Atabetül Hakayık Edip Ahmet Yükneki’nin Ölümsüz Eseri

Atabetül Hakayık ve Edip Ahmet Yükneki hakkında önemli bilgiler

İslamiyet’e geçiş döneminin önemli eserlerinden biri olan Atabetül Hakayık kısa bir eser olmasına rağmen yüzyıllarca etkisini sürdürün bir klasik olmayı başarmıştır. Bu başarının altında yatan en büyük etkenler hiç kuşkusuz ki anlattığı konular ve yazarın başarılı dilidir.

Atabetül Hakayık ilk defa Necip Asım tarafından Ayasofya kütüphanesinde bulunmuş ve ilim alemine tanıtılmıştır. O günden sonra hakkında sayısız araştırma yapılmış ve pek çok bilimsel araştırmanın konusu olmuştur.

Atabetül Hakayık’ın yazarı Edip Ahmet Yükneki kimdir?

Kendi döneminde “ediplarin başı”, “şairlerin sultanı” gibi lakaplarla anılan sanatçı 11. yüzyılda Yüknek adlı yerleşim yerinde doğmuştur. Şairin “Yükneki” adı bu kasabadan olduğunu ifade etmek üzere mahlas olarak seçilmiştir.

Kaynaklarda döneminin tüm dini ve bilimsel bilgilerini dinleyerek öğrendiği yazmaktadır. Zira sanatçı doğuştan kördür. Ancak onun görme yetisine sahip olmaması anlayış gücünün artmasını sağlamış ve olayları derinden analiz etmesini sağlamıştır.

Yaptığı bazı konuşmalar halk üzerinde derin etkiler bırakmış, kimi sözleri atasözü mahiyeti taşıyıp kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.

Edip Ahmet Yükneki hakkında söylenen bazı ifadeler gerçeklik sınırlarını aşmakta ve şaire menkıbevi bir kişilik atfetmektedir. Ancak şairin iyi derecede Arapça ve Farsça bildiği söylenebilir. Ayrıca hem hece ölçüsünü hem de aruz ölçüsünü ustaca kullanan yetenekli bir şair olduğunu da ifade etmekte fayda vardır.

Eserin yazarı Edip Ahmet Bin Yükneki hakkında belgelere dayalı bilgi bulunmamaktadır. Ancak, eski kaynaklar, örneğin Ali Şîr Nevâî’nin Nesâimü’l Mahabbe adlı eseri Edip Ahmet’le ilgili olarak daha çok destani nitelikli bazı bilgiler vermektedir. Bu da bize yazarın adının XV. yüzyıla kadar unutulmadığını göstermektedir. Bu tarihten sonra yazılan eserlerde de sanatçının adı sık sık zikredilmektedir.

Atabetül Hakayık’ın içerik özellikleri

Kutadgu Bilig’den sonra Kaşgar yazı diliyle manzum olarak kaleme alınan ikinci önemli eseri, Edib Ahmed bin Mahmud Yükneki’nin Atabetü’l Hakayık’ıdır.

Eser “Hakikatlerin Eşiği” anlamına gelmektedir.

Dini, ahlaki bir yapıttır. Eser Allah’a, Peygamber’e, halifelere övgü ile başlar.

Didaktik bir eserdir, ayet ve hadislere başvurarak İslam ahlakı öğretmeye gayret edilmiştir.

Bir töre ve öğüt kitabıdır. Amaç bakımından bir siyasetname olduğu söylenebilir. Ancak Kutadgu Bilig gibi doğrudan devlet yönetimine değinmez, daha çok ahlaki üstünlük vurgusu yapar.

Dindarlığın erdemleri, ahlakın yararları, mutluluğa giden yolun bilimden geçtiği, cömertliğin değerleri gibi konular işlenmiştir.

Atabetül Hakayık’ın üslup (dil ve teknik) özellikleri

Mesnevi nazım biçimiyle yazılan eserin girişi, aruzun “fa’ülün fa’ülün fa’ülün fa’ül” kalıbıyla, asıl konuyu anlatan bölümse hece ölçüsüyle ve dörtlüklerle (aaxa) yazılmıştır.

46 beyit ve 101 dörtlükten oluşmuştur.

Aruzla yazılmasına rağmen, zaman zaman hece ölçüsü de kullanılmıştır. Hakaniye lehçesiyle yazılmıştır.

Arapça ve Farsçanın etkisi yoğun olarak görüldüğü için eserin dili ağırdır.

Eser Sipehsalar Mehmet Bey adlı kişiye sunulmuştur.

 

Şu yazılar da ilginizi çekebilir

Cümle Türleri 4 Farklı Başlıkta Tüm Özellikler

 

Ziya Paşa Yani Çelişkiler Şairi Hakkında Detaylı Bilgiler

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir