Anlatım Bozukluğu Detaylı Açıklamalar ve Bol Örnekler

Anlatım bozukluğu yani dil yanlışları hakkında bilinmesi gereken her şey

Dilin yanlış kullanılmasından kaynaklanan hatalara anlatım bozukluğu denir. Anlatım bozukluklarının bir kısmı anlamdan kaynaklanırken bir kısmı dil bilgisi yanlışlıklarına dayanır.

Bu yazımızda anlatım bozukluğu konusunda şu konularda bilgi verilecektir:

Anlamdan kaynaklanan anlatım bozuklukları

  • Gereksiz sözcük kullanılması
  • Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
  • Yanlış yerde kullanılan sözcükler
  • Anlamca çelişen sözcüklerin birlikte kullanılması
  • Deyim ve atasözlerinin yanlış kullanılması
  • Anlam belirsizliği
  • Mantık yanlışlıkları

Dil bilgisinden kaynaklanan anlatım bozuklukları

  • Özne-yüklem uyumsuzluğu
  • Yükleme eksikliği
  • Özne eksikliği
  • Nesne eksikliği
  • Dolaylı tümleç eksikliği
  • Zarf tümleci ve edat tümleci yanlışlıkları
  • Eylemsi eksikliği
  • Ek-eylem eksikliği
  • Tamlama yanlışlıkları
  • Çatı yanlışları
  • Bağlaçların gereksiz ya da yanlış kullanılması
  • Noktalama yanlışı
  • Sözcüklerin yapısının bozulması

Sözcük düzeyinde anlatım bozuklukları

Gereksiz sözcük kullanılması

Cümlede bir sözcüğün anlamı, başka bir sözcük, sözcük öbeği veya başka bir dil ögesiyle karşılanıyorsa ve o sözcük cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında bir daralma bir bozulma olmuyorsa, o cümlede gereksiz sözcük kullanımı vardır.

Eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması

Örnek

Doktor, hastaya bir hafta dinlenip istirahat etmesini söyledi.

Türk milleti bunun gibi daha nice zor ve çetin işler başardı.

Büyüklerine saygıda ve hürmette kusur etmez.

Anlamı başka bir sözcükten çıkartılabilecek sözcük kullanılması

Eş anlamlı olmasa da bazı sözcüklerin anlamını karşılayabilecek sözler cümlede kullanılabilir. Bu durumda sözcük anlamca yinelenmiş olur.

Örnek

Kutup ayıları sıfırın altında eksi, elli derecede bile yaşarlar.

Gereksiz ek kullanımı

Türkçede sözcüklerin gereksiz kullanımı anlatım bozukluğuna yol açtığı gibi eklerin gereksiz kullanımı da anlatım bozukluğuna yol açar.

Örnek

İki asker karşılıklı selamlaştıktan sonra yemin ettiler.

Selamlaşmak fiil işteş çatılıdır. İşteş çatılı fiillerde karşılıklı anlamı vardır. Fiildeki “-ş” eki bu anlamı veriyor.

Bu ağacın eriği biraz ekşice oluyordu.

“Biraz” sözcüğüyle “ekşice” sözcüğünün “-ce” eki cümleye aynı anlamı katar.

Gece yarısı karşıma aniden çıkıverdi.

Gereksiz yardımcı eylem kullanımı

Türkçede “et-, ol-, al-“gibi yardımcı eylemler isimlerle kullanılır. Bu yardımcı eylemlerden önce gelen isim soylu sözcük ekler yardımıyla fiilleştirilebiliyorsa yardımcı eylem gereksizdir, fiilleştirilemiyorsa yardımcı eylem gereklidir.

Örnek

Öğretmen, öğrenciyi yönlendirilmeli ve ona etki etmelidir.

Bu cümlede etki etmeli yüklemi şöyle değiştirilmelidir: etkilemelidir

Okumuş olduğum romanları size de öneririm.

Okumuş olduğum yerine okuduğum denebilir.

Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması

Aynı kökten türeyip farklı anlamlar taşıyan ya da ses benzerliğine sahip sözcüklerin birbirlerinin yerine kullanılmasıdır.

Örnek

Çocuğu yurt dışında öğretim görüyor.  (öğrenim) olacak

Haberin yayını durduruldu ( yayımı) olacak

Kızın saçları bir hayli büyümüş. (uzamış)

Yanlış yerde kullanılan sözcükler

Sözcüklerin cümle içinde bulunmaları gereken yerden başka bir yerde bulunması anlam bulanıklığına neden olur. Yani bir sıfatın ait olduğu isimden bir zarfın ait olduğu fiilden önce kullanılmaması anlatım bozukluğuna yol açar.

Örnek

Kimliksiz şirkete girilmez.

“Şirkete kimliksiz girilmez.” olmalıdır.

Ağrısız kulak delinir.

“Kulak ağrısız delinir. ” şeklinde düzeltilmelidir.

Not:

Sözcüğün yanlış yerde kullanılması, mantık hatasına yol açar.

Anlamca çelişen sözcüklerin birlikte kullanılması

Anlamları birbirini dışlayan (birbirine ters düşen) sözcüklerin birlikte kullanılması anlatım bozukluğuna neden olur:

Örnek

Onu aşağı yukarı tam on yıldır görmüyorum. (Aşağı yukarı – tam ifadelerinden birisi cümleden atılmalı)

Eminim kardeşim okula varmış olmalı. (Eminim – olmalı ikisinden birisi atılmalı)

Deyim ve atasözlerinin yanlış kullanılması

Deyimler ve atasözleri anlamca ve biçimce kalıplaşmış sözlerdir. Bunların biçimlerinin değiştirilmesi veya anlamlarına uygun kullanılmaması anlatımı bozar.

Örnek

Çocuk, böyle bir hata yapınca süt dökmüş kuzuya döndü.
(Bu cümledeki anlatım bozukluğu “süt dökmüş kediye dönmek” deyiminin sözcüklerinden birinin değiştirilmesinden kaynaklanmaktadır.)

Midesi zil çalmak (Biçim bozulmuştur. Deyiminin doğrusu şöyledir: karnı zil çalmak)

Ağzına bir kaşık bal çaldılar.

Doğrusu, ” ağzına bir parmak bal çalmak” olmalı.

Anlam belirsizliği

Cümlede bazen zamir eksikliği, bazen noktalama eksikliği, bazen de bir ekin ya da sözcüğün kullanılmaması cümlenin birden çok anlam geldiğinden dolayı cümlede anlam bulanıklığına yol açar.

Örnek

Çok düşünceli bir adam. (Bu cümlede adam ince fikirli mi dert ve tasa sahibi mi belli değildir.)

İşe girdiğini duyunca çok sevindim.
(Kimin işe girdiği beli değil. Cümlenin başına “senin” veya “onun” zamiri getirilmelidir.)

Mantık yanlışlıkları

Bir cümlede mantığa aykırı ifadelerin yer alması anlatım bozukluğuna yol açar. Şarkı sözlerinde, reklam metinlerinde, haber metinlerinde mantıksal yanlışlıklara sıkça rastlanır.

Örnek

Kardeşi bırakın yumurta kırmayı dolma bile saramaz. (Dolma sarmak yumurta kırmaktan zordur.)

O dönemde bırakın mumu elektriğimiz bile yoktu. (mum ile elektrik ifadelerinin yer değiştirmesi gerekir.)

Dil bilgisinden kaynaklanan anlatım bozuklukları

Özne-yüklem uyumsuzluğu

Öznenin tekillik-çoğulluk ve kişiler yönünden uygun olmaması anlatım bozukluğuna yol açar.

Teklik- çoğunluk yönünden uygunluk

Özne, belgisizlik anlamı taşıyan, çokluk bildiren sözcük veya sözcük öbeği ise yüklem tekil olur.

Örnek

Her vatandaş sorumluluğunu bilmeliler. ( ler eki gereksiz kullanılmıştır)

Kişi bakımından uyum

Örnek

Seninle her konuda anlaşır. Doğrusu “anlaşırım” olmalı

Soyut kavramlar, çoğul özne olduğunda yüklem tekil kalır.

Örnek

Hayallerim suya düştü sen gidince.

Organ adları çoğul özne olduğunda yüklem tekil kalır.

Örnek

Dizlerim titriyorlar

Not

Kişileştirmede kavramlar insanlara özgü davranış özellikleri verilse yüklem çoğul kullanılabilir.

Örnek

Yıldızlar her gece bana göz kırpıyor. (Kırpıyorlar)

Yükleme eksikliği

Birleşik cümlelerde bulunan tek yüklem kimi zaman öznelerden ya da tümleçlerden biriyle Uyuşmaması, yüklemin bütünlüğünün sağlanmadan cümlelerin birbirine bağlanması anlatım bozukluğuna yol açar.

Örnek

Ben kendi evime, sen kendi evine git.( Ben kendi evime gideyim, sen kendi evine git.)

Özne eksikliği

Sıralı ya da birleşik cümlelerde yüklemlerin farklı özneler alması gerekirken tek özneye bağlanması anlatım bozukluğuna neden olur.

Örnek

Hastanın derdi bitecek ve hemen taburcu edilecek.

(Hastanın derdi bitecek ve hasta hemen taburcu edilecek.) şeklinde kurulmalıdır.)

Bahçenin suyu kesildi ve kurumaya başladı. ( Bu cümlede “ve” sonra bahçe getirilmeli)

Nesne eksikliği

Bazı sıralı veya bağlı cümlelerde ilk cümlede özne olan bir sözcüğün ikinci cümlede nesne olarak kullanılması gerekir. Bu durumda ilk cümlede özne olan sözcüğe gerekli eki getirip onu nesne yapmamak anlatımı bozar.

Örnek

Elindeki kağıtlara bir şeyler yazdı, arkadaşlarına dağıttı. 
(Elindeki kâğıtlara bir şeyler yazdı, “onları” arkadaşlarına dağıttı.)

Dolaylı tümleç eksikliği

Sıralı cümlelerde farklı dolaylı tümleçleri alması gereken yüklemlerin tek tümlece bağlanması ya da cümlede tümlecin kullanılmaması anlatım bozukluğuna yol açar.

Örnek

Seni çok özlüyorum; ama haber alamıyorum. (“ama”dan sonra “senden” getirilmeli)

Seni görmüş olsaydı mutlaka selam verirdi. ( Selamdan önce “sana” getirilmeli)

Zarf tümleci ve edat tümleci yanlışlıkları

Birinci cümlenin herhangi bir ögesini uygun olmadığı halde ikinci cümlenin zarf tümleci ya da edat tümIeci yerine kullanmak anlatım bozukluğuna yol açar.

Örnek

Beni yanına çağırdı ve konuyu tartıştı. (tartıştı sözünden önce “benimle” sözcüğün getirilmeli)

Eylemsi eksikliği

Girişik birleşik cümlelerde yan cümleciğin bir eylemsiye bağlanmaması veya yanlış eylemsiye bağlanması anlatımı bozar.

Örnek

Tek amacımız yurdumuza dönmemiz ve ülkemize yararlı olmaktadır. (Dönmemiz değil “dönmek” olmalı)

İlk konuyu iyice, ikinci konuyu ise hiç anlamadığımı söyleyebilirim. (İlk konuyu iyice anladığımı, ikinci konuyu ise hiç anlayamadığımı söyleyebilirim) şeklinde olmalıdır.

