Eylemsiler (Fiilimsiler) Hakkında Detaylı Bilgiler

Eylemsi nedir, eylemsi türleri nelerdir, eylemsilerle ilgili önemli uyarılarılar

Fiillere getirilen belirli eklerle yapılan ad, sıfat, zarf görevli sözcüklere eylemsi denir. Yani eylemsiler aslında fiil soylu oldukları halde aldıkları yapım ekleri sayesinde başka sözcük türlerine dönen kelimelerdir.

Eylemsiler, kullanımda çift görevli sözcüklerdir. Fiilimsiler bir eylemin adı oldukları için isim, oluşturdukları yan cümleciğin yüklemi oldukları için de fiil kabul edilen sözcüklerdir.

Ancak fiilimsiler, genel anlamıyla isim soylu sözcük olarak kabul edilir. Yani isim-fiillerin türü “isim”, sıfat-fiillerin türü “sıfat”, zarf-fiillerin türü ise “zarf” kabul edilir. Eğer bu kelimelerin kökü sorulursa hepsinin de “fiil soylu” olduğu söylenebilir.

Eylemsilerin Özellikleri

  • Eylemden türeyen sözcükler olup ad, sıfat veya zarf olmuş sözcüklerdir.
  • Eylemin edim (iş, oluş, durum, olumsuzluk…) özelliklerini taşır.
  • Eylemin kip ve kişi özelliğini taşımaz.
  • Hepsi türemiş sözcüktür. Yani fiilimsilere getirilen ekler yapım eki kabul edilir. Fiilimsiler bu anlamda türemiş sözcük kabul edilir.
  • Yan cümlecik kurarlar. Bir cümlede kaç adet fiilimsi varsa o kadar yan cümle vardır. Ancak bazı özel durumlarda fiilimsiler cümlenin yüklemi de olabilir.
  • Yapım ekleriyle türetildiği için yapıca türemiş sözcüktür.

Eylemlerle, eylemsiler arasındaki farklar

  • Eylem, kurallı cümlelerin sonunda bulunur. Eylemsiler, genellikle kurallı cümlelerin sonunda bulunmaz.
  • Eylem, kişilere göre çekimlenir. Eylemsilerde, eylem çekimi yoktur.
  • Eylem, cümle ya da temel cümlecikler kurar. Eylemsiler, yan cümlecik kurar.

Eylemsiler üç grupta incelenir

  1. İsim-fiil  (Ad eylem)
  2. Sıfat-fiil  (Ortaç) 
  3. Zarf-fiil  (Ulaç, bağ – fiil)

İSİM-FİİL  (AD-EYLEMLER)

Kullanımda hem eylem hem de ad olan sözcüklerdir. Eylem tabanlarına getirilen “-mek, -me, -iş” ekleri yapılan bir işi, hareketi karşılayarak ad-eylem olur. İsim-fiil, eylem adı, mastar olarak da adlandırılırlar.

Örnek

Tarlayı ekmek için buluştular.

Okuma sırası bize gelmiştir.

İçeriye girişi ile çıkışı bir oldu.

Not

Olumsuzluk eki “-ma( me)” ile ad eylem oluşturan “-ma( me)” karıştırılmamalıdır.

Örnek

Benim yazdıklarımı okuma! (olumsuzluk eki)

Örnek

Okuma bilenleri bizden ayırdılar. (ad eylem eki)

Not

Bazı durumlarda isim-fiiller ile kalıcı isimler karıştırılabilir. İsim-fiiller hareket anlamı taşımaya devam ederken kalıcı isimler durgun bir varlığı karşılar.

Havalar yeniden dondurmaya başladı. (dondurma işi söz konusudur, isim-fiil)

Çocuk dondurmayı yemeye devam etti. (dondurma iş anlamında değil, yiyecek anlamındadır, kalıcı isim)

Annesinin dolmasını çok sever. (dolma işi anlamında değil, yiyecek anlamındadır, kalıcı isim)

Suyun dolmasını bekledik. (dolma işi söz konusudur, isim-fiil)

SIFAT-FİİL (ORTAÇ)

Adı nitelediği için sıfat, edim özelliği taşıdığı, cümlecik kurduğu için eylem özelliği taşıyan sözcüklere ortaç denir.

Fiillere “-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş” eklerinin getirilmesiyle yapılır. Bu ekleri alan fiiller cümlede sıfat gibi kullanılır.

Örnek

Geçmiş günleri andım.

Tanıdık bir sima bulmayı umduk.,

Gelecek trende o da var mı?

Görür gözüm görmez oldu.

Kör olası zalim adam…

Not

Sıfat fiiller çekim eklerini alabilir.

Örnek

Gördüğüm olay, beni şaşkına çevirdi.

Not

Sıfat fiiller çekim eki alır ve ismin yerine geçer; buna adlaşmış sıfat denir.

Örnek

Gelen, gideni aratır.

Sıfat-fiille yapılmış ad düşerse adlaşmış sıfatlar olur.

Örnek

Konuşanlar, tahtaya kalksın.

Bu cümlede “konuşan insanlar” isim düşmüş, ismin yerine “konuşan“ fiilimsisi geçmiş ve adlaşmıştır.

Not

İsim-fiillerde olduğu gibi sıfat-fiillerde de kalıcı isimlerle karışma ihtimali vardır. Eğer kelime hareket anlamını taşımaya devam ediyorsa sıfat-fiil, bir varlığın adı olmuşsa kalıcı isimdir.

Dolmuş bardakları içeri taşıyın. (Hareket anlamı var, sıfat-fiil)

Dolmuş bizi beklemeden gitmiş. (Bir varlığın ismidir, kalıcı isim)

Açacak kapımız kalmadı. (Hareket anlamı var, sıfat-fiil)

Açacak ile silgi alıp çıktık. (Bir varlığın ismidir, kalıcı isim)

ZARF-FİİL (ULAÇ, BAĞ-FİİL)

Kullanımda hem eylem hem de belirteç olan çift görevli sözcüklerdir. Ama genel anlamlarıyla fiilden türemiş zarflardır. Eylem tabanlarına getirilen “-ip, -erek, -e…-e, -maksızın, -cesine, -ince, -dikçe, -dığında, -ken, -meden, -eli, …-r …-mez” ekleri ulaç türetir.

Örnek

İstanbul’a gideli iki ay oldu.

Gülerek yanımıza kadar geldi.

Sen gidince her şey değişti.

Beni görmeden gitmene çok içerledim.

Oraya varır varmaz ona mektup yapmayı düşündüm.

Zarf-fiiller kullanım amaçları ve bildirdikleri anlam bakımından ikiye ayrılır.

Durum Ulaçları

-ip, -erek, -e, -meden, -meksizin eklerinden biriyle türer, eyleme sorulan “nasıl” sorusuna yanıt verir.

Örnek

Gülerek geliyordu.

Haber vermeden gitmesi doğru değil!

Not

-ip ekiyle türemiş ulaş kendinden sonraki eylemin kip ve kişi özelliğini taşır, sonuna geldiği eylemi sonraki eyleme bağlar, “ve” bağlacı gibi görev yapar. Bu nedenle -ip yapılı ulaca “bağlama ulacı” da denir.

Örnek

“Koşup yetişti.” cümlesi anlamı değiştirilmeksizin şöyle yazılabilir: “Koştu ve yetişti.”

Eylemin kipi ve kişisi değiştirildiğinde ulaç da bu değişikliği yansıtır.

Örnek

Koşup yetişiriz. (Koşarız ve yetişiriz.)

Not

-ip ekiyle türetilmiş ulaçtan sonra virgül gelmez.

b) Zaman Ulaçları

Eylem tabanlarına -eli, -ince, -dikçe, -diğinde, -r… -mez, -ken ekleri getirilerek türetilir.

Örnek

Varınca seni ararım.

Güller sonbahar geldiğinde ne yazık ki solar.

Not

Bağ-fiillerin kimisi fiilden zaman zarfı kimisi ise durum zarfı türetir. “Nasıl” sorusu durum zarfını, “ne zaman” sorusu zaman zarfını verir.

Müdür herkesle konuşarak bir çözüm bulmaya çalıştı. (“nasıl” sorusu sorulduğunda cevap “konuşarak” olur. Bu nedenle durum zarfı vardır)

Müdür geldiğinde herkes kendisini bekliyordu. (“ne zaman” sorusu sorulduğunda cevap “geldiğinde” olur. Bu nedenle zaman zarfı vardır.)

Not

-ken eki zarf yapım ekidir. Ancak her zaman zarf-fiil yapmaz. Eğer -ken eki bir fiile gelirse zarf-fiil yapar. Şayet bu ek isme gelmişse zarf yapar, ancak bu normal zarftır ve zarf-fiil kabul edilmez.

Buraya gelirken onu da gördük. (-ken eki fiile gelmiş, zarf-fiil)

Gençken maceralara atılmaktan çekinmezdi. (-ken eki isme gelmiş, isim-fiil)

 

Şu yazılar da ilginizi çekebilir

5 Soruda Dadaizm (Kuralsızlık) Edebi Akımı Hakkında Her Şey

 

Şeyyad Hamza Yusuf ile Züleyha Mesnevisinin Yazarı Kimdir?

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir