|
Atatürk'ün Gizemleri
ON BEŞ YIL HÜKÜM SÜRECEKSİN...
Atatürk hakkında yapılmış birçok kehanet vardır.Bunların en ilginci onun el falına bakan Bedevinin söyledikleridir. Mustafa Kemal arkadaşları ile Bingazi'ye, Trablusgarp Savaşına katılmaya gidiyordu.Yolda bir Bedevi'ye rastladılar.Bedevi el falına çok iyi baktığını ve genç subaylara da isterlerse bakabileceğini söyledi.Hepsi ellerini açarak Bedevinin söylediklerini dinlemeye başladı.Sıra Mustafa Kemal'e gelince, o önce baktırmak istemedi ama arkadaşlarının ısrarı karşısında, sonunda o da elini Bedevi'ye açtı.Bedevi onun eline bakar bakmaz yerinden sıçradı ve heyecan içinde:
"Sen padişah olacaksın!" dedi ve ekledi: "On beş yıl hüküm süreceksin."
Genç subaylar gülüştüler ve yollarına devam ettiler.
Aradan yıllar geçti, Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı oldu.Cumhuriyetin 14.yılında hastalandı. Karaciğeri kötüye gittiğinde çevresindekiler ona "Artık içme Paşam..." dediler.
Atatürk onlara bir zamanlar yolda rastladıkları falcı Bedevi'yi anımsattı ve gülerek :
"Arap vaktiyle söylemişti. Bizim padişahlık nasıl olsa on beş yıl sürecek...Hesapça bu son senemizdir..." Yıl 1938 'di...
* ATATÜRK'ÜN GELECEĞİ GÖRDÜĞÜ OLAYLAR
Atatürk 1931 yılında,II.Dünya Savaşı’nın patlamasının yakın olduğunu söylemiş ve bu konudaki düşüncelerini General McArthur'a şöyle anlatmıştı:
"Versay Antlaşması,I. Dünya Savaşı'na yol açan nedenlerden hiçbirini ortadan kaldırmadı.Tersine rakipler arasındaki uçurumu büsbütün derinleştirdi.Şimdi içinde yaşadığımız barış dönemi, sadece bir ateşkesten ibarettir.Avrupa'nın geleceği Almanya'nın alacağı tavra bağlıdır."
General McArthur'a göre,savaşın 1940-1945 yılları arasında çıkacağını söyleyen Atatürk,Almanya'nın ancak Amerika'nın savaşa katılması ile yenileceğini ifade etmiştir.
Atatürk yaşamının sonlarına doğru da şöyle diyordu :
"Bir dünya savaşı yakındır.Bu savaş sonucunda, dünyanın durumu ve dengesi baştan başa değişecektir."
ATATÜRK, Mussolini hakkında da şu görüşlerini açıklamıştı:
Mussolini bir maceraperesttir. Milletini bir uçuruma sürüklemektedir. Her tarafa saldırıyor.Bu adam yüzünden,çok şımarmış olan bu millete dersini vermeyi çok isterdim.Lakin yakında bir küçük millet onlara layık olduğu dersi verecektir.Ve şunu da hatırlatırım ki,bir gün gelecek,Mussolini'yi kendi milleti linç edecektir."
Bu görüşleri aynen gerçekleşmiştir.
* ATATÜRK'ÜN 1907'DE ÇİZDİĞİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ HARİTASI
Atatürk, Kurtuluş savaşından çok önce, İttihatçıların Trakya'da 1907'de yaptıkları bir toplantı sırasında, bir Türkiye haritası çizmişti.Orada bulunanların anlattıklarına göre,o günkü Osmanlı Devleti sınırlarıyla hiçbir ilgisi olmayan ve o zaman hiçbir anlam veremedikleri bu harita, gelecekte, yine Atatürk'ün kuracağı Türkiye Cumhuriyeti'nin haritası olacaktı.Haritada bugünkü sınırlarımıza uymayan tek bir fark vardı ,Atatürk, bizden ayrılmasına gönlünün bir türlü razı olmadığı Kerkük'ü de Türkiye topraklarına katmıştı.
* DENEME UÇUŞU
Uçakların ilk deneme ve gelişme dönemleriydi.Fransa'da yapılan bir uçak gösterisine katılan, birçok ulusun temsilcilerinin arasına, Osmanlı ateşesi olarak Mustafa Kemal'de katılmıştı.Gösteriyi izleyenler, sırasıyla uçağa bindirilerek gezdiriliyorlardı.Sıra Mustafa Kemal'e geldiğinde, gösteride bulunan ve genç ateşenin komutanı olan şahıs,birden bir rahatsızlık duyarak Mustafa Kemal'in uçağa binmesine engel oldu.Öteki temsilcilerle havalanan uçak kısa bir süre sonra düştü ve içindekilerden sağ kurtulan olmadı.
* ATATÜRK'ÜN ÖNSEZİLERİ
"Bunlar bir gün olacaktır...Görürsünüz,işitirs iniz..."
Prof.Dr.Afet İnan "Atatürk Hakkında Hatıra ve Belgeler" adlı kitabında ilginç bir anısını naklediyor. Atatürk 9 Ocak 1936 Perşembe günü, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nin açılış dersinde okuması için Afet İnan'a : "Tarih belgelerinin ilerideki keşifleri buna dayanacaktır.Her tarihi kişinin söylediği sözler toplanabilecek ve böylece biz onları kendi seslerinden ve sözlerinden dinleyebileceğiz." diyerek yazıyı verir. Buna karşılık Afet İnan :
"Bu çok uzak bir gelecekte belki olabilecek.Keşfin benim ifadem olarak verilmesine cesaret edemeyeceğim." diye kendisine söylediğim zaman canı sıkıldı ve şöyle dedi :
"Bunlar bir gün olacaktır...Görürsünüz,işitirs iniz..."
30 yıl sonra :
Atatürk tarafından bu yazının verilmesinden otuz yıl sonra yine aynı ay ve günlere tesadüf eden,1 Ocak 1966' da şöyle bir haber yayımlandı :
"Venedik'in Saint Georges Adası'ndaki Benedictis Manastırı Labratuvarları'nda, manastır rahiplerinden Pellegrio' nun yönetiminde,seslerin ayırımı esasına dayanan çok dikkate değer araştırmalar yapılmaktadır.İtalya İçişleri Bakanlığı,1962 'de başlayan bu çalışmaları kontrol etmektedir.Fakat elde edilen sonuçlar halen açıklanmamıştır.Saint Georges Adası'ndaki bilim kurulu, geçmişe ait sesleri toplayacak elektronik araçlar üretmeye çalışmaktadır.Bilim adamları özellikle Demosten,Pitagor ve Jul Sezar'ın söylevlerinden kendi sesleri ile parçalar elde etmeye uğraşmaktadırlar."
* ATATÜRK'ÜN RÜYASI
Atatürk'ün bir rüyasını da Dr.Reşit Galip Bey'den öğrenmekteyiz.
"Mustafa Kemal ,Ankara'ya geldikten bir süre sonra ilginç bir rüya görmüştü.Ertesi gün bana şöyle anlattı. :
"Reşit Bey,rüyamda bana 'Paşam ,İnönü'den ne haber?'diye sordunuz.Ben de 'Vaziyet kritiktir!'cevabı verdim.'Kritik nedir anlamadım ki!'dediniz.Ben de 'Bunun cevabını on beş dakikaya kadar veririm.' diyerek odama çekildim."
Mustafa Kemal bana bu rüyasını anlattığında düşman henüz İzmir'e çıkmamıştı,İnönü mevkii de henüz bir önem taşımıyordu.Aradan yıllar geçti II.İnönü Savaşı'nın kritik günlerinden biriydi.Mustafa Kemal'in arabası Millet Meclisinin önünde durdu.Hemen yanına koşarak,telaş ve endişe içinde: "Paşam ,İnönü'den ne haber?" diye sordum.
Aynen şu cevabı verdi :
"vaziyet kritiktir!"
O zaman ben:
"Kritik nedir? Anlamadım ki!" dedim.
O da:
"Sana bunun cevabını on beş dakikaya kadar veririm." dedikten sonra gülümsedi ve:
"Hani Ankara'ya geldikten sonra bir rüya görmüştüm,hatırladın mı?"diye sordu.
Hafızamı yoklayarak, rüyasını anlattım.Gülerek :
"işte, rüya ayniyle vakidir.Ben İsmet'i tanırım,göreceksin on beş dakikaya kadar kendisinden muzafferiyet haberi alacağız."
Gerçekten de beş dakika geçmeden bir telgraf gelmiş ve II.İnönü Savaşı'nın da zaferle sonuçlandığını öğrenmişlerdi...
* ATATÜRK'ÜN GÖRDÜĞÜ SON RÜYA
26 Eylül 1938 tarihinde Atatürk, rahatsızlığı ile ilgili olarak ilk defa hafif bir koma atlatmıştı.Prof.Dr.Afet İnan,olayı şöyle anlatıyor :
"O geceyi rahatsız geçirdi,ilk hafif komayı o zaman atlatmıştı. Ertesi sabahki açıklamasında" : "Demek ölüm böyle olacak..." diyerek uzun bir rüya gördüğünü"söyledi ve "Salih'e 'İkimiz de bir kuyuya düştük;fakat o kurtuldu." dedi.
Atatürk'ün,burada "kuyuya düşme" sembolü ile gördüğü rüya vizyonu,kendisinin de söylediği gibi ölümün habercisiydi. Salih Bozok'un kuyudan kurtulması ise bilindiği gibi,Atatürk'ün vefat ettiği gün ,buna çok üzülen Salih Bozok'un da intihar etmesi ve sonunda onun kurtarılmasını simgeliyordu. İşte bu ATATÜRK'ün son rüyası idi...
"Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir."
M. Kemal Atatürk
__________________
BeNsİz mUtLuYsAn.. HeP ÖyLe KaL(!)
|