Ek-eylem eksikliği

Bu tür anlatım bozuklukları sıralı ve bağlı cümlelerde görülür. Birinci cümlede ek eylem kullanılmadığında ikinci cümledeki ek eylem ortak kullanılmış olur. Bu durum anlatım bozukluğuna yol açar.

Örnek

Boyu kısa ve şişman değildi.

Bu cümleden “kısa değil” ve “şişman değil” anlamı çıkar. Oysaki doğrusu şöyle olmalı: “Boyu kısaydı, şişman değildi”

Örnek

Fatma çok güzel yalnız adam yakışıklı değilmiş.
Doğrusu: Fatma çok güzelmiş yalnız adam yakışıklı değilmiş.

Tamlama yanlışlıkları

Bir adla sıfatın aynı tamlanana bağlanması 

Ad tamlamasında tamlanan, iyelik eki (tamlanan eki) alır; sıfat, tamlanan eki almaz.

Örnek

Olaya hem bilimsel hem de ahlak açısından bakılmalıdır.

Doğrusu: Olaya hem bilimsel açıdan hem de ahlak açısından bakılmalıdır.

Tamlayan ve tamlanan ekinin kullanılmaması 

Tamlamalarda tamlayan ya da tamlanan ekinin kullanılmaması, anlatımı bozar.

Örnek

Okuma konusunda çocuklar en çok anne ve babalarını örnek aldıkları unutulmamalıdır. (çocukların olmalıdır)

Tamlanan ve tamlayan ekinin gereksiz kullanımı

Sözcüklerin ekleri dil bilgisi açısından birer işleve sahiptir. Yani her ekin bir görevi vardır. Ancak fazladan ekler kullanılırsa anIatım bozukluğuna neden olur.

Örnek

Yüzlerce öğrencimizden birisisin.

(“-si” eki gereksiz kullanılmıştır)

Çatı yanlışları

Sıralı ya da bileşik cümlelerde yüklemlerin farklı çatıda olması anlatım bozukluğuna neden olur:

Örnek

Şiirler iyi incelendiğinde şiirdeki güzelliği fark edersiniz.

“Şiirleri incelediğinizde” şeklinde etken yapılmalıdır.

Bağlaçların gereksiz ya da yanlış kullanılması

Bağlaç gerektirmeyen bir cümlede bağlaç kullanmak veya cümleye uygun bağlaç kullanmamak anlatımı bozar.

Örnek

Ne İstanbul’u ne de Ankara’yı görmedim.

(“Ne ne” bağlacı biçimce olumlu anlamca olumsuz cümleleri bağlar. Bu cümlede yüklemin olumsuz olması anlatım bozukluğuna yol açar.
Cümle ” Ne İstanbul’u ne de Ankara’yı gördüm “şekilde kurulmalıdır.)

Galatasaray, Fenerbahçe karşısına dört eksik oyuncuyla çıktı.

(Bu cümlede Galatasaray’ın Fenerbahçe’ye karşısına yedi oyuncuyla çıktığı anlamı vardır bu da mantığa aykırıdır.)

Noktalama yanlışı

Noktalama işaretleri yerli yerinde kullanılmadığında anlam belirsizliği oluşur.

Örnek

Yaralı doktora üzüntüyle baktı.

(Yaralı doktor mu başkası mı beli değil.)

Doğrusu: Yaralı, doktora üzüntüyle baktı.

Sözcüklerin yapısının bozulması

Bazı sözcükler almaması gereken ekler aldıklarında, cümle içerisinde akışı ve açıklığı bozacağından bu durum anlatım bozukluğuna neden olur.

Örnek

Kimse yasa dışı yollarla alıkoyulamaz. (alıkonamaz)

Saz çalmasını babasından öğrenmiş. (çalmayı)

 

Şu yazılarımız da ilginizi çekebilir

Abdülhak Hamit Tarhan Şair-i Azam Kimdir, Eserleri Nelerdir?

 

Deneme nedir, nasıl yazılır, temsilcileri kimlerdir?

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir