5 Soruda Divan-ı Hikmet ve Ahmet Yesevi Hakkında Merak Edilen Her Şey

Büyük şair Ahmet Yesevi ve ölümsüz eseri Divan-ı Hikmet

Divan-ı Hikmet 12. yüzyılda Hoca Ahmet Yesevi tarafından yazılan tasavvuf konulu bir eserdir. Allah aşkını, tasavvuf kavramlarını, tasavvuftaki makamları ve peygambere duyulan sevgi gibi konuları işleyen bu eser Türk edebiyatında tasavvufi edebiyat geleneğini başlatan kitap olması bakımından önemlidir.

Divan-ı Hikmet, Orta Asya Türkçesinin en etkili ve güzel eserlerinden biridir. Hakaniye Türkçesiyle yazılmıştır. Ahmet Yesevi’nin “hikmet” adını verdiği şiirlerden oluşur.

Divan-ı Hikmet, verdiği mesajlar ve sanatsal üslubu ile yüzyıllarca edebiyat dünyasını derinden etkilemiş bir eserdir.

Divan-ı Hikmet’in yazarı olan Ahmet Yesevi kimdir?

1093 yılında günümüzde Kazakistan sınırları içinde kalan Sayram kentinde doğmuştur. Bu şehirde eğitim almış, hocalık yapmış, pek çok kent dolaştıktan sonra geri dönerek yine bu kentte vefat etmiştir. Kabri Hükümdar Timur tarafından büyük bir ziyaretgah haline getirilmiştir. Günümüzde de Kazakistan’da turistlerin en fazla ziyaret ettikleri yerlerden birisi Hoca Ahmet Yesevi’nin mezarıdır.

Yaşadığı dönemde şiirleri halk arasında hızla yayıldı ve ünü Orta Asya sınırlarını aşarak tüm İslam dünyasına ulaştı. Tasavvuf anlayışını benimseyen pek çok öğrenci yetiştirdi. Bu öğrenciler başta Anadolu olmak üzere İslam dünyasının değişik yerlerine giderek insanlara tasavvuf felsefesini öğretmeye çalıştı.

Bir rivayete göre 63 yaşından sonra yer altına bir mağara kazdırıp burada yaşamaya başladığı söylenmektedir. Çünkü ona göre Peygamber Efendimiz 63 yaşındayken vefat etmiştir ve ondan daha uzun yaşamak mutluluk veren bir şey değildir.

Bazı araştırmacılar ise burada ifade edilen “yer altında yaşamak” deyiminin sembolik biçimde anlaşılması gerektiğini belirterek asıl anlatılmak istenenin “dünya nimetlerinden el çekmek” olduğunu belirtmektedir. Yani şair, 63 yaşından sonra nefsini terbiye etmek için daha fazla uğraşmış ve vaktinin büyük çoğunluğunu ibadet ile geçirmiştir.

Divan-ı Hikmet’te anlatılan konular nelerdir?

Türk tasavvuf edebiyatının ilk örneği olan bu eserde, yaratılış, dünya, olgun insanın özellikleri, varoluşumuzun sebepleri, dinî konular ve dinî hikâyeler yer almaktadır.

Eser dinî tasavvufi konuların işlendiği, lirik ve öğretici (didaktik) şiirlerden oluşmuştur.

Aslında dini konularda bilgi veren eserlerde lirizm yani duygu yoğunluğuna çok fazla önem verilmez. Çünkü amaç şüpheye yer bırakmayan inançlar konusunda yol göstermektir. Ancak Ahmet Yesevi eserini oluştururken bilgi vermek ile sanatsal bir üslup kullanmak arasında zorunlu bir tercihte bulunmamış ve eserini çok az kitapta görülen “sanatsal-öğretici bir tarzda” yazmıştır.

Divan-ı Hikmet’in ölçü ve kafiyesi nasıl oluşturulmuştur?

Halk diliyle, koşma nazım biçimiyle ve 7’li, 12’li hece ölçüsüyle yazılmıştır. Aruz ölçüsünün farklı kalıplarıyla yazılmış bölümler de vardır. Ancak yazarın aruz ölçüsünde hece ölçüsü kadar usta olmadığı göze çarpmaktadır.

Uyak düzeni aaab/cccb/dddb şekilde olan eserde yarım uyak ve redif kullanılmıştır. Şiirlerin çoğu dörtlükler halindedir.

Bu biçim özellikleri İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı şiir geleneğine özgüdür. Yani Ahmet Yesevi şiirin dış yapı unsurları bakımından eski edebiyata bağlı kalmış ancak o dönemde Türk dünyası için yeni bir alan sayılan “İslam dininin özellikleri ve yüceliği” konusuna yer vermiştir.

Divan-ı Hikmet’te nasıl bir dil kullanılmıştır?

Divan-ı Hikmet’in dili Doğu Türkçesi denilen Hakaniye Türkçesidir. Hakaniye Türkçesi göç etmeyip Orta Asya’da kalan Türklerin kullandığı dildir. Bu dil diğer bölgelerdeki Türkçeye göre daha sadedir. Çünkü bu bölgede dış etkilere maruz kalma riski azdır.

Divan-ı Hikmet’te sade bir Türkçe kullanıldığı söylenebilir. Ancak yapıtta Arapça ve Farsça sözcükler de kullanılmıştır. Kullanılan yabancı sözcükler daha çok dini terimlerden oluşmaktadır. Eserin dili günümüzde dahi anlaşılabilecek sadeliktedir.

Divan-ı Hikmet’in Türk edebiyatındaki önemi nedir?

Eserdeki şiirler Anadolu’daki ilahilerin ilk örneği sayılır. Anadolu’da tasavvuf halk edebiyatının gelişmesinde etkisi olan bir eserdir.

Ahmet Yesevi’nin eseri o kadar etkili olmuştur ki şiirleri yüzyıllarca ezberlenerek dilden dile dolaşmış ve Divan-ı Hikmet’e pek çok nazire yazılmıştır. 13. yüzyıldan sonra Anadolu’da gelişen Türk tasavvuf edebiyatına kaynaklık etmiştir. Yunus Emre gibi şairleri derinden etkilemiştir.

 

Şu yazılar da ilginizi çekebilir

Tanzimat Edebiyatının Genel Özellikleri Birinci ve İkinci Dönem

 

Halit Ziya Uşaklıgil Batılı Anlamda İlk Büyük Türk Romancı

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir