bu şaka Atatürk’ü hâlâ düşündürmekteydi. Ayrılırken yaverine kadının adını ve adresini not ettirdi. Daha sonra biz Satı Kadın'ı Büyük Millet Meclisine giren ilk kadın milletvekili olarak gördük...
|